bizden değilsin!

Aşk, her şeyi kabul etmek demek değildir.
bizden değilsin!

Aşkın mutluluktan çok acı ve keder getireceği normalleştirilmiş yanlış inanışların başında geliyor: Aşk acıtır, aşk yakar, aşk ağlatır… Bu inanışın bir diğer boyutu da, aşk için çok mücadele edilmesi ve acı çekilmesi gerektiği algısı. Bu iki inanış da ilişkilerde acı, saygısızlık, şiddet, sınır ihlalleri gibi durumların bahanesi olarak kullanılan bir manipülasyon aracı. 

Öncelikle, aşk ilişkilerinin içinde aşk dışında başka hisler olması normaldir. İnsanlar arasındaki her türden ilişkide olduğu gibi, aşk ilişkilerinde de bazen iyi ve güzel hisler kadar anlaması veya hissetmesi zor hisler olabilir. Örneğin, bazen birlikte olunan zamanlarda bir tarafın, partnerden ve ilişkiden bağımsız olarak canı sıkkın olabilir ve bu iki tarafın da modunu etkileyebilir. Bazen partnerler birbirlerinden beklemedikleri ve hoşlarına gitmeyen tepkiler verebileceklerini keşfedip üzüntü duyabilir. Bir taraf tehlikeli bir spor yapıyor olabilir ve diğer taraf başına kötü bir şey gelmesinden korkabilir, endişe hissedebilir. Açık ilişki varsa bazen kıskançlık hissine kapılınabilir. Ya da bazen partnerinin hoşuna gitmeyeceğini düşündüğü bir şeye sahip olduğu için bir taraf utanç duyabilir, bunu partnerinden saklamak isteyebilir. Bazen tartışma olabilir, hayal kırıklığı hissedilebilir, bir taraf önce onun aramasını bekleyip gurur yapabilir. İlişkilerde çok çeşitli hisler olması normaldir. Önemli olan, bu hisler üzerinden sağlıklı bir iletişim kurabilmek ve bu hislerin zarar vermeyecek güvenli şekillerde ve rahatça ifade edilebilmesidir.

Duygu çeşitliliğinin olması, aşk adı altında her hissi daima kabul etmek gerektiği anlamına gelmez. Olumsuz duygular aşktan daha ağır basıyor ve hayatı sürekli kötü yönde etkiliyorsa, ilişkiye dair korkular, hayal kırıklıkları bir türlü bitmiyorsa, aşkın tadına varmak zorlaşabilir ve ilişki sonlandırılmak istenebilir. Ayrılık fikri üzücü gelebilir, ama mutsuz bir ilişkinin devam etmesi daha can acıtıcı olabilir. 

Aşk, her şeyi kabul etmek demek değildir. Aşk ilişkilerinde sınırlar olması normaldir. Bu sınırlar, insanın hayatta nelerden hoşlanıp hoşlanmadığı, neler yapmayı isteyip istemediğiyle alakalıdır. Bir tarafın sınırları diğerininin sınırlarından farklı şekillerde ve yerlerde çizilmiş olabilir. Biri A noktasına yürüyerek gitmek isterken, diğeri B noktasına koşarak gitmek istiyordur. Sınırlar bazen değişebilir, yeniden çizilebilir ve A’ya gitmek isterken B noktasının nasıl bir yer olduğu merak edilebilir. Önemli olan bu sınır değişimlerinin insanın içinden gelmesi, partnerin ikna, baskı veya zorlamasıyla olmamasıdır. Sırf bir taraf çok istiyor ya da partner kırılıp üzülmesin diye hoşa gitmeden yapılacak bir davranış sınır ihlallerini doğurabilir. Bu durumda ise aşktan bahsetmek gittikçe zorlaşır çünkü ihlallerin olduğu yerde aşkın barınması mümkün olmaz.

Son olarak aşka geldim diyenlere, aşkını arayanlara ya da hisleri karman çorman olanlara bizden müstehcen bir tavsiye: Önce kendi hissettiklerine, isteklerine ve sınırlarına odaklan, bunu yaparken partnerininkileri görmeyi ve gözetmeyi unutma. Sağlıklı bir iletişimle bunları dengelemek, aşk ilişkisini daha güzel deneyimlemeye destek olabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

müstehcen mecmuamüstehcen mecmua

BÜLTEN SAYISI

aşk ve ilişkiler

Bu haftaki sayımızda aşkı düşündük, aşkı konuştuk.

28 Haz 2023

Beril Ateş

YAZARLAR

müstehcen mecmua

ayıpsız, tarafsız, tuzaksız, bilime dayalı, yeni nesil cinsellik rehberiniz.

İLGİLİ OKUMALAR