aposto-logo
TR
TREN

Evren Haritası #5: Aslı Nuhoğlu

Bir oyuncak tarihçisi, arkeolog, küratör ve sergici.
Evren Haritası #5: Aslı Nuhoğlu

🖍 Evren sahibi: Aslı Nuhoğlu

Sizin deneyimizine göre müze çocuklara mı yoksa çocukluklarına geçip giden bir yaş dönemi olarak bakmayan yetişkinlere mi ait? Peki öğreticiliğin didaktik yapısını bir keşif alanı olarak nasıl konumluyorsunuz?

İstanbul Oyuncak Müzesi her yaş grubundan ziyaretçiye açık dersek yanlış olmayacak. Müzemizde her yaştan ziyaretçi kendinden bir parça ve ilgi alanlarıyla örtüşen hikâyelerle karşılaşabilmekte.

İstanbul Oyuncak Müzesi’nde sadece kendi oyuncak ve oyun tarihimiz değil, tüm dünyanın ortak mirasının eserleri sergileniyor. Geçmiş dönemde yaşanan sosyal, kültürel, ekonomik ne varsa hepsi oyuncaklara yansımıştır. Bu nedenle küçük ziyaretçilerimiz müzeyi gezerken dünya tarihini en yakın arkadaşları oyuncakların dilinden eğlenceli ve akılda kalıcı bir yöntemle öğrenmekte, yetişkinlerse bir zaman tünelinden geçerek belki de tanıklık ettikleri tarihî olayları hatırlamaktadırlar.

Müzenin koleksiyonu kendi yapısı itibarıyla oldukça interdisipliner. Bir şair ve sahne tasarımcısının fiziksel formuna birlikte karar vermiş olması gibi. Peki Çocuk Edebiyatı ve oyuncaklar özelinde nasıl bir birliktelik gözlemleyebiliyoruz?

Müzemiz sizin de belirttiğiniz gibi edebiyatçı ve şair Sunay Akın tarafından kurulmuş ve müzenin her odası sahne tasarım sanatçısı Ayhan Doğan tarafından tasarlandı. Müzeyi gezerken her odada farklı bir dünyanın içine girersiniz; bölümlerde işitsel ve görsel öğelerle anlatılmak istenen tema desteklenir. 

Müzede tiyatro, sinema ve mimari gibi pekçok konudaki gelişim ve değişim oyuncaklarla anlatılıyor. Edebiyat da bu konulardan biri. Müzemizde edebiyatta yer alan hayal kahramanlarının ilk oyuncak örnekleri yer alıyor. 

Örnek vermek gerekirse Antoine de Saint-Exupéry’in yazdığı Küçük Prens adlı kitabın ilk baskılarından birini ve Küçük Prens’in üretilmiş ilk oyuncağını; Oz Büyücüsü’nün, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’in, Don Kişot’un oyuncaklarını görebilirsiniz.

👑 İstanbul Oyuncak Müzesi koleksiyonu
🐭 Fotoğraflar ve kolaj: Alara Demirel


Müze dükkânında tasarımcılarla işbirliği gerçekleştirdiğiniz emek dolu bir dünyanız var. Kitap seçkileriniz nasıl gerçekleşiyor? Özellikle dikkat ettiğiniz detaylar var mı bu süreçte?

Bu sorunuzun cevabı aslında üçüncü sorunuzun cevabının devamı olarak düşünülebilir. Çocukların oynaması için aldığımız oyuncaklar—ki bu oyuncaklar çocuklarımızın geleceğini şekillendirir—aldığımız kitaplarda bir o kadar önemlidir. Bu nedenle de İOM Mağaza’da ziyaretçilerimize sunulan kitapları seçerken önceliğimiz hikâye, anlatım dili ve kullanılan görseller oluyor. Ardından kitabın yayınevi, yazar ve çizerine dikkat ediyoruz. 

Kitap seçiminde bu konuda uzman kişilerden de destek alıyor ve kitapları satışa sunmadan okuyoruz; içerisinde çocuklarımızı olumsuz etkileyecek unsurlar olup olmadığına bakıyoruz.

İlk okuduğunu hatırladığın veya etkilendiğiniz kitap hangisi? Sizde nasıl bir his bıraktı?

Ben 1981 doğumluyum ve benim dönemimde maalesef çocuk kitapları ve kitabevleri bugünkü kadar çok değildi. Okulda okumamız için bir kitap listesi önerilirdi ve o kitapları alarak okurduk. Bu listede genelde Ömer Seyfettin’in kitapları olurdu. 

Açıkçası çocukluğumda okuduğum kitaplardan çok ansiklopedileri hatırlıyorum. Her evde olduğu gibi bizim de ansiklopedilerimiz olurdu ve araştırma yapmak için onların sayfalarını çevirirdik. Ben de en çok canlı dostlarımızın anlatıldığı ansiklopedileri severdim. Büyük bir merak ve istekle ansiklopedinin sayfalarını çevirirken dünyayı paylaştığımız diğer canlıları tanırdım. Şimdi o anları düşününce büyük bir huzur kaplıyor içimi ve doğaya karşı, canlılara neden bu kadar çok sevdiğimi anlayabiliyorum.

🚀 İstanbul Oyuncak Müzesi koleksiyonu
👽 Fotoğraflar ve kolaj: Alara Demirel


İçinde yaşamak istediğiniz evren neresi?

Müzede çalışmaya başladıktan sonra çocuklarla daha çok diyaloğa girdim ve vakit geçirir oldum. Onların dünyaya bakış açısı beni çok etkiledi. Hep çok meraklı, hayalleri olan, ön yargısız, korkusuz, eğlenceli ve kalıpları olmayan bireyler.

Tüm bu unsurların içinde olduğu bir dünyada—ki bu dünya daha yeşil, daha huzurlu ve kahkahanın bol olduğu bir evren olacaktır—yaşamak isterdim. Barış ve huzur dolu, ön yargılardan uzak, kimsenin özgürlüğünü kısıtlamadan tüm canlıların özgür olabileceği bir dünya...

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

tiyatro

Aslı Nuhoğlu

İstanbul Oyuncak Müzesi

Sunay Akın

Ayhan Doğan

Antoine de Saint-Exupéry

Küçük Prens

Oz Büyücüsü

Pamuk Prenses

Yedi Cüceler

Don Kişot

amazon

Alara Demirel

NEREDE YAYIMLANDI?

PiccoloPiccolo

BÜLTEN SAYISI

ÜYELERE ÖZEL

🧸 İstanbul Oyuncak Müzesi ve Sunay Akın'ın hikâyesi, nostaljik çizgi filmler

İstanbul Oyuncak Müzesi'nin çocukluk ve yetişkinlik arası kurduğu diyalog üzerine gidiyoruz: Sunay Akın'ın hikâyesi, bir oyuncak tarihçisinin evreni ve nostaljik çizgi filmler.

17 Eki 2022

Fotoğraflar: Alara Demirel

YAZARLAR

Piccolo

Aktivist okur-yazar dergi. Her pazar 12.00'de.

İLGİLİ OKUMALAR

;