Dört duvarın ötesi: Açık bankacılıktan açık finansa geçiş

Finansal teknolojilerin yükselişinde mihenk taşlarından biri olan açık bankacılık, API'lar üzerinden verilerin paylaşılmasının ötesinde geleneksel finansal düzenin daha açık bir yapıya bürünmesinde rehber işlevi görebilir. Peki bu nasıl olacak?
Dört duvarın ötesi: Açık bankacılıktan açık finansa geçiş

Finansal teknolojiler ekosisteminde sayısız ürün ve hizmetlerin geliştirildiği alanlardan biri olan açık bankacılık, finans sektörünün tüm paydaşlarına dijitalleşme konusunda daha gidilecek çok yol olduğunu anlayabilmeleri için önemli fırsatlar sundu. Bir başka ifadeyle, finans kurumlarının iş modellerini geliştirmesi, müşterilerinin ve iş ortaklarının ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilmesi için kilit bir rol üstlendi.

Açık bankacılık teknolojisinin getirdiği yenilikler sayesinde bankacılık kavramı yeniden şekillenirken verilerin demokratikleştiği, iş modellerinin çeşitlendiği ve müşterilerin daha fazla merkeze alındığı bir bankacılık deneyimi yaşıyoruz. Ancak değişim ve gelişimin sonunun gelmediği çağımızda açık bankacılık modeli daha geniş bir perspektifte açık finansa doğru evrimleşiyor. 

Açık finans modelini, bankacılık ağlarının ötesine geçerek diğer finansal ürün ve hizmetleri de içerecek şekilde genişlemesi olarak tanımlayabiliriz. Birbiriyle uyumlu bir şekilde çalışan modern finansal sistemler bütünü olarak özetleyebileceğimiz açık finans modeliyle, finansal erişilebilirlik, şeffaflık, etkin kontrol, iyileştirilmiş müşteri deneyimi ve artan rekabet gibi kazanımların ön planda olduğu bir ekosistem söz konusu olabilir.

  • Bilgi notu: Statista verilerine göre, dünya çapındaki açık bankacılık kullanıcılarının sayısı 2020'deki 24,4 milyon kullanıcıdan önemli bir artışla bu yılın sonunda 132,2 milyona ulaşması bekleniyor. 

Kritik adım: Yasal düzenlemeler

Bankacılığın dijitalleşmesi adına çalışmalar yürüten kâr amacı gütmeyen sektörel bir topluluk olan Banking Industry Architecture Network (BIAN) Başkanı Hans Tesselaar, FintechFutures için kaleme aldığı yazıda açık bankacılıktan açık finansa geçiş sürecine dair görüşlerine yer veriyor. 

Geçiş aşamasında ulusal ve uluslararası veri güvenliğine dair mevzuat düzenlemelerinin önemine değinen Tesselaar, düzenleyici uyumluluk, teknolojiye, süreçlere ve uzmanlığa yatırım yapılmasının önemini vurguladı. Sadece mevcut standartları karşılamanın yeterli olmayacağını hatırlatan Tesselaar, aynı zamanda gelecekteki düzenleyici değişikliklere ve müşteri ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen esnek sistemler oluşturması gerektiğini de hatırlattı. Bu uyumluluğu sağlamanın zor olduğunu kabul eden Tesselaar, açık bankacılık ekosistemine ve daha açık ve esnek bir dijital ortama doğru yolculukta güvenin sürdürülebilir olmasını önemine işaret etti.

Dünyadan mevzuat örnekleri

İngiltere’de verilerin korunması hususunda bu yıl gidilen mevzuat değişikliğini açık finansa geçiş sürecini destekleyen bir örnek olarak veren Tesselaar, düzenlemelerin yenilikçi veri kullanımını etkinleştirmeyi, araştırmayı desteklemeyi ve kamu hizmetlerinde veri paylaşımını ve standartlarını geliştirmeyi amaçladığını belirtti. 

  • Hatırlatma: İngiliz hükümeti, bu yılın ortalarında önceki Veri Koruma ve Dijital Bilgi Yasası'nı (DPDI) temel alan yeni Dijital Bilgi ve Akıllı Veri (DISD) Yasa Tasarısı'nı hazırlamıştı. 

Türkiye’de de 1 Ocak 2022 yılında yürürlüğe giren “Dijital Bankaların Faaliyet Esasları ile Servis Modeli Bankacılığı Hakkında Yönetmelik” benzer şekilde bankacılık süreçlerinin dijitalleşmesi ve açık bankacılıktan açık finansa geçiş süreci için en azından başlangıç aşamasında rehber niteliği taşıyor.

  • Kanada, yakın zamanda Kanada Finansal Tüketici Ajansı (FCAC) tarafından yönetilecek bir çerçeve ve gerekli düzenlemeleri oluşturarak açık bankacılığa yönelik engelleri azalttı. 
  • ABD'de Tüketici Finansal Koruma Bürosu (CFPB) tarafından yazılan 1033. Bölüm, ülkede açık bankacılığın büyümesini teşvik etmeyi amaçlayan yeni bir kural olarak öne çıkıyor.
  • Açık finansın gelişimine destek olmak isteyen Avustralya hükümeti de 2020 yılında yürürlüğe giren açık bankacılık rejimini (Tüketici Veri Hakkı - CDR) müşterilerden ilgi görmemesi nedeniyle sektörün veri paylaşımını teşvik edecek şekilde yeniden gözden geçirme kararı aldı. 

Küresel koordinasyon ve işbirliği

Ülkeler bazındaki düzenleyici önlemler, fintech'lerin ve bankaların açık bankacılığı daha etkili bir şekilde uygulamasına olanak tanıyarak ulusal bazda müşterilere sorunsuz bir deneyim sunmayı hedefliyor. Yasal sistemlerdeki, ekonomik önceliklerdeki ve kültürel normlardaki farklılıklar nedeniyle gerçekten küresel düzenlemeye ulaşmak zor olsa da finansal hizmetlerde uluslararası koordinasyon ve standardizasyona yönelik çabalar, eşit rekabet koşullarını teşvik etmek için büyük önem taşıyor.

Açık bankacılıkta başarının anahtarı, sektör çapında işbirliğinde yatıyor. İşbirliğine dayalı bir yaklaşım, finans sektörünün açık bir zihniyeti benimseyerek ve birlikte çalışarak açık bankacılığın potansiyelini en üst düzeye çıkarmasında ve açık finansın benimsenmesinde kilit rol oynayacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Pareto FinTechPareto FinTech

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🧮 Açık finansa geçiş, Deloitte Fast 50

Bankacılık modelinde köklü değişiklere vesile olan açık bankacılık teknolojisi, finansal süreçlerin tümünde dijital dönüşüme rehberlik ediyor. Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye listesini, fintech girişimleri domine ediyor.

11 Ara 2024

🧮 Açık finansa geçiş, Deloitte Fast 50

YAZARLAR

Hüseyin Koyuncuoğlu

Ekonomi ve finans editörü.

Pareto FinTech

Finansal teknolojilerde son gelişmeler, sektörün gündemindeki maddeler, siber güvenlik, yapay zeka, dijitalleşme ve fintech yatırımları, dönüşüm trendlerine yönelik analizler ve uzmanlarla söyleşiler.

İLGİLİ OKUMALAR