aposto-logoCuma, 3 Şubat 2023
aposto-logo
Cuma, Şubat 3, 2023
Premium'a Yüksel

COP 27’de iklim finansmanı tartışmaları

COP 27'de ilk hafta geride kaldı. İklim finansmanı kapsamındaki gelişmeler neler?

27. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP 27), Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde 6 Kasım’da başladı. Konferansın birinci haftası geride kalırken, iklim finansmanı kapsamında öne çıkan gelişmeleri derledik:

Kayıp-hasar mekanizması ve uyum finansmanı

Gelişmiş ülkeler, geçtiğimiz yıl Glasgow’da düzenlenen COP 26’da, iklim krizi karşısında kırılgan ülkelere finansman sağlanması konusunda üç yıllık bir diyaloğu desteklemek yerine kayıp-hasar finansman organını reddetmişti. Bu yıl ise COP 27’nin hemen başında kayıp-hasar mekanizması resmi gündeme dâhil edildi. Her ne kadar önemli bir gelişme olarak yorumlansa da kayıp-hasar tartışmalarının tazminat garantisi vermeyeceği veya zorunlu olarak sorumluluğu kabul etmeyeceği ve görüşmelerin en geç 2024’te kesin bir kararla sonuçlanmasının amaçlandığı belirtiliyor.

  • İklim cehennemine giden bir otoyol: Başta Almanya ve Fransa olmak üzere gelişmiş ülkelerden kayıp-hasar finansmanı konusunda destek açıklamaları gelirken, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, bir dönüm noktasına yaklaştığımızı ve iklim cehennemine giden bir otoyolda olduğumuzu belirtti
  • Şirketlerin kazançlarından fona aktarım: Öte yandan Barbados Başbakanı Mia Mottley ise son üç ayda dâhi 200 milyar dolar kazanç sağlayan petrol ve gaz şirketlerinin kayıp-hasar fonuna para aktarmamasını eleştirerek bu şirketlerin kazançlarının %10’unu fon için ayırmaları gerektiğini söyledi
  • Kim ne kadar fon sözü verdi? Almanya ve Belçika sembolik miktarlar olmak üzere kayıp-hasar fonuna sırasıyla 170 milyon euro ve 2,5 milyon euro ayırmayı taahhüt etti. Avusturya, fona 50 milyon euro ayıracağını açıkladı. İrlanda 10 milyon euro, Yeni Zelanda ise 20 milyon euro tahsis edeceğini duyurdu.

2023-2027 yılları arasında, 3,1 milyar dolarlık yeni yatırım çağrısında bulunan “Herkes için Erken Uyarılar Girişimi için Yürütme Eylem Planı”nın ayrıntıları COP 27’nin ilk haftasında açıklandı. Plan kapsamında iklim değişikliğinin etkilerine karşı en kırılgan konumda olan en az gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan küçük ada devletleri grubu kapsanıyor. Gezegendeki herkesin önümüzdeki beş yıl içinde erken uyarı sistemleriyle korunması hedefleniyor

  • Öte yandan: Erken uyarı kapsamının sınırlı olduğu ülkelerde, yüksek kapsama sahip ülkelere kıyasla, sekiz kat daha fazla afet ölüm oranı olduğu belirtiliyor. Tüm ülkelerin yarısında erken uyarı sistemlerinin mevcut olmadığı ve daha da azının erken uyarıları acil durum planlarına bağlayacak düzenleyici çerçevelere sahip olduğu belirtiliyor.

Dünya Bankası, 2022 yılında iklim finansmanına 32 milyar dolar ayırdığını, bu rakamın bir rekor olduğunu ve Glasgow hedeflerini aştığını duyururken; Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva ise, ortalama karbon fiyatlarının 2030’a kadar, bugünkü 5 dolar seviyesinden en az 75 dolara yükselmesi gerektiğini söylüyor.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, enerji fiyatlarındaki artış ve ekonomik durgunluk riski hükümetlerin fon sağlama konusundaki isteklerini olumsuz yönde etkiliyor. İklim kriziyle mücadele ve güvenlik arasındaki ilişki gündeme taşınıyor. Bu noktada gelişmiş ülkelerin açıklamaları, yanlış anlatı olarak değerlendirilirken, kırılgan ülkelerin borç yükünü artırmayacak araçların kullanımı öne çıkıyor. Önümüzdeki 10 yılda Sahra-altı Afrika ülkelerinin iklim değişikliğinin etkileri yüzünden 996 milyar dolarlık ek borca sahip olması bekleniyor. Başta Pakistan olmak üzere, tazminat talep eden ülkeler “iklim adaleti” istiyor.

Fosilden çıkış ve emisyon azaltım taahhütleri

ABD İklim Elçisi John Kerrry, gelişmekte olan ülkelerin fosil yakıt kullanımından çıkmalarına yardımcı olacak ve 2035 yılına kadar sürmesi beklenen bir karbon ofset planının (Energy Transition Accelerator - ETA) oluşturulduğunu duyurdu. Karbon yakalama ve depolama (Carbon Capture and Sequestration - CCS) teknolojilerine yatırım yapılmasının ve yenilenebilir enerji üretiminin hızlandırılmasının hedeflendiği ETA için Şili ve Nijerya gibi ülkelerin yanı sıra fon sağlamak amacıyla Microsoft ve PepsiCo gibi firmalarında da ilgili olduğu belirtiliyor. Fakat ETA –gönüllü bir karbon kredisi programı olması, emisyonlarda kayda değer kesintiler garanti etmediği ve CCS gibi finansal ve teknolojik uygulanabilirliği tartışmalı teknolojileri desteklemesinden dolayı–gerçekçi çabaları geciktireceği için ayrıca eleştiriliyor. 

Geçtiğimiz ekim ayı sonunda üye devletlerin Ulusal Katkı Beyanlarını (NDC) güncellemeyi kararlaştıran Avrupa Birliği (AB), 2030 sera gazı azaltım hedefini %57’ye çıkartacak yasama müzakerelerini Brüksel’de tamamladı. 2022 yılı sonunda Rusya’dan doğal gaz ithalatını üçte iki oranında azaltmayı hedefleyen AB’de rüzgar ve güneş enerjisindeki yıllık rekor artışın fosil gaz ihtiyacının önüne geçtiği belirtiliyordu. Söz konusu müzakereler sonrasında AB’nin uzun vadeli yatırımlarının fosilden uzaklaşmasına daha kesin bir gözle bakılıyor. Bu gelişme aynı zamanda Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası tartışmaya açılmış olan dönüşümün hızlanarak devam edeceğinin de en açık göstergesi.

  • Sermaye fonlarından katkı: Avrupa Yatırım Fonu (EIF), beş sermaye fonunun Avrupa Birliği'nin hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacak 2,5 milyar euroluk iklim eylemi yatırımına destek sağlamak amacıyla toplam 247 milyon euro değerinde yatırım anlaşması imzaladı.

Güney Afrika Cumhuriyeti, Almanya ve Fransa merkezli kalkınma bankaları ile yaptığı anlaşma neticesinde kömürden çıkış ve temiz enerji kaynaklarına geçiş hedefi doğrultusunda toplamda 600 milyon euro değerinde kredi anlaşması imzaladı.

Japonya’da ise hükümet Nisan 2023’te yürürlüğe girmesi beklenen yeni karbon vergisini, geçim koşullarını güçleştireceği gerekçesiyle ikinci kez ertelediğini duyurdu. Ayrıca, ilk taraflar toplantısından bu yana verilen günün fosili ödülünü alanlar arasında ilk sırada –petrol, gaz ve kömür projeleri için dünyanın en büyük kamu finansörü konumunda olan ve 2019-2021 döneminde fosil yakıt sektörüne yılda ortalama 10,6 milyar dolarlık katkıda bulunan– Japonya yer aldı. Günün fosili ödülünün verildiği bir diğer ülke de konferans boyunca aktivistlere ve sivil toplum katılımcılarına yönelik baskı uygulayan Mısır oldu.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.

İlgili Başlıklar

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi

Mısır

Şarm El-Şeyh

Glasgow

COP 26

COP 27

Almanya

Fransa

Birleşmiş Milletler

Antonio Guterres

Barbados

Mia Mottley

aljazeera

Belçika

Hikâyeyi beğendiniz mi?

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Nerede Yayımlandı?

🌍COP 27'de ilk hafta geride kaldı

Yayın & Yazar

SEFiA İklim Gündemi

İklim değişikliği ile mücadele ve sürdürülebilirliğin finansmanı alanlarındaki gelişmeleri-araştırma sonuçlarını derleyen ve her ayın birinci ve üçüncü haftalarının pazartesi günleri yayımlanan dijital gazete.

;