Dokunmanın Önemi

Dokunma, hasta olduğumuz zamanlarda iyileşme sürecinde ya da karar verme gibi düşünce süreçlerinde önemli rol oynuyor. Bizi sakinleştirmesinin yanı sıra, bağışıklık sistemimizi bile güçlendirebiliyor.
Dokunmanın Önemi

Sosyal bağlarımızda ve yakın ilişkilerimizde kişiler arası temas büyük önem taşıyor. Dokunmak en temel ihtiyaçlarımızdan biri olarak biliniyor. Öyle ki ilişki biliminin temelinde Harlow tarafından rhesus maymunlarıyla yapılan ve dokunmanın ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu kanıtlayan deneyler yer alıyor. Dokunma duyumuz sayesinde çevremizdeki uyaranlara, gelişen olaylara ve diğerlerinin düşünce ve duygularına ortak olabiliyoruz. Araştırmalar, dokunmanın anne karnında gelişen ilk duyu olduğunu ve ebeveynlerin bu yolla hamileliğin erken dönemlerinde bebekleriyle duygusal bağ kurabildiğini gösteriyor. Yani bağ kurmak için her zaman kelimelere ihtiyaç duymuyoruz. Kendimizi ifade etme şekillerinden biri olan dokunma sözel olmayan bir yolla iletişim kurmamıza olanak sağlıyor. Hiçbir şey söylemeden yalnızca dokunma yoluyla çeşitli duygularımızı yansıtabiliyoruz; dokunma fiziksel bir eylemden daha fazlasını ifade ediyor. Bazen sıcacık bir dokunuş sevgimizi göstermenin en açık yolu oluyor ve “Seni seviyorum.” demekten çok daha fazlasını aktarıyor. Küçücük bir dokunuş “Teşekkür ederim, seni duyuyorum.” gibi anlamları temsil edebiliyor. 

Dostça dokunuş minnettarlığı arttırıyor! 

Fiziksel temas, minnettarlık duygusunu beraberinde getirebiliyor. Örneğin, kişiler sarıldıklarında birbirlerine karşı hissettikleri minnettarlık duygusu artabiliyor. Ayrıca birine minnettarlık göstermenin yolu da sarılmak olabiliyor. İlişkilerinde minnettarlık duygusu hisseden bireylerin, ilişkilerine daha fazla emek vermek istedikleri gözlemleniyor. Yapılan bir araştırmaya göre, aynı takım içerisinde yer alan basketbol oyuncularının oyun esnasında takım arkadaşlarıyla fiziksel temas kurmaları birbirlerine hissettikleri minnettarlık duygusunu ve takım ruhunu besliyor. Dolayısıyla, bu kişiler birbirlerinin ihtiyaçlarına daha duyarlı hale geliyorlar. Dokunmak genel olarak birbirimize daha dönük olmamızı ve birbirimizin ihtiyaçlarını daha kolay fark etmemizi sağlıyor. 

Neden bazı insanlar daha çok dokunma ihtiyacı duyuyor? 

Bağlanma stilimiz dokunma ve temas etme isteğimizi etkiliyor. Kaçıngan bağlanan kişiler daha fazla kişiler arası mesafeyi tercih ederken kaygılı bağlanan bireyler daha fazla yakınlık arıyor. Bu sebeple kaçıngan bağlanan kişiler temas kurmaktan kaçınırken kaygılı bağlanan kişiler temas etmeyi yakınlık kurmanın bir aracı olarak kullanabiliyorlar. Çocukluk döneminde bize bakım veren kişilerle olan iletişimimiz bağlanma stilimizin oluşmasında büyük bir rol oynuyor. Yine de araştırmalar bağlanma stilimizin zaman içerisindeki deneyimlerimizle değişebileceğini gösteriyor. 

Dokunmak neden bu kadar önemli?

Dokunmanın beynimiz, ruhumuz ve bedenimiz üzerinde hayal edebileceğinizden daha güçlü etkileri olabiliyor. Bu yüzden sarılmak kadar basit görünen bir şeyin kendimizin ve başkalarının dünya algısını nasıl değiştirebileceğinin farkında olmak önem taşıyor.

Bebeklikten yetişkinliğe her yaş grubu için temas etmek oldukça önemli. Dokunmak bizi duygusal açıdan besliyor. Dokunmak ya da dokunulmak beynimizin belirli alanlarını harekete geçiriyor. Böylece düşünce süreçlerimizi, davranışlarımızı ve fizyolojik tepkilerimizi etkiliyor. Duygusal ve sosyal davranışların yanı sıra öğrenme ve karar verme ile ilişkili bölgeyi de etkiliyor. Destek verdiğini ve empati kurduğunu göstermenin bir yolu olan temas, kötü hisseden birinin güvende hissetmesine ve sakinleşmesine yardımcı oluyor. Bunu yanı sıra sakinleştirici ve ağrı kesici etkisi olan opioidleri harekete geçirdiği için fiziksel temas bize sadece haz vermekle kalmıyor, aynı zamanda kendimizi rahatlamış ve huzurlu hissetmemizi sağlıyor. Bu esnada harekete geçen oksitosin sayesinde stres anında daha sakin kalabiliyor, karşımızdaki insanlara da daha fazla güvenebiliyoruz. Beden sağlığı açısından ise sarılmanın özellikle strese karşı iyi geldiği ve solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir etkisi olduğu biliniyor. Araştırmalar dokunma yoluyla duygusal destek alan hastaların, enfeksiyon belirtilerini daha az şiddetli yaşadıklarını gösteriyor. Sık sık kucaklaşan çiftlerde kadınların daha düşük kan basıncına ve kalp atış hızına sahip oldukları; romantik öpüşmelerin ise bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olduğu görülüyor. 

Romantik ilişkilerde dokunmanın yeri 

Romantik ilişkilerde sevgimizi gösterirken kelimeler neden yeterli olmuyor? Dokunmaya neden ihtiyaç duyuyoruz? Partnerimize dokunduğumuzda, sarıldığımızda veya onu öptüğümüzde aslında ondan sevgi istiyor, onunla bağlantı kurmaya çalışıyor ya da ona bir ihtiyacımızı iletmek istiyoruz. Dokunma, çiftler arasındaki yakınlığı ifade eden belirgin sembollerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanı sıra güven, destek ve rahatlık hissi veriyor. Küçük bir dokunuş bile bizi partnerimize daha yakın hissettirmesinin yanı sıra stres ve kaygı seviyemizin azalmasında rol oynuyor. Yakın temas veya cinsellik içermeyen dokunuşlarla gösterilen sevgi, yakın ilişkilerin önemli bir bileşenini oluşturuyor. Ayrıca partnerlerin birbirlerine destekleyici bir şekilde dokunmaları onlara değerli olduklarını ve önemsendiklerini hissettiriyor. Destekleyici dokunuşlarda bulunan partnerlerin birbirlerine olan empati duyguları da gelişiyor. Fiziksel temas hem dokunan kişi hem de partneri için algılanan yakınlığı artırıyor. Bir başka deyişle, partnerlerin birbirine destekleyici dokunuşlarda bulunması kendilerini birbirlerine daha yakın hissetmelerini sağlıyor. Son olarak romantik bir partnerden gelen dokunuş fizyolojimizi düzenleyerek sağlığımızı doğrudan olumlu bir şekilde etkiliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Yakın İlişkilerYakın İlişkiler
∙

BÜLTEN SAYISI

Dokunmak: Anne Karnında Gelişen İlk Duyumuz

Dokunma yoluyla farklı bir iletişim türü keşfediyor, hem kendimizde hem karşımızdaki kişide birçok olumlu duygu uyandırıyoruz. Bağlarımızı güçlendiren, sakinlik ve huzur getiren dokunuşlar hayatımızdaki tüm ilişkilere eşlik ediyor.

23 Ara 2021

Three Tahitian Women - Paul Gauguin (1896)

YAZARLAR

Yakın İlişkiler

İlişkilere bilimsel bir bakış açısı!

İLGİLİ OKUMALAR