Döngüsel ekonomiye giden yolda malzeme pasaportunuzu unutmayın!

2020 yılında UNEP ve GABC tarafından yayımlanan Binalar ve İnşaatlar için 2020 Küresel Durum Raporunun ilk cümlesi maalesef “İnşaat sektöründen kaynaklanan CO2 emisyonları şimdiye kadar kaydedilen en yüksek emisyon oranına sahiptir.” şeklinde belirtiliyor.
Bu durum göz önüne alındığında 2045 hedeflerine ulaşabilmek için İnşaat Sektörü için de, acil aksiyonların birbiri ardına gelmesini bekliyor daha da önemlisi bu aksiyonların köklü ve sürdürülebilir çözümler olmasını umuyoruz. Bu noktada akıllarda bir soru işareti beliriyor; inşaat sektörünün emisyon kaynağının büyük kısmı nedir? Bu sorunun cevabı biraz karmaşık görünebilir ama aslında 2 kategoriye ayırabiliriz; operasyonel enerji ve gömülü enerji. Operasyonel enerji denen şey aslında binanın yaşam süresi boyunca ihtiyaç duyduğu enerjidir. Gömülü enerji ise bina malzemelerinin çıkarımından inşaatın sonuna kadar, her türlü aşamada gereken enerjiye denk gelir. Biz bu haftaki konumuzda işte bu gömülü enerjiyi mümkün olduğu kadar bilinçli planlamaya yarayan bir çözüm önerisinden bahsedeceğiz.
Malzeme pasaportu!
Tıpkı normal bir pasaportun birinin kimliğine ilişkin kişisel ayrıntıları sağlaması gibi, malzemeler için hazırlanan benzer bir belge de bir binanın kimliğine ilişkin iç görü sağlar. Bir yapıya tam olarak hangi malzemelerin, ürünlerin ve bileşenlerin girdiğine dair bu kayıtlar, binanın ömrünün sonunda hala değerini koruyan her şeyin geri kazanılmasını büyük ölçüde kolaylaştırır. Hollandalı mimar Thomas Rau’nun dediği gibi: “Atık, kimliği olmayan bir malzemedir”.
Malzeme pasaportları çevresel etkileri azaltabilir?
2060 yılına kadar, gezegendeki inşa edilmiş mülklerin arazi alanının iki katına çıkması bekleniyor. Bu binaların üretilmesi için büyük miktarda malzeme ve enerji gerekecektir. Küresel olarak bakıldığında inşaat sektörü, toplam enerji kullanımının %6'sını ve enerji ile ilgili CO2 emisyonlarının yaklaşık %11'ini oluşturmaktadır. Hollanda’da üretilen tüm atıkların %50'sinden sorumludur. Bazı inşaat malzemeleri ömrünün sonunda başladığı noktaya kadar geri dönüştürülebiliyor, çoğu ise başlangıç haline kadar geri dönüşüm sağlayamıyor. İnşaat malzemeleri genellikle ezilip, düşük değerli moloz haline getiriliyor ve genellikle yeni altyapı projelerinin altında temel katman olarak veya asfaltsız yollar olarak kullanılıyor.
Yapı malzemelerini yeni inşaatlar için parçalamadan ve değerlerini düşürmeden yeniden kullanmanın bir yolu bulunabilseydi, yeni malzeme üretiminin enerji, işçilik ve nakliye maliyetlerinden ve dolayısıyla ilgili emisyonlardan tasarruf edilebilirdi. İşte malzeme pasaportlarının yardımcı olabileceği yer tam olarak burası!

Malzeme pasaportları neye benziyor?
Malzeme pasaportunun genel amacı, yeniden kullanım potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için bir ürün veya binada bulunan malzemeleri belgelemektir. Farklı yaklaşımlarla farklı türde malzeme pasaportları geliştirilmiştir. Bu belgelerin ortak noktası, süpermarketteki bir gıda kavanozunun üzerindeki besin etiketi gibi, söz konusu bina hakkında bilgi vermesidir. Bununla birlikte, bir gıda etiketinden farklı olarak, bir malzeme pasaportunun sadece binanın ‘içeriklerinden’ çok daha fazla bilgi içermesi gerekir. İdeal olarak, bileşenlerini hangi malzemelerin oluşturduğunu ve bu malzemelerin çıktığı yolculuğu da göstermelidir.
Yani aslında çok fazla bilgi içermesi beklenmektedir ve bu bir noktadan sonra karmaşık bir hal alabilir. Karmaşıklık, malzeme pasaportlarının temel zorluklarından biridir, ancak aynı zamanda benzersiz bir fırsat sunar. Bu ayrıntı düzeyi, sahiplerin ve belediyelerin bir binanın içinde ne olduğu ve ekonomik, sosyal ve çevresel değeri hakkında giderek daha karmaşık bir anlayışa sahip olmalarını sağlar. Bu aslında ulaşmak istediğimiz noktalardan biridir!
İnşaat için döngüsel bir ekonomiye doğru…
Dünya çapında ne kadar hızlı yeni binalar yarattığımız düşünüldüğünde, malzeme pasaportlarını benimsemek için tam zamanı diyebiliriz. Malzeme pasaportları, yapı malzemelerinin ömrünü uzatan döngüsel ekonomi uygulamalarını mümkün kılarak, inşaat sektörünü ve genel olarak ekonomiyi destekleyen iş modellerini temelden yeniden şekillendirebilir. Bu haftaki yazımızı Hollandalı mimar Rau’nin aslında malzeme pasaportlarının döngüsel ekonomi için ne kadar değerli olabileceğini belirten iki sözü ile kapatmak istiyoruz.
“Kapalı bir sistemde fiziksel olan her şey özünde sınırlı sayıdadır ve dolayısıyla bir değeri vardır”.
“Sınırlı malzemelerimiz var ve bunları sınırsız bir şekilde kullanma şeklimizi kolaylaştıran mülkiyet değil hizmettir. Dünyayı gerçekten değiştirmek istiyorsak, iş modellerini değiştirmeliyiz.”
Seyma Burcu Gulsen
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Herkesin pasaportu var, malzemelerin neden olmasın?
30 Eyl 2021

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi
Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!
İLGİLİ OKUMALAR


