En iyilerin en iyisi: Novak Djokovic

Son yıllarda neredeyse her büyük turnuvada olduğu gibi yine tarihe tanıklık ettik ve tek erkeklerde Grand Slam şampiyonluğu rekoru bir kez daha el değiştirdi. Novak Djokovic, 23. Grand Slam kupasını Roland Garros’ta kaldırarak bu yarışta ilk kez öne geçti ve “tüm zamanların en iyisi” unvanını pek çok kişiye kabul ettirdi.
Resme girişi

ATP
Pete Sampras 2002 yılında son Amerika Açık şampiyonluğunu kazanıp toplamda 14 Slam şampiyonluğuna ulaştığında, bu rekorun geçilebileceğine pek ihtimal verilmiyordu. Yalnızca 1 sene sonra Roger Federer ilk Wimbledon zaferini kazandı ve yeni bir çağı başlattı. 2005’te Rafael Nadal ilk Roland Garros şampiyonluğuyla tabloya dahil oldu. Belli ki diğer 3 Slam’de Federer, toprakta da yeni genç rakibi üstün olacaktı.
2008 erkek tenisi için bir kırılma noktası. 20 yaşındaki Novak Djokovic, Avustralya Açık şampiyonu olarak denkleme dahil olurken, o unutulmaz Wimbledon finalinde Rafael Nadal, Roger Federer’i yenerek ilk kez toprak dışında bir Slam şampiyonluğu elde etti.
2010 sezonu sonunda, Roger Federer’in 16, Rafael Nadal’ın 9, Novak Djokovic’in ise 1 Slam şampiyonluğu vardı. Ancak bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. 2010’ların ilk yarısında Novak Djokovic’in gösterdiği performans, bugün geleceği noktayı tahmin ettirmese de, ipuçları veriyordu. Pete Sampras Djokovic’in 2011 yılında Fransa Açık dışındaki 3 Slam’i de kazandığı performansını “spordaki en büyük başarılardan biri” şeklinde tanımlamıştı. Rafael Nadal, rakibi için “muhtemelen teniste gördüğüm en yüksek seviye” demişti.
En iyi sezon

ATP
2011’de olduğu gibi 2015’te de Nadal Fransa Açık’ı kazanırken, diğer 3 Slam’i Novak Djokovic kazandı. Ancak 2011’de aldığı övgülerin de üstünde bir sezon geçirmişti. Novak Djokovic’in 2015 sezonunu, günümüzde hala “bir tenis oyuncusunun geçirdiği en iyi sezon” olarak tanımlayanlar oldukça fazla. Grand Slam turnuvalarının dördünde de finale çıkarak açık dönemde Rod Laver ve Roger Federer’in ardından bunu başaran 3. oyuncu olan Djokovic, bu Slam’lerin üçünde şampiyonluğa uzandı. 8 Masters finali oynayıp 6’sını kazandı. Büyük Dörtlü’ye karşı çıktığı 19 maçta 15 galibiyet aldı. Bu galibiyetlerden biri de Roland Garros’ta Nadal’a karşıydı. Üst üste 15 turnuvada final oynadı. Sezon sonu turnuvasını kazandı. Ve tüm bunların sonucu olarak 52 hafta boyunca 1 numara koltuğundan hiç inmedi.
Belki de bu unutulmaz sezonun tek eksiği, Djokovic’in Grand Slam’i tamamlayamamasıydı. Üstelik Roland Garros’ta çeyrek finalde Rafael Nadal’ı geçebilmesine rağmen! Onu kritik anlarda yenebilmiş bir isim olan Stan Wawrinka, bu noktada hem 28 maçlık yenilmezlik serisini bitiren, hem de Grand Slam’e gitmesini engelleyen kişi olmuştu.
2015 sezonunun sonunda Federer 17, Nadal 14, Djokovic ise 9 şampiyonluğa ulaşmıştı.
Kısa süreli bir düşüş

Guardian
2016’daki Andy Murray fırtınasının ardından 1 numarayı kaybeden Djokovic’in kariyerinde iyi geçmeyen bir dönem var mı diye düşündüğümüzde, 2017-2018 gibi kısa bir dönemden bahsedebiliriz. Avustralya Açık’tan 2.turda elendiği, dominasyon kurduğu Masters turnuvalarında yarı final göremediği bir dönem yaşamıştı 2017 sezonunda. Bir değişim ihtiyacı hissederek uzun süreli koçu Marian Vajda ve ekibinin geri kalanıyla yollarını ayırdı ve Andre Agassi’yle çalışmaya başladı. Son şampiyon olarak geldiği Roland Garros’ta çeyrek finalde Dominic Thiem’e elendi.
Sonrasıysa, bugünlerde yeniden gündemimize kısa süreli de olsa giren dirsek sakatlığı... Wimbledon çeyrek finalinden çekilmesine ve Amerika Açık’ı kaçırmasına sebep olan bu sakatlık, Djokovic’i pek de istemediği bir şekilde ameliyat masasına yatırdı ancak “2 yılın sonunda ağrısız oynuyorum” diyerek yeniden koçu Marian Vajda’yla başladığı 2018 sezonunda onu yeniden 1 numaraya taşıdı.
2018 yılı sonunda tabloya yeniden bakalım: Federer 20, Nadal 17, Djokovic 14
Tarih yazma aşaması
Bence Djokovic’in kendi ağzından da sıklıkla duyduğumuz “tarih yazma, tarihe geçme” aşaması 2019 ile başlıyor. Finalde Rafael Nadal’ı yenerek kazandığı 7. Avustralya Açık şampiyonluğu, Madrid Açık’ta şampiyon olarak kazandığı 33. Masters şampiyonluğu, Wimbledon’daki epik finalde Roger Federer’i 2 maç puanı çevirerek 5 sette yenerek aldığı 5. Wimbledon şampiyonluğu bu tarih yazımının en görkemli sayfalarından birkaçı.
Ya öyle olmasaydı?

NPR
Geriye dönüp baktığımızda, Djokovic’in 2020’den itibaren yalnızca 3 buçuk yıl içinde yaşadıklarını bir roller-coaster’a benzetebiliriz. Amerika Açık’tan diskalifiye olmasını ve Adria Tur’la başlayan, aşı konusundaki duruşuyla ve pandemi kurallarını ihlalleriyle devam edip sonunda Avustralya’dan sınır dışı edilmesine ve tönemli turnuvaları kaçırmasına kadar uzanan süreçleri ve Punto sayfalarında uzun uzadıya ele almıştık. Bu yıllar belki de Djokovic için “ya işler farklı olsaydı” diyeceğimiz yıllar. Ya Amerika Açık’tan diskalifiye olmasaydı? Ya pandemi döneminde o turnuvaları ve Slam’leri kaçırmasaydı?
Bu konuların hepsinde kendi tercihlerinin payı olduğu yadsınamaz ve Djokovic kendi tercihlerini sahiplenen bir kişi. 2020’lerdeki Djokovic kort dışında oldukça tartışmalı konuların içindeyken, korttaysa tam bir terminatöre dönüşen, en iyi sezonuna 30 yaşından sonra yeniden yaklaşabilen, Golden Slam ihtimaline neredeyse kesin gözüyle bakabildiğimiz, tarih yazmaya çok odaklanmış ve Tüm Zamanların En İyisi olacağına — henüz yarışta öne geçmeden— pek çok kişiyi inandırabilen bir karakter.
İlk kez öne geçti

Roland Garros
Sanırım hepimiz, Djokovic’in bugüne kadar hiç öne geçemediği Slam Şampiyonluğu yarışında bir gün öne geçeceğini biliyorduk. Rafael Nadal hala kazanmaya devam etse de, vücudunun kendisi kadar devam etmeye hevesli olmadığı acı bir gerçek olarak yüzümüze çarpıyordu. Roger Federer’in 20 şampiyonluğu, tıpkı bir zamanlar Sampras’ın 14’ü gibi, ulaşılmaz duruyordu ancak önce mucizevi işler yapan Nadal, sonra da yaşını asla göstermeyen ve önünde yılları olduğunu söyleyen Djokovic bize bu rekorun çok daha üstüne çıkacaklarını göstermişti. Ve şu bir gerçek ki, Djokovic’in deposu çok daha dolu görünüyordu.
2022’de Rafael Nadal, yalnızca 1 kere 2009’da kazandığı Avustralya Açık’ta şampiyon olarak Federer’in 20 Slam şampiyonluğu rekorunu geride bıraktı ve Roland Garros’ta rekoru 22’ye çekti. 2023’te Avustralya Açık’ta 10. şampiyonluğuna ulaşarak toplamda 22’ye gelen Novak Djokovic ise, yalnızca 2 kez kazandığı ve “en başarısız Slam’im” dediği Roland Garros’ta 23. Şampiyonluğunu elde ederek, tüm zamanların en çok Slam kazanan erkek tenisçisi oldu ve açık dönemde Slam şampiyonluğu sayısında Serena Williams’ın rekoruna ulaştı.
En iyilerin en iyisi

Roland Garros
Pek çok sporda “tarihin en iyisi” tartışmalarında değerlendirilebilecek sporcuları izlediğimiz müthiş yıllardan geçsek de, bu tanıma uyan 3 sporcunun bir arada yarışması erkekler tenisini çok özel kılıyor. Roger Federer’in tenis üzerindeki neredeyse ilahi etkisi, Rafael Nadal’ın yalnızca tenisin değil sporun gördüğü en büyük dominasyonlardan birine imza atışı ve her koşula rağmen savaşmaktan vazgeçmeyip imkansızları başarışı çok özel. Ancak kabul etmek gerekiyor ki, Novak Djokovic bu üçlü arasında performans olarak bir adım öne çıkan isim ve öyle olmaya da devam edecek gibi görünüyor.
23 Slam şampiyonluğunun yanında 38 Masters şampiyonluğu, 6 ATP Finalleri şampiyonluğu, 388. haftaya girdiği dünya 1 numarası unvanı ve eline geçirdiği pek çok rekorla Djokovic, “Tüm Zamanların En İyisi” unvanına karşı olan sesleri giderek cılızlaştırıyor.
Bence, diğer sporlarda da olan bu unvanı bir seviye yukarı taşımak gerekiyor. Federer, Nadal ve Djokovic Tüm Zamanların En İyi tenisçileri. Djokovic ise bunların “En İyi”si.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Djokovic, ya Amerika Açık’tan diskalifiye olmasaydı? Ya pandemi döneminde o turnuvaları ve Slam’leri kaçırmasaydı?
13 Haz 2023

YAZARLAR

Elif Alper
Tenis yazarı @Punto

Punto Tenis
Tenis gündeminden gelişmelerin analizleri, takvimdeki turnuvaların takibi, Grand Slam öncesi ve sonrası incelemeler, kortun içinden ve dışından hikâyeler.
İLGİLİ OKUMALAR



