Bugüne Bir Anda Gelmedik

Leeds, Premier Lig'e adım attığından beri çeşitli zorluklara göğüs germeye çalışıyor.
Bugüne Bir Anda Gelmedik

Marcelo Bielsa önderliğinde 16 yıllık aranın ardından döndüğü Premier Lig'de spot ışıklarını toplayarak 2020/21 sezonunu beklentilerin üzerinde tamamlayan Leeds, bugünlerde kötüye gidişin ilacını bir türlü bulamaz vaziyette başlangıç noktasına doğru ilerliyor. Bir bakıma, 2022 ile birlikte kriz onların rutini hâline geldi denebilir. Son olarak 2017'den beri kulüpte görev alan ve şahlanış döneminin mimarlarından olan sportif direktör Victor Orta’nin gönderilmesinin ardından Javi Garcia’dan boşalan menajerlik koltuğu da, yenilgiyi kabul etmiş bir biçimde ada futbolunun can simitlerinden Sam Allardyce’a emanet edildi. Premier Lig'in 17. basamağında yer alan Leeds’in bugün Manchester City deplasmanına yapacağı yolculukla birlikte haftayı düşme hattında bitirme olasılığı bulunuyor.

Bu tip kötüye gidişlerde işlerin tersine gitmeye başladığı noktayı bulmak genellikle zordur. Leeds için de durum farklı değil. Geçtiğimiz sezonki başarısız sürecin ardından şubat ayında Bielsa ile yolları ayıran Yorkshire ekibinde göreve Jesse Marsch getirildi. Amerikalı menajerin kısa süreli olumlu etkisi ile 12 maçta alınan 4 galibiyet ve 3 beraberlikle ligde kalmayı başaran Leeds, dönüşüme de geçtiğimiz yılın yaz aylarında başladı. Kariyeri boyunca 3 farklı Red Bull takımında çalışan, özellikle RB Salzburg’da dikkat çekici başarılar kazanan Marsch ile birlikte gelen oyuncular da adeta birer 'Red Bull' ürünüydü. Brenden Aaronson ve Rasmus Kristensen’ı RB Salzburg’dan, Tyler Adams’ı da RB Leipzig’den kadrosuna katan Leeds ayrıca Feyenoord’dan Luis Sinisterra ve Bayern Munich’ten Marc Roca’yı renklerine bağladı. Kış transfer döneminde de bir başka RB Salzburg futbolcusu Maximilian Wöber ve Hoffenheim’dan Georginio Rutter’i transfer eden Beyazlar, Juventus’tan Weston McKennie’yi de kiralık olarak kadrosuna kattı.

Leeds'in üç Amerikalısı; Mckennie, Aaronson ve Adams. Görsel: GOAL.


Kadroya katılan oyuncuların profilleri büyük ölçüde Bielsa ile girilen yoldan sapıldığının bir göstergesiydi. Amerikalı menajer göreve ilk geldiğinde kulüp içinden yapılan açıklamalar Marsch’ın Bielsa’nın oyununun doğal bir mirasçısı olduğu yönündeydi. Özellikle takımın pres isteği bunu doğrular nitelikteydi. Bielsa ile başlayan pres oyunu Marsch ile de devam etti. Ancak oyunu oynama şekillerinde farklılıklar da göze çarpıyordu. Bielsa ile topu daha fazla ayağında tutmak isteyen Leeds, Marsch ile geçiş oyununu daha fazla tercih etmeye başladı. Ancak bu oyunun gerektirdiği temel unsurlardan ikisinin yokluğu, Leeds için sezonun kötüye gidişini önlenemez kıldı: Güçlü bir savunma ve pozisyon bitiriciliği. Takımın özellikle kendi yarı sahasında yaptığı top kayıpları da rakipler adına gol bulma yönünde büyük bir açık oluşturdu. Bu sezon West Ham, Manchester City, Arsenal, Leicester City ve Brentford karşılaşmalarında kendi yarı sahasında kaptırdığı toplar nedeniyle gol yiyen Leeds, Opta verilerine göre şubat ayına kadarki süreçte rakiplerin geliştirdiği hızlı hücumlarda da rakiplerine en fazla gol fırsatı veren 5. takım konumunda yer alıyor.

Takımların pas ve pas hızı istatistikleri (Şubat 2023’e kadar) Kaynak: The Athletic


Yaptığı transferlerin ve oynamaya çalıştığı oyunun ardından 'Red Bull Leeds' benzetmeleri yapılan Yorkshire ekibi sezona da oldukça iyi bir başlangıç yaptı. İlk 3 maçında 2 galibiyet ve 1 beraberlik alan Leeds, özellikle 3. hafta oynanan Chelsea karşılaşmasında aldığı 3-0’lık galibiyetle taraftarını umutlandırmıştı. Ancak sezonun kalanında işler Amerikalı menajerin istediği gibi gitmedi. Kalan 17 lig maçından yalnızca 2’sini kazanabilen Leeds’te yönetim kararını verdi ve Marsch ile yollar ayrıldı. Marsch sonrası göreve getirilen geçici menajer Michael Skubala ile çıkılan 3 maçta 1 puan alabilen ritimsiz ekibin menajerlik görevine getirilen isim, sürpriz sayılabilecek bir kararla Javi Gracia oldu.

2019 yılında Watford’la yollarını ayırdığından bu yana Premier Lig’den uzak kalan ve bu arada başarısız bir Valencia dönemi geçiren İspanyol menajerin gelişi, özellikle ilk haftalarda takıma bir umut ışığı oldu. İlk 6 maçta alınan 3 galibiyet ve 1 beraberlik, yenilgilerin Chelsea ve Arsenal deplasmanlarında gelmesiyle daha dikkat çekici bir şekil alıyordu. Bu süreçte Gracia’nın Marsch’a göre daha pragmatist bir yapıda olduğunu söylemek abartı olmaz. Alınan iyi sonuçlarla lig tablosunda yükselen Leeds’te İspanyol menajer dönemindeki kötüye gidiş Crystal Palace karşılaşmasıyla başladı. Londra ekibi karşısında 21. dakikada öne geçen Leeds, ilk yarının uzatma dakikalarında gelen gole engel olamamıştı. İkinci yarıysa Elland Road’a takımlarını desteklemeye gelen taraftarlar için oldukça zordu. 53-77. dakikalar arasında gelen 4 golle rahat bir galibiyet alan Crystal Palace, yeni menajeri Roy Hodgson ile 2/2 yapmayı başarırken Gracia ve Leeds içinse bu maç balayının sona erdiğinin en büyük kanıtı gibiydi. 

Ertesi hafta Liverpool’a karşı iç sahada alınan 6-1’lik mağlubiyette de hem alınan farklı mağlubiyet hem de takımın direncinin düşüklüğü taraftardan tepki topladı. 2 hafta üst üste takımın stadı erken terk ettiği Leeds’te kötü gidiş de durmaksızın devam etti. Fulham deplasmanında alınan yenilgi ve iç sahada Leicester City beraberliğinin ardından Gracia dönemini sona erdiren maçsa nisan ayının sonlarında yaşandı. Bournemouth karşısında alınan 4-1’lik mağlubiyetin ardından İspanyol menajerin Yorkshire macerası son buldu.

Javi Gracia'nın Leeds'i, Premier Lig tarihinde bir ayda kalesinde en çok gol gören takım oldu: 22 gol. Görsel: The Independent.


Bielsa ile başlayan dönemde İngiliz futboluna renk katan, ardından Marsch projesiyle yepyeni bir yola giren, ardından da Gracia’ya kısa süreliğine de olsa İngiltere’ye dönüş imkanı veren Leeds yönetimi, farklı ve inovatif denemelerin ardından ligde kalma yolunda kararı bir Premier Lig klişesinden yana kullandı: “Sezonu Big Sam ile tamamlayalım.”

Şubat ayında Marsch ile yollar ayırıldığında basında Sam Allerdyce’ın Leeds United’daki görevle ilgilendiğine dair haberler yer alıyordu. Özellikle kulüp CEO’su Angus Kinnear ile daha önce West Ham’da birlikte çalışmış olması bu rolde Big Sam için avantaj sağlayabilirdi. Ancak o dönemde kulübün ilgisinin daha uzun süreli bir menajer birlikteliğinde olması İngiliz menajerin görevi almasındaki en büyük engeldi. U21 menajeri Skubala ile geçen 3 maçta takımın aldığı sonuçlar Leeds yönetiminin elini çabuklaştırmasına neden olmuş ve göreve Gracia getirilmişti. Ancak işlerin en karıştığı ve ligde kalmanın artık iyice zor bir hâle geldiği dönemde görev Big Sam’i çağırdı. 

Kalan haftalarda Leeds yönetiminin yeniden yapılanma, taktiksel yaklaşım gibi bir düşüncesi olmadığı çok açık. Tek hedef ligde kalmak. Takımın Palace’a karşı aldığı farklı mağlubiyetten birkaç gün önce açıklanan mali tabloda kulüp cirosu yükselse de işletme maliyetinin 34 milyon £, maaş giderininse 13 milyon £ arttığı açıklandı. Ayrıca 17. sırada yer alınmasıyla yayın gelirinde de kayba uğrayan Leeds için bu sezon ligde kalmak çok daha önem kazanmış durumda. Ancak Big Sam’in ve Leeds’in işi bu sefer çok da kolay durmuyor. Bugün oynanacak karşılaşmada Manchester City’e konuk olacaklar ve kalan haftalarda sırasıyla Newcastle United, West Ham (deplasman) ve Tottenham karşılaşmaları var. 16. sırada yer alan Leicester City ile 19. Everton arasında 1 puan farkın olduğu ve son yılların en çekişmeli son bölümlerinden birine girecek Premier Lig’de kalmak için Leeds’in sezonun kalanına göre bambaşka bir performans göstermesi gerekiyor.

Andrea Radrizanni ve Victor Orta. Görsel: Leeds Live.


Ve gelelim saha dışına… Big Sam’in açıklanmasından yalnızca 1 gün önce kulübün futbol direktörü Victor Orta ile yolların ayırıldığı açıklandı. Kulüpte geçen 6 yılda takımın Bielsa ile çıkışı, lige yükselişi ve başarılı geçen 2019/20 sezonunu yaşayan İspanyol futbol direktörünün ayrılığıyla ilgili kulübün sahibi Andrea Radrizzani, takımda bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu söyledi. The Athletic’in Leeds yazarı Phil Hay konuyla ilgili yaptığı yorumda “Bu Bielsa’nın kovulmasıyla ilgili değil, o olaydan beri verilen kararlarla ilgili” yorumunda bulundu. Özellikle taraftar birliğinin Bournemouth maçı sonrası kulüp yönetimine karşı güven duyulmadığının açıklanması da bu ayrılığı hızlandırmış olması muhtemel. Yapılan açıklamada son 14 ayda takıma getirilen menajer ve oyuncuların alınmasından sorumlu olan isimlerde değişiklik istenmesi Orta’nın sonunu getiren olayların başında yer aldı. The Athletic’te yer alan habere göre göreve geldiği dönemde Gracia’yı öneren kişi olan Orta için yolun sonu da İspanyol menajerin ayrılışı ile ilgili oldu. Yönetimin Sam Allardyce ile görüşmesi ve anlaşması da artık Orta için Leeds macerasının sonu anlamına geliyordu ve İspanyol sportif direktörün de 6 yıllık, ilk 5 yılı çok başarılı geçen Yorkshire macerası son buldu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Kafası Karışık Bir Kulübün Hikayesi

"Ne olacak bu Leeds United'ın hâli?"

06 May 2023

Kafası Karışık Bir Kulübün Hikayesi

YAZARLAR

Oğuzcan Ergin

Yazar @ Premiercast

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR