Hangi bakım verenden bahsediyoruz?

Görsel betimleme: Çeşitli kültürlerden ve toplumlardan çocuklar, ailelerini çizdikleri resimleri göstererek aile yapılarını tanıtıyorlar.
Duyarlı, olumlu, dijital, demokratik, izin verici, ilgisiz, otoriter, koruyucu… Bakım verenlerin yaklaşımlarını, tutumlarını, becerilerini ifade etmek için kullanılan onlarca sözcük. Her ailede, her bakım veren ve çocuk ilişkisinde olan kendine özgülüğü ve biricikliği kabul ederek bazı terimlerden bahsetmek istiyoruz.
Bakım verenlerin zihninde çocuğun gelişim basamakları, bireysel farklılıkları, okula uyumu, disiplini, duyguları, sorumluluk bilinci, aile ve arkadaşlık ilişkileri, cinselliği, teknoloji kullanımı, sorunlarla başa çıkma becerisi, özgüveni gibi konuları içeren birçok soru dolaşıyor. Bakım veren olmaya dair farklı yaklaşımların çıkış noktası da bu sorular ve sorulara yönelik izlenmesi gereken yöntemler oluyor. “Olumlu ebeveynlik”, “duyarlı ebeveynlik” ve “dijital ebeveynlik” de sorulara cevap ararken izlenebilecek yöntem ve önerilerden yalnızca birkaçı.
Olumlu ebeveynlikte saygı temelli iletişim, öz disiplin, tutarlılık, demokratik yaklaşım, gözlem ve aktif dinleme esas alınıyor. En önemli noktaları arasında çocuğu bir birey olarak kabul ederek ihtiyaçlarını, isteklerini, duygularını, yeteneklerini gözlemleyerek kendi eğilimlerini bulmasına ve kendini geliştirmesine alan açmak yer alıyor. Olumlu ebeveynlikte çocuğun bireyliğini kabul etme bağlamında basit bir örnek olarak çocuğa “anneciğim” veya “babacağım” diyerek seslenmek yerine ismini kullanmayı verebiliriz.
Olumlu ebeveynliğe ek olarak duyarlı ebeveynlik yaklaşımı, bakım veren kişinin, çocuğun tüm ihtiyaçlarına yönelik sinyallerine hızlı ve uygun etkileşimlerle cevap vermesini ifade ediyor. Bu yaklaşım özellikle bebeklik döneminde çocuğun gelişimini desteklemek adına önemli bir yer tutuyor. Çocuğun fiziksel veya duygusal ihtiyaçlarını vücut hareketlerinden, mimiklerinden, ses tonundan gelen sinyallerin farkında ve bilincinde olarak önleyici empati ve güven duygusunu yaratacak sürekli ve tutarlı davranış ve tepkilerde bulunmayı örnekler arasında verebiliriz.
Dijitalleşen dünyada bakım veren olmak yalnızca ev ve okul ortamlarıyla sınırlı kalmıyor. Bakım verenlerin dijital çağa uygun olarak sorumlulukları da değişiklik ve artış gösteriyor. Dijital ortamlarda siber zorbalık, internet bağımlılığı, kimlik ve bilgi hırsızlığı, yanlış bilgi gibi riskler yer alabiliyor. Örneğin, yeni terimlerden biri olarak, bakım verenlerin sosyal medya platformlarında çocuklarına ait fotoğraf, video, doğum günü, mezuniyet, hastalık, ameliyat vb. kişisel bilgileri içeren paylaşımlar yapmasına İngilizce paylaşma (share) ve ebeveynlik (parenting) kavramlarının birleşiminden oluşan “sharenting/paylaşan ebeveynlik” deniyor. Bakım verenlerin çocuğunu olumsuz durumlara karşı koruması, dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmesi, fırsatların ve risklerin farkında olması gibi sorumlulukları bizi “dijital ebeveynlik” kavramıyla buluşturuyor.
Tüm bu kavramlar, uçsuz bucaksız bir alanın kapısını aralayan farklı yaklaşımlar, yetkinlikler, cevaplar…Yöntem ve yaklaşımları, toplumsal, kültürel, sosyoekonomik olarak farklılıklar gösteren aile dinamiklerine uyarlamaksa bakım verenlerin göz önünde bulundurulması gereken noktalardan biri.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


