İki piyango hikayesi: Emin ve Servet

Türk medyasındaki bazı haberlerin doğruluğundan şüphe etmek elde değil.
İki piyango hikayesi: Emin ve Servet

1930'larda piyango hakkında yayımlanmış iki haber benzerlikleri sebebiyle dikkat çekiyor.

Piyango dolandırıcılığını konu alan ilk haberin ana kahramanı 12 yaşında bir çocuk, ismi Emin. İkinci haberin kahramanı ise 60 yaşlarında, Servet isimli bir erkek.

29 Ağustos 1933 tarihli Vakit gazetesinde yer alan "12 Yaşında Bir Sahtekar" başlıklı haber şu cümlelerle başlıyor: "Küçükpazar'da tayyare piyango bayiliği yapan Rifat Efendi'nin dükkanına 12 yaşlarında bir çocuk girerek Rifat Efendi'ye bir mektup vermiştir." Zarfın içinden iki tane piyango bileti bir tane de mektup çıkar. Mektubun sahibi, "Sevgili Rifat Efendi" diye söze başlar ve "Bugünlerde çok rahatsızım. Bu sebeple piyango biletini aldığım dükkanınıza gelemiyorum. Zarfın içindeki iki bilete ikramiye isabet etmiştir. Parayı mektubu size getiren çocukla birlikte göndermenizi rica edeceğim" diye devam eder. Rifat Efendi bu satırları okurken postacı çocuk dikkatle ona bakmaktadır. Numaraları kontrol eden Rifat Efendi, iki biletin toplam ödülü olan 62 lirayı çocuğa verir. Sonrasında biletleriyle birlikte Tayyare Piyango Müdüriyeti'ne giden Rifat Efendi, dolandırıldığını, biletlerin üzerindeki numaralarla oynandığını öğrenir. Küçük sahtekar onu dolandırmıştır. Yapılan araştırma sonucu 12 yaşındaki Emin isimli dolandırıcı yakalanır ve suçunu itiraf eder. Dolandırıcılığın yapıldığı biletlere dair çekilişte büyük ikramiye 40 bin'dir. Emin, sadece 62 liralık bir dolandırıcılık yaparak belki de bir bisiklet almak istemektedir.

Diğer haber ise 8 Haziran 1934 tarihli Son Posta gazetesinde yayımlanmış. "Piyango talihlisi Servet Bey'in Macerası" başlığını taşımaktadır. Haberin başrolü Servet Bey, yaşına rağmen dinç ve kuvvetlidir, telgrafhanede çalışan bir memurdur. Kendisine 100 bin liralık büyük ikramiye vurmuştur. Paranın bir kısmını evde saklamaktadır. Ancak eşi, "vahme kapılmış, derin sevgi hisler ile bağlı olan bu ailenin arasından bir kara kedi gölgesi geçer gibi olmuş, bu paranın ruhu saadet yuvalarını bombalayacağını ve evlerinin huzurunu yıkacağını zannedip sinir buhranı geçirmiş." Servet Bey'in eşi, bu his ile paraları makasla kıyım kıyım doğrayıp parçalamış. Parça pinçik olmuş paraları bir torbaya doldurup "Ailemizin saadetini bozacak gibi görünen paralar işte" diyerek Servet Bey'in önüne koymuş. Servet Bey, tüm sükunetiyle eşinin sinirlerini yatıştırdıktan sonra seri numaralarına göre paraları birleştirmeye çalışmışlardır. Servet Bey'in Son Posta muhabirine konuyla ilgili  verdiği demeç şu şekildedir: "Her evde olduğu gibi aile arasından ufak bir sinir cereyanı geçti ve her şimşekli havadan sonra beklenen temiz ve güneşli bir sabah gibi yine samimiyetimiz berdevamdır."

1930'lardan bu iki haber, okuyucuyu şüpheye düşüren özelliklere sahip. Piyango dolandırıcılığı yapan çocuğun adı, "güvenilir" anlamına gelen Emin; büyük ikramiye vuran ve paraları kıyım kıyım doğranan kişinin ismi "zenginlik" anlamına gelen Servet'tir. Kozmik Şakacı'nın işi gibi gözüken bu tesadüfler, haberin doğruluğu hakkında şüpheye düşmemize yol açıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Piyango teminattır, kumbara ihtimal #58

tayyare piyangosu, tek kollu gazi cemal, iş bankası kumbaraları...

27 Ara 2022

Cengiz Kahraman Koleksiyonu, Yapı Kredi Arşivi

YAZARLAR

Oğul Doğa Gökşin

https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.

İLGİLİ OKUMALAR