
Bir konuda anlaşalım. Hepimiz Tradd Moore seviyoruz, değil mi? Bu sorunun cevabı evet ise başlayabiliriz. Yalnız başlamadan yapmamız gereken bir şey daha var. Ditko bu kitabı okusa gurur duyardı. Eminim. Psikedelia dolu, rengârenk, neye baktığımızdan pek de emin olmadığımız bu kitap, son zamanların en güzellerinden. İlk sayı bize kocaman bir tokat atsa da neler olacağını pek de anlatmıyor. Son birkaç sayfa bize biraz fikir verse de, sayfalar boyunca Doctor Strange ve biz neler olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Strange yavaş yavaş kavrasa da biz ağzımız açık Tradd Moore’un çizgilerini izlemekten yazılara pek de odaklanamıyoruz. Çok da yazı yok zaten. Uf, ne kadar beğendiğimi size anlatamamaktan korkuyorum. Bilmiyorum, açın okuyun siz de. Yeter bu kadar konuştuğum.
Sayı bir şiirle açılıyor. Şiir, genel olarak kitabın ana hatlarından biri. Bol bol şiir var kitapta. Adından gelen inanılmaz peyzaj, aklımızı alıyor. Neye bulaştığımızın önizlemesi adeta. Tradd Moore şov yapmaya gelmiş. Elindeki bütün kozları oynuyor. Doktorumuz ne olduğunu, kim olduğunu, nerede olduğu ve yaşayıp yaşamadığını anlamaya çalışırken biz de ağzımız açık, salyalarımız akarken buluyoruz kendimizi.
Doktor, kim olduğunu hatırlayıp, kaplan görünümlü canavarı alt ettikten sonra başlıyor yürümeye. Yürüyor da yürüyor. Bir ovadan yürüyor, bir dağlardan yürüyor. Sonra karşısına iki tane geyik çıkıyor. Geyikler doktorumuzu bir ormana götürüyor ve ormanın sonunda bir şehre varıyoruz. Doktorumuza burada emir veren bir ses, bir şiir ve çanlarla tanışıyoruz. Doktor da biz de hâlâ neler olduğunu kavramış değiliz. Kafalar karışık şehre ilerliyoruz. İyi ki şehre ilerlemişiz. Çünkü peşpeşe iki sayfa double spread ile bizi selamlıyor Tradd Moore. Ama öyle herhangi iki double spread değil, uzuuun zamandır gördüğüm en güzellerinden. Ah Tradd Moore, biz bu güzellikleri hak edecek ne yaptık? Sayfalar süren harika ötesi dövüş sahnelerinin ardından doktorumuz yeniliyor ve hapse atılıyor. Sayı da burada bitiyor.
Bir Tradd Moore başyapıtıyla karşı karşıyayız. Çok uzun süredir beni en çok etkileyen Doctor Strange kitabı oldu. Bir sayıyı uzun süredir bu kadar çok almak istememiştim. Çizgi romancı yolları bana gözüktü belli ki. Ben çok etkilendim. Çok da fazla yazamayacağım sanırım. Hâlâ ağzım açık, hâlâ salyalarım akıyor. En iyisi hepiniz bu kitabı okuyun. Çünkü anlatmam yeteri kadar doğru olmayacak. Görmelisiniz.
Kapak: Tradd Moore
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


