
Bir süre daha Fenerbahçe’den bahsederken Obradovic’i anmadan geçemeyeceğiz gibi görünüyor. Obradovic ile yolların ayrılması sonrası kabuk değiştiren ve yeni bir yapılanmaya giden Fenerbahçe’de takımın başına Igor Kokoskov geçti.
Kadroda da yapılan köklü değişiklikler sonrası 2020/21 sezonu pek de iyi başlamadı. İlk 15 maçında yalnızca 6 galibiyet alan Fenerbahçe, Olympiacos galibiyetiyle kötü gidişe dur dedi ve Marko Guduric’in de takıma katılmasıyla 10 maçlık galibiyet serisiyle beraber Play Off’un iddialı ekiplerinden biri haline geldi.
Covid vakalarının etkisiyle baş antrenör de dahil birçok eksikle çıkılan CSKA serisi kaybedilmiş olmasına rağmen Kokoskov ve takıma güven, yeni sezona yönelik de umut artmıştı.
Yaz transfer dönemine de hızlı girdi Fenerbahçe. İsmet Akpınar ve Pierria Henry ile guard pozisyonunu, Achille Polonara ve Devin Booker ile de uzun pozisyonu güçlenen takıma forvet katkısı da Bursaspor’dan Marial Shayok ve Pınar Karşıyaka’dan Metecan Birsen ile yapıldı. Tüm zihinlerde yeni sezonun hevesle oynanmaya başladığı süreçte koç Kokoskov’dan gelen kötü haber herkesi şaşırttı.
Koç, yardımcı antrenör olarak NBA’e dönme kararı almıştı ve bu sırada Euroleague koçları da takımlarını bulmuştu. Koç arayışında pek alternatifi kalmayan Fenerbahçe, tercihini yine bir Sırp koçtan yana kullandı ve Virtus Bologna’dan ayrılan Aleksandar "Saša" Đorđević ile anlaşma sağladı. Yeni koçunu bulduktan sonra da uzun süredir transferi için mesai harcanan Şehmus Hazer takıma katıldı.
Önceki sezondan dokuz oyuncuyla yollarını ayıran Fenerbahçe Obradovic sonrası ikinci sezonuna da yepyeni bir kadro ve koçla başlıyor. Sezon öncesi maçlarına bakılırsa koçun takıma geç katılması, kadronun yakın zamanda bir araya gelmesinin de etkisiyle henüz hazır olmadıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Hücumda akışkanlık sorunu ilk göze çarpan detay. Topla yaratma konusunda işler yine De Colo ve Guduric’e kalacak gibi duruyor. Pierria Henry’nin performansı umut vadetse de en azından şimdilik takımı sürüklemekten uzak görünüyor. Marial Shayok ise bu seviye için tam bir sürpriz yumurta. Ne oynayacağı merak konusu. Şehmus’un katılımıyla daha da tempo kazanacak ekibin kısa rotasyonu da oturmuş olacak.
Uzunların başını her sezon olduğu gibi Vesely çekecek. Artık gerçek bir Euroleague efsanesine dönüşen Çek yıldızın her sezon olgunlaşan ve büyüyen oyununa Fenerbahçe bu yıl da çok ihtiyaç duyacak. Polonara ve Booker ile güçlenen uzun rotasyonu, kısalara göre daha istikrarlı görüntüsüyle güven veriyor. Hızlı ve hareketli uzunların varlığı hücum çeşitliliğini artırmasının yanında savunmada da kısaları rahatlatacak seviyede esnekliğe sahip.
Kalitesi tartışılmaz olsa da uyumları konusunda soru işaretleri bulunan yeni takviyelerin yanında De Colo, Guduric ve Vesely üçlüsü bu sezon da Fenerbahçe’nin yolunu çizeceğe benziyor.
Sırbıstan Milli Takımı kariyerinin ardından kulüp kariyerinde de isteneni veremeyen koç Djordjevic için ise Fenerbahçe tam anlamıyla bir geri dönüş fırsatı sundu. Tecrübeli yıldızların önderliğinde hedefleri olan ve hevesli parçalardan kurulu Fenerbahçe için bu sezon da Play Off sürpriz olmayacak hatta Final Four da şaşırtmayacaktır.
JAN VESELY
Uzun kolları, hızlı ayaklarıyla Partizan performansı dikkatleri çektikten sonra 2011 Draft’ında altıncı sıradan seçilerek NBA’e adım atan Vesely, üç sezonluk NBA kariyerinde pozisyonuna göre ince kalan fiziğinin etkisiyle beklenen patlamayı bir türlü yapamadıktan sonra 2014’te Fenerbahçe formasıyla Avrupa’ya dönerken ne hesaplamıştı bilinmez.
Belki geri dönme belki de ait olduğu bir ev bulma umuduyla gelmişti. Bugün geldiği nokta gelişimine tanık olanlar için gerçek bir büyüme hikayesi.
Atletizmi ve hızıyla her yere zıplayan sıra dışı uzun profiline Obradovic etkisiyle o kadar çok özellik kattı ki şu an Fenerbahçe kadrosu için tam anlamıyla bir tutkal görevi görüyor. Zira gelişimi sadece saha içiyle kalmadı, gün geçtikçe olgunlaşarak gerçek bir efsaneye dönüştü.
Geçtiğimiz sezon da Fenerbahçe’yi ayakta tuttuğu bir sezon oldu. Kırılgan, duygusal yapısından uzak görüntüsüyle sahada hükmeden Vesely’nin 13.1 sayı, 5.3 ribaunt, 2.7 asistlik istatistikleri dahi yaptıklarını yeterince özetlemiyor.
İkili oyun değişimlerinde kısalara yaptığı savunma, alametifarikası olan çember savunmasının yanında hücumda topa yön vermesi, orta mesafe tehdidiyle savunmayı açma becerisi kağıt üzerinde yazmayan ama Vesely’i ön plana çıkaran özelliklerin başında geliyor.
Fenerbahçe’de geçen yedi sezonun ardından takımın ağabeyi rolünü de almış görüntüsüyle, ekibin düştüğü anlardaki müdahaleleriyle momentum değiştirebilen böylesine etkili bir silaha sahip olduğu için Fenerbahçe taraftarı çok şanslı.
Şu an Euroleague’de takımı adına Vesely kadar önemli olan oyuncu sayısı kısıtlı ve geçen sezonki Play-Off kaçırma şanssızlığının benzerini yaşamadığı takdirde bu sezon da adından sıkça söz ettirip MVP adayı olacak bir performansa imza atmasını beklemek abartılı olmaz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


