Bir rüyaydı bitti: Geçmişin güzelliği

Acaba o kadar güzel miydi?
Bir rüyaydı bitti: Geçmişin güzelliği

Geçen haftalarda en sevdiğimiz yılı seçmemiz gerekiyordu ve ben neredeyse kendimi tutamayıp doksanların sonu, iki binlerin başını seçecektim (ucundan 20lik olduğumuzu ele verdik). O dönemler televizyonda Ruhsar, Yılan Hikayesi, Evdeki Yabancı falan dönerken odun sobasının üstünde kestane pişirirdi annem. Belki bazılarınız bilir, reklamlarını görünce canım deli gibi Tang çekerdi. Henüz hayat bilgisi, fen ve sosyal diye ikiye ayrılmamış; Fox Kids de Jetix Play olmamıştı. Bilgisayarım yoktu, kuzenlerimin atarisi ise yüzyılın icadı gibi geliyordu. Kaç tane sakızı aynı anda çiğneyebilirsin yarışmasında birinci gelirken top atmalı oyunlara daha az hevesli olurdum. Köpeğimi tavukları kovalıyor diye zehirlememişlerdi daha, ülke de bu kadar polarize değildi (tabii ben 8 yaşındayım o zaman, polar pijama dışında bir polar bildiğim de söylenemez).

Çocukluğa özlem miydi bu? Öyleyse üniversite bittikten sonra neden üniversite hayatım çok güzel gelmeye başlamıştı — o zamanlar hiç derdim yokmuş gibi. Sürekli şimdiki zamanı geçmişle kıyaslayıp üzüldüğümü fark edince sordum kendime: Geçmiş geçtikten sonra gözüme olduğundan daha mı güzel geliyordu? Psikolojide geçmişin pozitif ağırlıklı hatırlanması diye bir durum var aslında. Bazı teoriler der ki insan anlamlı bir hayat yaşadığını hissetmek için bilinçsizce iyi hatırlar o zamana kadarki hayat hikâyesini. Belki de acılarla başa çıkma yöntemidir bu, 1999 senesinden depremi değil de Ruhsar’ı hatırlamak gibi. Bilim böyle söylüyordu da ben yine de merak ettim, acaba sizler ne düşünüyorsunuz geçmişin nasıl hissettirdiği hakkında? Bakalım neler demişsiniz:

  • “Bütün geçmiş olmasa da mutlaka bir aralık için ‘altın dönem’ algısı oluyor.”
  • “İçindeyken farkında olmadıklarımı fark ettiğim için güzel geliyor.”
  • “Bazı şeyler farklı olabilirdi gibi daha çok.”
  • “Ağlamaklı.”
  • “Çok iyi hissettiriyor.”
  • “Kesinlikle rakı süreci gibi… Hem coşkulu ve yüksek, hem de buruk ve özlemli.”
  • “Kötü anıları bilinçli veya bilinçsiz olarak iyi olanlara kıyasla daha az hatırladığımızdan [kötüyle] ilgili nöronlar zamanla güçsüzleşiyor.”
  • “Geçmişi çok düşünmemek hatta genelde olayları hatırlamamakla beraber bazı noktalarda farklı kararlar alsaydım bugünüm nasıl olurdu diye düşünürüm.”

***


İllüstrasyonIrmak Hacımusaoğlu


Bana göre acılar da anlamlı bir hayatın parçası ama sanırım geçmişteki sorunlar günümüzde çözülmüş ya da şekil değiştirmiş olduğu için şu andaki hâlden geçmişe bakınca sadece güzel olan kısımları görüyorum. Üniversitedeyken olup şu anda olmayan kısma odaklanıp çok güzel hatırlıyorum mesela o günleri. Şimdi olup geçmişte olmayanı hiç düşünmüyorum nedense. Cepte diye mi? 

Çocukluk kısmına gelince… Ben galiba Avrupa Yakası’nın Şesu’lu Selin’li dönemindeki Türkiye’yi çok özlüyorum ve nöronlarımın bu sefer bir suçu yok. 

İleride de şu ana dönüp bu günleri olduğundan daha iyi hatırlayacak mıyız acaba sevgili 20likler?

Not: 2023’ü çok güzel hatırlamak istiyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

20'lik20'lik

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

"Ahh nerede o eski..."

Nostalji, hamburger, geçmiş güzellemesi

12 Oca 2023

"Ahh nerede o eski..."

YAZARLAR

Irmak Hacımusaoğlu

Beyine bakar, tespit yapar, yazar, çizer ve günün sonunda “ben ne yapıyorum yaa” der 🫠

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ OKUMALAR