Çeyrek asırlık Pınar Selek davası: İçişleri üniversite festivaline ‘PKK etkinliği’ dedi

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
1998’de Mısır Çarşısı patlamasına ilişkin yargılanan sosyolog Pınar Selek, 15’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılandı. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bozma kararının ardından ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen Selek'in yargılandığı dava 7 Şubat 2025’e ertelendi. Davada mahkeme başkanı, Selek’in tutukluluk kararının devamına hükmetti. Diğer sanık Abdülmecit Öztürk hakkında ise yakalama kararının devamına karar verildi.
Bir adım geriden: Pınar Selek hakkında daha önce verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bozulmuş, 4 kez de beraat etmişti. Emniyet raporlarında herhangi bir bomba bulgusuna rastlanılmadığı belirtilmesine rağmen, Abdülmecit Öztürk isimli kişinin ifadesi nedeniyle Selek, yargılanmaya başlamıştı.
- Öztürk, ilk ifadesinde bombayı halasının evinde Selek’le birlikte yaptıklarını söylemiş, halası da aynı yönde ifade vermişti. Ancak savcılık aşamasında Öztürk, Mısır Çarşısı olayını bilmediğini, Pınar Selek’i tanımadığını ve işkence altında kendisine polis tarafından zorla ifade imzalattırıldığını söylemişti.
Katılımcılar: Duruşmayı Fransa’dan akademisyenler, aktivistler, sendika temsilcileri ve hak savunucularının da aralarında olduğu uluslararası heyet takip etti. Heyette Paris Belediye Başkan yardımcısı Jean-Luc Romero da yer aldı. Ayrıca duruşmayı, CHP Milletvekili Türkan Elçi, DEM Parti eski milletvekili Oya Ersoy da takip etti.
- Davada, Selek'i kardeşi Seyda Selek ve babası Alp Selek'in de aralarında olduğu çok sayıda avukat temsil etti.
Bakanlık, üniversite festivalini 'PKK etkinliği' ilan etti
Duruşmayla ilgili mahkemeye yazı gönderen İçişleri Bakanlığı, Pınar Selek’in PKK etkinliğine katıldığını iddia etti. Ancak hedef gösterilen etkinliğin Fransız üniversitelerinin ortak festivali olduğu ortaya çıktı.
Arka plan: İçişleri Bakanlığı, 28 Haziran'daki duruşmadan hemen önce mahkemeye bir yazı gönderdi. Yazıda, "Pınar Selek isimli şahsın 2024 yılı Nisan ayında Fransa'nın Nice kentinde PKK/KCK Terör örgütleri mensuplarınca düzenlenen etkinliğe katıldığı bildirilmiştir” ifadeleri yer aldı. Bakanlık, Selek hakkındaki yakalama kararına vurgu yaptı.
Ancak: Bakanlığın "PKK etkinliği" dediği etkinliğin Fransa Kültür Bakanlığı'na bağlı bir sanat okulu olan Villa Arson'da düzenlenen bir etkinlik olduğu ortaya çıktı.
Tepkiler: Pınar Selek'in avukatlarından Bahri Belen İçişleri Bakanlığı'nın mahkemeye gönderdiği yazıyla ilgili, "Davanın başından beri Pınar Selek'le ilgili kanıtlar dosyaya konuldu. Yargıyı etkilemek isteyen bir takım güçler var. Yazıda, 'PKK, KCK terör örgütü etkinliğine katıldı' deniyor. Zaman, mekan belli değil. Pınar Selek 11 Nisan 2024’te Fransa Kültür Bakanlığı'na bağlı bir etkinliğine katıldı. Bu bir toplantıdır. Pınar Selek, Fransa'da sosyologtur. Oradaki üniversitelerde çalışan, koordinatörlük yapan biridir. Selek, birçok bilimsel toplantıya katılıp sunumlar yapmıştır” dedi.
- Avukat Belen, Bakanlık tarafından mahkemeye iletilen yazının, mahkemeyi etkilemeye çalıştığını söyledi:
“Mahkemenin beraat kararına direnmesine rağmen, delilleri inceleyen, tanıkları dinleyen hakimler, adli tıp raporunda bombayla ilgili iz bulamamasına rağmen dışarıdan müdahale edildi. Bu belge bu açıdan masum değil. Bu belgeyi düzenleyenler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz."
Dahası: Selek'in avukatı Bahri Belen de konuyla ilgili bir dilekçe sundu. Belen'in dilekçesinde, İçişleri Bakanlığı'nın mahkemeye gönderdiği yazıyla ilgili "Pınar Selek ile ilgili yeni bir sahte belge yaratma çabasındaki basiretsizlik kadar, Fransız akademyasını da açıkça suçlayan ayıp bir belgedir" ifadeleri yer aldı.
Neden hedef haline geldi? Sosyolog Pınar Selek, sokak çocukları, trans kadınlarla ilgili 1997’de başladığı araştırmalarla dikkati çekmiş ve aynı yıl Kürt sorunu üzerine de çalışmaya başlamıştı. Mülakatlar yapan Selek, gözaltına alındığında görüşme yaptığı isimleri vermedi. Selek’in çalışmasına ise el konuldu.
- Hakkında PKK üyesi olduğuna dair çok sayıda iddia ortaya atıldı ancak bu iddiaların hiçbiri kanıtlanamadı. 2000 yılında tahliye edilen Selek, 2009’da Türkiye’den ayrıldı ve Fransa’da Cote d'Azur Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi olarak çalışmaya başladı.
Ne olmuştu? İstanbul Eminönü’nde bulunan Mısır Çarşısı’nda, 9 Temmuz 1998’de gerçekleşen patlamada 7 kişi hayatını kaybetti, 127 kişi ise yaralanmıştı.
- Sosyolog Pınar Selek, patlamadan iki gün sonra, 11 Temmuz’da terörle mücadele şubesi ekipleri tarafından gözaltına alındı. Ancak gözaltının patlamayla ilgisi yoktu. PKK terör örgütüne üye olmakla suçlanıyordu. DGM Başsavcılığı talimatıyla yedi gün gözaltında tutulan Selek, bu süreçte avukatları ve yakınları ile görüştürülmedi.
- Adli tıp raporlarına göre Filistin askısı, elektrik gibi işkence yöntemleri ile ifadesi alındı. Kolunun çıkması nedeniyle emniyette düştüğü ve kolunun çıktığı yönünde tutanak düzenlendi. Yedi gün sonra savcılığa çıkartıldı. Savcılık ve hakimlik, işkence altında verdiği ifadeleri göz önüne alarak tutuklandı. Bütün bu süreçlerde avukat yardımı alamadı.
Raporlar: 14 Temmuz 1998’de, Kriminal Laboratuvarı’nın patlamada bomba bulgusu olmadığına dair raporu çıktı. Yaklaşık iki haftalık süreçte hazırlanan altı ayrı tutanak ve raporda, “bomba bulgusuna, buna ilişkin bir parça, madde veya malzemeye rastlanmamıştır” yorumu yapıldı.
Dava süreci: 18 Temmuz 1998’de ise Selek örgüt üyeliği suçlamasıyla Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) askerî hakimliğince tutuklandı. Selek hakkında, “örgüt üyeliği” suçlamasıyla dava açıldı.
- Selek hakkındaki suçlamanın tek dayanağı Abdülmecit Öztürk isimli bir kişinin, soruşturma aşamasında alınan ifadesi oluşturdu. Örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklanan Selek, 2,5 yıl cezaevinde kalmasının ardından 22 Aralık 2000’de tahliye edildi.
Beraat: 8 Temmuz 2006'da İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, patlamanın sebebinin kesin tespiti yapılamadığı için Selek ve Öztürk’ün beraatine karar verdi. Haklarındaki, “Örgüt üyeliği” suçlaması ise zamanaşımına uğradı. Yargıtay’ın mahkeme kararlarını her defasında bozması nedeniyle yeniden yargılanan Selek hakkında toplamda 4 kez beraat kararı verildi.
Ağırlaştırılmış müebbet: Yargıtay son olarak beraat kararlarını 2022’de bozdu. İlk kararını tekrarlayan Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Selek’in devletin birliğine karşı suç işlediği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.
- 17 Ocak 2023 günü Yargıtay Ceza Genel Kurulu beraat kararının bozulması ile ilgili gerekçeli kararını İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. Mahkeme de Pınar Selek'e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi gerektiğine ilişkin kararı doğrultusunda Selek hakkında tutuklama ve kırmızı bülten çıkartılmasına karar verdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Biden ile Trump 90 dakikalık seçim düellosu ile canlı yayında karşı karşıya geldi. Çeyrek asırlık Pınar Selek davasında duruşma Şubat 2025'e ertelendi.
28 Haz 2024

YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Hiç”, cümle içinde pekiştirme, kesinlik, miktar veya zaman bildiren çok işlevli bir sözcüktür. Olumsuz cümlelerde eylemin anlamını kuvvetlendirir, soru cümlelerinde belirsizlik veya olasılık belirtir, tek başına kullanıldığında ise mutlak yokluğu ya da değersizliği ifade eder.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk şehri Ceuta’ya yönelik kitlesel geçişlerde en az 57 kişi öldü. İspanya İçişleri Bakanlığı, 30 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 50 bin kişinin kente girdiğini; Ceuta yönetimi ise sayının 60 bine ulaşmış olabileceğini açıkladı. Cuma akşamına kadar 48 bin 300 kişinin Fas’a döndüğü bildirilirken Madrid yönetimi sınır bölgesine asker ve ek güvenlik personeli gönderdi.

Üsküdar Belediyesi'ndeki yapı ruhsatı ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmada Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. İki şüpheli adli kontrolle serbest bırakılırken savcılık, belediye iştiraki Kent AŞ üzerinden müteahhitlerden para talep edildiğini ve ruhsat süreçlerinin yetkisiz kişilerce yönlendirildiğini öne sürüyor. Dedetaş suçlamaları reddederek müteahhitlerden para alınması yönünde hiçbir talimat vermediğini söyledi.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




