Hırvatistan

Hırvatistan

Parlak bir basketbol geçmişine sahip olan Hırvatistan, son yıllarda eski günlerini arıyor. Nispeten kolay bir grupta yer alan Hırvatların kadrosu, şaşaalı günlerinden uzak. Şu sıralar sahip oldukları ekol dışında pek de güçlü bir dayanakları yok gibi.

Yazı Nasıl Geçirdiler?

Dünya Kupası Avrupa elemelerinin kuşkusuz en büyük sürprizi, grubunu son sırada bitiren Hırvatistan oldu. Finlandiya ve Slovenya’ya iki maçta da kaybeden Hırvatlar, tek galibiyetine İsveç karşısında uzanmıştı. Hazırlık maçlarında da parlak bir görüntü vermeyen takım, sadece Macaristan’ı mağlup etmeyi başardı. Kuşkusuz koç Damir Mulaomerovic’in takımını Eurobasket 2022’ye fiziksel olarak hazırlamanın yanı sıra zihinsel olarak da hazırlamak için bolca mesai yapması gerekiyor.

Avantaj: Açlık

80’li yılların sonu ve 90’lı yılların ilk yarısı Hırvat basketbolunun en parlak dönemleriydi. Eski Yugoslavya’nın son yıllarına Drazen Petroviç, Toni Kukoç ve Dino Radja gibi önemli isimlerle damga vuran Hırvat basketbolu, 1992 Barcelona Olimpiyat Oyunları’nda da final oynamayı başardı. Bu görkemli dönem sonrası Avrupa Basketbol Şampiyonaları’nda üç kez yarı final gören Hırvatların son yıllardaki başarısızlıklarının ardından, eski görkemli günlerine dönmek adına büyük bir açlık yaşadıkları kesin. Dünya Kupası Avrupa elemelerinde yaşanan büyük hayal kırıklığı, Damir Mulaomerovic’in koçluğunda Bojan Bogdanovic, Mario Hezonja, Ivica Zubac ve Dario Saric’li kadroyu büyük bir sınavın beklediğini bizlere gösteriyor. Tüm bu olumsuzluklar bazen takımlara ekstra bir motivasyon da getirebiliyor. Hırvat basketbolcuların da ülkelerine kendilerini kanıtlamak ve yeniden basketbolun zirve takımlarından biri olarak anılmak için güçlü bir açlık duydukları kesin.

Dezavantaj: Derinlik

Hırvatistan, Avrupa Basketbol Şampiyonası’na tecrübeli ve genç oyunculardan kurulu bir kadroyla geliyor. Takımın iskeletini oluşturan tecrübeli oyuncuların kalitesi tartışılmaz ancak genç oyuncuların bu seviyede ne derece faktör olabileceği kocaman bir soru işareti. Guard pozisyonunda her zaman kaliteli basketbolculara sahip olan Hırvatların, bu şampiyona için combo guard Jaleen Smith’i transfer etmeleri de içine düştükleri sıkıntıyı bariz şekilde ortaya döküyor. Üstelik Smith’i yedekleyecek derinlikte bir guard yelpazesine sahip olmadıklarını da belirtmek gerek. Tecrübeli ve kaliteli oyuncuların, sürelerin büyük bir bölümünü paylaşması durumunda Hırvatistan’ın maçlar ilerledikçe yorgunluk ve sakatlık riskiyle karşı karşıya kalacağını öngörmek zor değil. Hal böyleyken, koç Damir Mulaomerovic’in nasıl bir tercih yapacağı daha da önem kazanacak. Yeterli derinliğe sahip olmayan takımını diri tutmak adına genç oyunculara güvenecek mi yoksa risk alıp tecrübeli oyuncularla mı yola devam edecek? Hangi kararın çıkacağı bir yana şampiyonanın en zorlu görevlerinden birine Damir Mulaomerovic’in soyunduğu kesin.

Fark Yaratan Oyuncu: Mario Hezonja

Avrupa’nın en yetenekli aynı zamanda sahada ne yapacağı en bilinmez isimlerinden biri kuşku yok ki Mario Hezonja. Krunoslav Simon’un sakat geçirdiği sezon sonrası böylesine yoğun bir şampiyonayı ne denli verimli geçireceği büyük bir soru işaretiyken, Hezonja’nın performansı daha da büyük önem kazanıyor. Geçmiş yıllardaki istikrarsız dönemleri sonrası bu yıl Unics Kazan’da iyi bir sezon geçiren Hezonja, bunun ödülünü Real Madrid’e transfer olarak almıştı. Hırvatistan; Bojan Bogdanovic, Ivica Zubac ve hatta Dario Saric’ten neler alabileceğini biliyor ancak iyi bir Hezonja ile yıllar önceki başarılı günlerine yaklaşabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş