Discord yasağı mı, İstanbul Sözleşmesi mi?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 9 Ekim Çarşamba günü aldığı kararla popüler mesajlaşma ve iletişim uygulaması Discord’a erişim engeli getirdi. Platform, son günlerde suça teşvik ve övgü paylaşımı yapılan grup konuşmaları, çocuklara şantaj ve istismar konularıyla ilişkili olarak gündemdeydi.
İstanbul'da aynı gün içinde iki kadının canice öldürülmesinin ardından bu suçun faili ile Discord platformunda yer alan kullanıcı grupları arasında bağlar olduğu öne sürülmüş, platformdaki moderasyon yetersizliği ile ilgili endişeler görünür olmuştu.
Toplumda yaygın olarak dile getirilen güvensizlik (hem güvende olmamak hem de kurumlar ve kişilerin çalışmaları gerektiği gibi çalışacağına dair güvensizlik) ortamında çeşitli toplumsal talepler öne çıkarken, Adalet Bakanlığı bazı sosyal ağ sağlayıcıları ve internet sitelerine dair adli soruşturma başlatıldığını duyurdu. Ardından da Discord platformunun, Türk yetkililerle kullanıcılarının yazışmaları hakkında bilgi sağlamayı reddetmesi sebebiyle platformun erişime kapandığı açıklandı.
Discord nedir?
Discord, ABD merkezli bir iletişim platformu. Platformda kullanıcılar birbirleriyle ve grup olarak mesajlaşabiliyor, sesli veya görüntülü konuşabiliyor ve dosya paylaşabiliyor.
150 milyona yakın kullanıcısı olan platform özellikle bilgisayar oyunu meraklıların, oyun oynadıkları sırada birbirleriyle iletişim kurmasıyla popülerleşti ancak 2019 yılında kullanıcı kitlesini genişletmeye ve çokyönlü bir platform olmaya karar verdi.
- Türkiye'de de bu platform birçok şirket tarafından haberleşmek ve organizasyon amacıyla kullanılıyor. Platform aynı zamanda yapay zeka ile video veya görsel hazırlamak için elverişli olduğu için her sektörün görsel odaklı departmanlarında da kendine yer buluyor.
- 2023 yılında ABD Savunma Bakanlığı'nın Rusya-Ukrayna savaşına dair bazı gizli belgeleri platform üzerinden paylaşılmıştı.
Bununla birlikte: 8 Ekim 2024'te, yani Türkiye'den yalnızca bir gün önce ise Rusya, platformda sakıncalı bulduğu 1.000'e yakın içeriğin kaldırılması talebine olumsuz yanıt alınca platforma erişimi engelledi.
Neden Discord?
4 Ekim Cuma günü İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil adlı iki kadını vahşice katleden Semih Çelik isimli şahsın Discord'da Incel/İstemsiz Bekar ve benzer şiddet propogandası yapan konuşma gruplarına dahil olduğu ve bu gruplardaki bazı kişilerin cinayetleri övdüğü öne sürüldü.
Bu iddiaların ardından sosyal medyada bazı hesaplar, bu platformda barınan diğer suç unsuru oluşturan içeriklere dikkat çekti. 5 Ekim'de bir kız çocuğunun Discord üzerinden kimlik bilgilerinin ele geçirilip şantaja uğradığını ve bu yüzden kendine zarar verdiğini söylediği bir video yayınlandı; bunun tekil bir durum olmadığı yönünde çokça paylaşım yapıldı.
Öte yandan: İçişleri Bakanlığı, söz konusu videonun kurgu olduğunu dair açıklamada bulundu.
Discord yasağı ve açıklamalar
Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin platforma erişimi engelleme kararını X hesabından duyuran Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, platforma "çocukların cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarının işlendiğine dair yeterli şüphenin bulunması nedeniyle" erişim engeli getirildiğini söyledi. Tunç, yasakların devam edebileceğini şu şekilde ifade etti:
"Geleceğimizin teminatı gençlerimizi ve çocuklarımızı sosyal medyanın ve internetin suç teşkil eden zararlı yayınlarından korumakta kararlıyız. Toplumsal yapımızın temelini sarsmaya yönelik girişimlere asla müsaade etmeyeceğiz."
Discord şirketinin, kullanıcılardan bir şikayet olmadığı sürece yazışma ve diğer verileri Türk yetkililer ile paylaşmaması da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun erişimin engellenmesi için gösterdiği sebeplerdendi:
"Burası tamamen kapalı bir sistem. Siz istediğiniz gibi girip çıkamıyorsunuz. Ya da bizim güvenlik birimlerimiz oradaki her türlü sorgulamayı yapamıyorlar maalesef. Ancak orayı kullananların bize şikayet etmesi noktasında biz müdahil olabiliyoruz. Bizim giremediğimiz mecrada ne olduğunu bilemeyebiliyoruz. Discord da kendi bilgilerini, IP adresleri ve içerikleri dahil, bizim güvenlik birimlerimizle paylaşmayı reddettiği için biz de zorunlu olarak erişime engel getirdik."
Başka bir yayın platformu olan Twitch'in kapatılıp kapatılmayacağına ilişkin soruları da yanıtlayan Uraloğlu, "Toplumumuzu korumak için her türlü adımı atacağız" dedi.
Yasakların geçmişi
Türkiye'nin çevrimiçi platformları ve sosyal medya platformlarını yasaklamak konusunda kabarık bir geçmişi var. Son zamanlarda yasaklanmış ve mevcut olarak erişilemeyen platformlar arasında sosyal oyun geliştirme platformu Roblox ve hikaye paylaşım platformu Wattpad de var.
Yakın zamanda ise dünyanın en büyük sosyal medya platformlarından, Meta şirketinin sahibi olduğu Instagram'a erişim engellenmişti. Türkiye'de 57 milyon 100 bin kullanıcısı olan Instagram'a getirilen yasak, birçok KOBİ, şirket, sosyal medya içerik üreticisi ve direkt satış yapan kişiyi zor durumda bırakmış, tahminî olarak günde 1.9 milyar lira kadar zarara sebep olmuştu.
- Daha önce yasaklanmış ancak sonradan erişime açılmış platform ve internet siteleri arasında Vikipedi, YouTube, Instagram, X, ekşisözlük, WordPress, Blogger, Blogspot ve Myspace de yer alıyor.
Okuma önerisi: Osman Kavala için tepki gösterseydik bugün Instagram yasak olur muydu? | Spektrum, Serkan Köybaşı
Yasakların anlamı
Son bir haftadır hem günlük konuşmalarımız hem de sosyal medyada karşımıza çıkan tartışmalar, toplumda yaygın olarak hissedilen güvencesizliğin ve tedirginliğin bir aynasıydı. Medyaya yansıyan kadın cinayetleri ve taciz olayları ardından kadın hareketi, Türkiye'nin onlarca ilinde protestolar düzenleyerek İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden imzalanması, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un uygulanması taleplerini dile getirdi.
Toplumun genelinde ise son yıllarda Türkiye'nin en büyük sorunlarını ölçen anketlerde ekonominin ardından ilk sıralarda yer alan adalet konusu konuşuluyordu. Cezasızlık, özellikle de birçok şiddet suçuna karışmış kişilerin hafif cezalarla, indirim ve aflarla yeniden salıverilip suç işliyor olması, toplumda yaygın biçimde tepki çekiyordu.
Kadına yönelik şiddet konusunda İstanbul Sözleşmesi talebi, adalet sistemi hakkında cezasızlık eleştirileri ve trafikten hastanelere her yerde yaşanan şiddet olaylarından meydana gelen tedirginliğin toplumdaki her bireyde had safhada hissedildiği bu günlerde hükümet, Discord platformunun kapatılmasını bu problemlere bir çözüm olarak sundu.
Okuma önerisi: Cinayetler, kavgalar, silahlar: Şiddet sarmalında bir ülke | Spektrum, Gökçer Tahincioğlu
Öte yandan: Adalet Bakanı Tunç, önümüzdeki dönemde Meclis'e sunulacak 9. ve 10. Yargı Paketlerinde cezasızlık algısına değinileceğini de açıkladı:
"Cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya yönelik, gelen eleştiriler doğrultusunda, bazı suçlar konusunda denetimli serbestlik uygulamalarının olup olmayacağı, iyi halin kaldırılıp kaldırılmayacağı konuları. Tüm bunlar, Yargı Reformu Strateji Belgemizde bir sonuca bağlanacak."
İfade Özgürlüğü Derneği kurucularından Prof. Dr. Yaman Akdeniz, "erişim engelleme" yaptırımını tüm toplumsal sorunların tek çözümü olarak karşımıza çıkarmaktan artık utanmıyor musunuz?" sözleriyle karara tepki gösterdi.
Discord'a erişim engeli, toplumun mevcut problemlerine bir çözüm olarak sunulduğu gibi, toplumun mevcut problemleri de bu ve sonraki yasakların zeminini hazırlıyor. En azından yasaklar, bu problemlere işaret edilerek meşrulaştırılıyor ve toplumsal rıza inşa ediliyor.
- Kendini güvende hissetmek isteyen bireylerin, bazı hak ve özgürlüklerinden vazgeçebileceği varsayılıyor.
Nitekim AK Parti'nin TBMM grup toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Uraloğlu, Discord'un kapanmasından halkın memnuniyet duyduğunu; cinayet, taciz ve şantaj olaylarının toplumu sarstığı son bir haftanın bunda etkili olduğunu söyledi:
"Discord'u kapattık diye çok acayip bir memnuniyet var. Ama bir hafta önce kapatmış olsaydık bu memnuniyet muhtemelen olmayacaktı."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.







