Doğru sanılan tweetler, yanlış sanılan adalet

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
#rabianaziçinadalet, #pınarbulut, #özgecanaslan, #cerendamar, #musaorhantutuklansın, #duyguyaneoldu, #şuleçetiçinadalet ve daha niceleri…Bu isimlere de haberlere konu olan olaylara da artık hepimiz hakimiz, bunun sebebi ise ana akım medyada yapılan haberlerden de önce sosyal medyada yapılan paylaşımlar.

- Sosyal medya dediğimizde aklımıza gelen ilk kullanım alanı insanların birbirlerini izleme/takip etme amacıyla kullandıkları uygulamalardır muhtemelen. Oysa ki, sosyal medyayı izleme alanıyla sınırlamak onun fonksiyonlarını ve bugün sahip olduğu gücü küçümsemek olacaktır. Günümüzde artık kolluk gücünü ve adalet sistemini harekete geçirmek gibi bir fonksiyonu da var sosyal medyanın. Bu gücü ise belli bir gündem çevresinde kalabalıkları toplayabilmesinden alıyor.
- Doğru sanılan yalanlar: Yalan/sahte haber insanlığın tarihi kadar eski bir olgu olmakla birlikte, günümüzde etkisini artırmasının ardındaki en önemli nedenlerden biri olarak yeni medya, özellikle sosyal medya gösterilmektedir. Bunun en önemli sebeplerinden biri ise sosyal medyanın sıradan kullanıcıları istemeleri hâlinde haber üreticilerine dönüştürecek şekilde katılımcı ve etkileşimli gazetecilik pratiklerine olanak sağlaması olabilir.
- Neden önemli? Sosyal medya üzerinden kolluk gücü ve adalet sistemi üzerinde baskı oluşturma isteği ortaya iki farklı senaryoyu çıkarıyor. Birinci senaryoda devletin koruması gerekirken korumadığı bir hak veya azınlık grubu, sosyal medya üzerinden toplanılan tepkiyle yargı erkini ve kolluk gücünü eyleme geçmeye zorluyor. İkinci senaryoda ise sosyal medya üzerinden manipülatif bir girişim sonucu doğru olmayan bilgiler ışığında hareket eden ve belli kişileri zan altında bırakan bir tepki büyüyerek toplumda teyit edilmemiş haber akışına sebep oluyor. Kısacası sosyal medya üzerinden toplulukları harekete geçirmek isteyen kişinin niyeti tepkinin ortaya çıkaracağı sonucu belirlemede büyük bir değişken rolü üstleniyor.
- Bir süredir haklarında tutuklama kararı verilmeyen şüpheli veya zanlılar için sosyal medyada oluşan tepkiler, yayımlanan videolar veya fotoğraflar nedeniyle haklarında tutuklama kararı verilmesine şahit olmaktayız. Sosyal medyanın etkisiyle tutuklama şartları oluşmadığı için serbest bırakılan şüpheli veya zanlılar serbest bırakılmalarının ardından çok kısa bir süre sonra tutuklanabiliyor. Bu eylem toplumun vicdanını rahatlatsa da adalete olan güveni sarsarak kişilerin temel hak ve özgürlüklerine belki de şartları oluşmadan müdahale etmektedir.
- Geniş perspektif: Durumun sosyal medyada oluşan baskıların haklı olup olmamasından çok daha önemli olan kısmı ise adalet sistemimize göre bağımsızlığa ve teminata sahip olması gereken hakimlerin de zaman zaman bu baskıdan etkilenmesidir. Yargı sisteminde kilit bir rol üstlenen hakimlerin önlerine gelen davaları incelerken verecekleri karar doğrultusunda alacakları tepkiyi tartması, hakimlik teminatının da bu durumdan etkilendiğini göstermektedir.
- En başta kadın cinayetleri davaları olmak üzere bu durumu pek çok kez gören vatandaşın ise bu durumu yararına kullanmak ve devletin yerine getiremediğini düşündüğü adaleti sosyal medya üzerinden kalabalıklar toplayarak korumaya çalışması ise beklenen bir sonuç olmaktan ileri gitmiyor.
- Sorular ve düşünceler: Bu yazı sosyal medya adaletin yerine getirilmesinde bir araç olarak iyi mi yoksa teyit edilmemiş haberler üzerinden toplumu galeyana getirdiği için kötü mü gibi soruları kendinize sorduruyorsa merak etmeyin, çünkü hedefe ulaştınız. Bugün bu soruların net bir cevabı olmadığı gibi hâlâ önümüzde "sosyal medya düzenlemesi” gibi belirsizlikler de var. Kişisel kanaatim sosyal medya paylaşımlarındaki sahte haber akışını durdurup durduramayacağı noktasında düzenlemeye zaman tanımaktan yana. Düzenlemenin yaratacağı değişiklikleri buradan ve belki de başka bir açıdan bakarak sizinle paylaşmak niyetindeyim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayımızda sosyal medyanın adalet sistemi üzerindeki etkilerine, Gymnich toplantısında konuşulanlara ve İsrail ile Hamas arasında varılan anlaşmaya odaklanıyoruz.
03 Eyl 2020

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



