Tutarlı ve devamlı yazmak

Her sabah 06.30'da

Atilla ve İlkim’le sohbet etmek üzere oturduğumuzda Aposto yayıncılık değerlerimizden olan “consistency” ve “persistency” kavramlarını düşünüyoruz: tutarlılık, devamlılık, sabitlik, istikrar... Aposto Gündem, üç yıldır bu değerleri en güzel şekilde örnekleyen yayınlardan. İlk olarak bunu nasıl başardıklarını soruyoruz, İlkim cevaplıyor: 

“Ekibe katılan herkese zaten etik söylemler, değerler ve bakış açısıyla ilgili bilgi veriyoruz, neyi nasıl yazdığımızı anlatıyoruz. Ama çok katı, ‘şöyle ilerleyecek’ gibi kurallarımız yok. Çünkü bence insanların kendi dokunuşlarının olması da Gündem’i güzel yapan şeylerden. Beş kişi beş farklı dokunuşa sahip.”

Gündem ekibi için amaç formatta ya da dilde bir tek tipleşme değil. Önemli olan belirli yayın ilkeleri: nefret söylemlerini tekrar etmemek, doğruluğu teyit edilmemiş haberi vermemek, güncelliği geçmiş haberi vermemek… Ama bu çerçeve içinde editörlerin özgürce çalışması. Atilla şöyle açıklıyor:

“Bir haberi verirken onu bağlamından koparmadan, yanıltıcı ya da yönlendirici bir dokunuşta bulunmadan ve onu boşlukta, izole bir şey olarak değil, geçmişiyle birlikte vermek önemli. Neden önemli olduğunu, bu haberi neden seçtiğimizi okurun da rahatça görebileceği bir şekilde yansıtıyoruz.”

Atilla Aposto’nun iş dünyası yayını Pareto’nun ismini aldığı pareto prensibine atıfta bulunuyor. 80/20 kuralı olarak da bilinen pareto prensibi, sonuçların %80’inin, nedenlerin %20’sinden kaynaklandığını ileri sürüyor. Atilla bunun Aposto Gündem’in yayıncılık anlayışı açısından da anlamlı olduğunu söylüyor:

“Herhangi bir haber metnini açtığınızda haberin en önemli kısmı, haber metninin yüzde 20’sinde yer alıyor, geri kalan yüzde 80’lik kısım yer doldurmak için yazılıyor. Biz aslında bilginin yüzde 80’inini taşıyan o yüzde 20’yi vermeye çalışıyoruz. Okurlara belki gün içinde 2-3 saatte alabilecekleri haberi 6-7 dakikada okuyabilecekleri şekilde vermeye çalışıyoruz.”

İlkim bülten formatı üzerinde düşünmeye devam ediyor:

“O kadar büyük bir çalışma var ki burada, aslında bu emeği bildiğim için belki de gerçekten en doğru olacak şekilde araştırılıp okunarak bir araya getirilen bilgilerin sentezlendiği bir süreç olduğunu biliyorum. Bu yüzden bence bültenimiz emeğinin karşılığını alan bir bülten. Toplayan, derleyen, çer çöpten uzak bir yayın çıkarıyoruz."

Atilla Mark Twain’in olduğu iddia edilen, hepimizin bildiği bir söze atıfta bulunuyor:

“’Kısa yazacak kadar vaktim yoktu’… Aposto’nun özelliği bu, okurun bunların hepsini takip etmesi ve içeriği damıtması mümkün değil. En açıklayıcı olacak şekilde haberleri derliyor, derlediğimiz haber içeriğini de ilmikten geçirdikten sonra okura sunuyoruz.”

Bu habercilik anlayışını yeni medya olanaklarını kullanarak sürdürüyorlar. Aposto Gündem’in başından beri sürdürdüğü e-posta bülteni, Aposto’nun yenilenen mobil uygulamaları, yeni, aylık "pop-up" bülten Odak… Aposto Gündem'in çeşitli projeleri bir arada, birbirini destekleyerek gelişiyor. 

İlkim bu konuda şunları söylüyor:

“Türkiye’de Aposto farklı bir deneyim yaşattı. ‘Bülten’ çok gelişmiş ya da bilinen bir şey değildi. Bu değişimin içinde var olan bir ekip olarak değişimlere, dönüşümlere, yeniliğe her zaman açığız. Röportaj, karşılıklı iletişim gibi haberciliğin temelinden gelen, olması gereken taraflar arasında denge kurmak gerekiyor. Ekibimiz için faydalı olan yenilikleri alıp, eskiden gelen belirli alışkanlıkları da bırakmamaya çalışıyoruz.”

Okurlar Aposto Gündem'i bir seferde, 3-5 dakikada bitirmeye alışık. Ama bu, e-posta kısıtlamalarının olmadığı daha doygun bir şekilde bilgi sunmak, bir konuyu derinlemesine keşfetmek için engel değil. Atilla Aposto’nun yenilenen mobil uygulamaları üzerinden örnek veriyor:

"Güncel olan ama güncelliğini de uzun süre yitirmeyecek, konuşulmaya devam edecek konularda daha kapsamlı çalışmalar yapıyoruz, Odak gibi. Bunlar mobil uygulama için daha uygun çünkü okurlar için de yayınları takip etme konusunda pek çok avantajları olacak bir deneyim. E-postalar gibi bir seferde değil, yazıları istedikleri zaman devam etmek üzere kaydederek okuyabilecekler.”

Tabii eski formatların ve geleneksel medyanın en büyük sıkıntısını da konuşmadan edemiyoruz. İlkim “Burada kalemim özgür” diyor ve onun için Aposto’yu Aposto, Gündem’i Gündem yapan en önemli şey aslında bu.

“Ben herhangi bir konuda geri durduğumu ya da kimsenin beni geri tutmaya çalıştığını hatırlamıyorum. Geleneksel medyada çok fazla iş öğrendim, ama bir noktadan sonra kendi kendine tecrübe ederek öğrenmek çok değerli. Geleneksel medyanın belirli kuralları, kalıpları var, onları kabul etmediğim için çok mutluyum.”

Bunun için biz de çok mutluyuz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto P.S.Aposto P.S.

BÜLTEN SAYISI

✒️ Aposto Gündem ile tutarlı ve devamlı yazmak

Aposto Gündem ekibinden Atilla ve İlkim’le teknoloji ve habercilik üzerine.

07 Eyl 2022

✒️ Aposto Gündem ile tutarlı ve devamlı yazmak

YAZARLAR

Aposto P.S.

Aposto'dan gelişmeler, ürün güncellemeleri, yazar ve yayın topluluğumuzdan hikâyeler, röportajlar, medya sektörüne ve entelektüel üretime dair perspektifler ve daha fazlası.

İLGİLİ OKUMALAR