Hainish Cycle / Hainli Döngüsü

Ya da Ekumen Döngüsü
Hainish Cycle / Hainli Döngüsü

Ursula K. Le Guin'e eserlerini hangi sıra ile okumak gerekir sorusu çok geldiğinden bu konuda yorumunu yapmış. Söylediğine göre aslında Hainli Döngüsü'nden tam anlamıyla bir evren ya da döngü olarak bahsetmek doğru değil. Bazı kitaplar arasında bağlantı açık bir şekilde varken bazılarında yok denecek kadar az ve karanlık. Bazı büyük kopukluklar da var bu döngüde diyor; mesela Zihin Konuşması'na Karanlığın Sol Eli'nden sonra ne oldu ve neden yok oldu? Ama yine de kabaca bir sıra vermem gerekirse diyerek seriyi şöyle sıralıyor.

"Konuyu kısaca özetlemeye çalışırsam; bundan çok çok uzak yıllar önce, içinde Dünya'nın Terra adıyla bulunduğu gezegenler topluluğu arasında Hain gezegeninin önderliğinde bir birlik kuruluyor. Ancak bu birlik bir süre sonra çöküyor. Çökmesiyle birlikte birbirlerinden haberleri dahi olmayan canlı toplulukları farklı gezegenlerde yaşamaya devam ediyor. Bir kısım gezegenlerde genetikleri değiştirilmiş canlılar olduğu biliniyor. Kimisi zihin konuşması yapabilirken kimi türler teknolojiyi hiç bilmiyor. Yıldızlararası uçuş da bir noktada bitiyor, iletişim tamamen kesiliyor ve geride kalanlar yeniden bir birlik oluşturmaya ve iletişim kurmaya çalışıyorlar."

  • Rocannon'un Dünyası : Metis'ten çıkan bu eser Le Guin'in ilk romanı. Sadece bu yönüyle bile okunmaya değer. Başka bir gezegene araştırma için yolculuk eden Rocannon'un hikayesinde; yıldızlararası yolcululuk, birbirlerine pek benzemeyen canlılar, uzun gece adı verilen gidiş geliş arasında çok uzun yıllar geçen seyahatler var. 
  • Sürgün Gezegeni :   İthaki Yayınlarının çıkardığı serinin ikinci kitabının hikayesi çok tanıdık. Tabi ben yeni okuduğum için. Sürgün Gezegeni'nin ana temaları arasında, uzun uzun yıllar süren kış, kış şehri, duvarlar, duvarların arkasında yabaniler ve hep gerginlik hali yaratan "kış geliyor" korkusu... Ama bunun yanı sıra bir sonraki kitap ile tamamen oturan bir konu daha var. İsmi Sürgün Gezegeni çünkü buraya araştırma için gönderilmiş bir grup insan var. Birlik dağıldığı için burada unutulmuş ve yüzyıllardır diğer halklarla bağlantı kurmadan yaşayan bir halk. Gelişmiş olanın diğerini küçük görmesi, yok sayması, ırkçılık üzerine çok şey anlatılıyor. Kitabın başında yazarın yıllar sonra yazdığı bir önsöz var. Ursula K. Le Guin, bu kitabı ilk yazdığında onun için cinsiyetlerin bir önemi olmadığını, bazı yazdıklarında kadınların  daha arka planda kalmış olduğunu ama sonrasında tamamen bu durumun değiştiğini de söylüyor.


  • Yanılsamalar Kenti: İmge Yayınları ile ulaşabildiğimiz bu kitap serinin üçüncüsü. Burada da yine başka bir gezegenden gelmiş ve kendini bulma yolculuğu yapan bir baş karakterimiz var. Yalan üstüne kurulu bir dünyada yaşamak, bu yalana inanmak istemeyenlerin dışlanmış hayatı, küçük bir grubun bir dünyayı izole bir şekilde yönetmesi ve bir kişinin kendi gezegenini keşfetme yolculuğu. Hainli Döngüsü'nü başından itibaren okunduğunda bu kitapla beraber bir çok konu netleşiyor.
  • Karanlığı Sol Eli :  Ayrıntı Yayınlarının çıkardığı serinin dördüncü kitabı pek çok kişinin genel olarak Ursula K. Le Guin favorisi. Bu kitabın ana teması ise cinsiyet kavramları ve tabular. Ve tabi ki yine farklı gezegenler arası seyahat eden gezginler var.
  • Mülksüzler : Metis'ten çıkan bu epik ve destansı roman için burada ne söylesem elbette az kalır. Yıllar önce okumuştum. Şimdi ise bu döngü içinde tekrar okuyacağım o yüzden açıkçası çocuk gibi heyecanlıyım. Anarşizm ile ilgili kurgu dışı eser arayışınızda ilk karşılaşılacak eser olan Mülksüzler'de artık Ekümen birlik vardır. Gezginler yine vardır. "Gerçek yolculuk, geri dönüştür.

  • Dünyaya Orman DenirMetis ile ulaştığımız bu eserde iletişim, iletişimsizlik, türler, ırkçılık, militarizm ve tabi ki çevre adına çok şey anlatılıyor. Okuduğum en iyi Ursula K. Le Guin eserlerinden biri. Başka gezegenden gelip o gezegenin yerlisi olan insanları ağaç kesmek için köleleştiren kişilere karşı bir direniş hikayesi Dünyaya Orman Denir. Görünüşleri, dili ve her şeyleri ile dışlanırlar. Çok çok kötü koşullarda yaşamaya mecbur bırakılırlar. Ormanları yani onların dünyaları, her şeyleri gözleri önünde başka bir gezegenin odun ihtiyacı için yok edilir. Seri içinde tekrar okumak çok güzel olacak. Bu arada eserin Avatar'la benzerlikleri de zamanında ayrıca konuşulmuştur. 
  • Bağışlanmanın Dört Yolu : Yine Metis ile ulaşabildiğimiz serinin yedinci kitabı, dört farklı hikayenin birbirine seslenmesi ile kölelik, kadın olmak, savaş ve özgürlükler üzerine bir bilimkurgu.
  • AnlatışBir ekümen gözlemcisinin araştırma için başka bir gezegene gönderilişini konu alan bu eser İthaki tarafından yayınlandı. Ama bu araştırmacı gittiği yerde bilgiye ulaşamaz. Le Guin'in çoğu eserinde ara ara seslendiği gibi bilginin yok edilmesi, bilgisizliğin yüceltilmesi, bilim ilerlemezse yaşayacağımız geri dönüş ve bilgiye ulaşamazsak artık ona ihtiyacımızın kalmayacağı ve "bir nesil cehaletin mutluluk olduğunu sanarsa bir sonraki nesil artık cehaletini bile -bilginin ne olduğunu bilmediğinden- farketmeyecektir." vurgusu bu eserde de var. Henüz okumadım ama bu vurgusu nedeniyle en merak ettiklerimden biri.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR