
İlk olarak bize yaptığınız müzikten bahseder misiniz? Müziğiniz hangi noktalara değiniyor?
Müziğimiz her grup üyesinin beraberinde getirdiği geniş bir müzik tarzı skalasından oluşuyor. Şimdiye kadar sahip olduğumuz en iyi tanım ‘Electro-Ethno-Reggae’ ama açıkçası Anna RF’in müziği bundan çok daha açık... Müziğimiz ana fikir olarak çoğulculuk ve birlikten, sevgi, seyahat ve diğer pozitif konulardan bahsediyor.
Bestelerinizde nelerden ilham alıyorsunuz?
Yolculuklarımız sırasında çevremizden, farklı kültürlerden ve bizi çevreleyen sanattan ilham alıyoruz. İlhamımızın çoğu boşluğu ve uçsuz bucaksız açıklığı ile bizi etkileyen çöllerden geliyor.
Videolarınızın konseptini ve montajlanması gibi teknik işleri de siz mi yapıyorsunuz?
Kesinlikle evet! Sanatımız hakkındaki tüm teknik işleri kendi kendimize yapıyoruz. Oluşturma, kaydetme, miksaj, çekim, düzenleme hatta sosyal medya ve grafik, her şeyi biz yapıyoruz.
Daha önce dünyayı ve çölü stüdyonuz olarak gördüğünüzü söylemişsiniz. Çöl sizi neden bu kadar etkiliyor?
Çöl bize boşluğuyla ilham veriyor. Sessizliğin bizi ses ve ilhamla doldurduğunu hissediyoruz. Çöldeyken sınırların yokluğunu kesinlikle hissedebilirsiniz... Hem dışarıdan hem içeriden.
Oldukça keyifli bir ekip olduğunuz görünüyor. Farklı bir tarzınız var, bize biraz yaşam felsefenizden bahseder misiniz?
Grubun her üyesi her biri başka müzik tarzlarından etkilenen çok farklı insanlar. Arkadaşlığımız çok iyi ve gittiğimiz yerlerde tanıştığımız her insanla ırk ve benzeri konular gözetmeksizin arkadaşça ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. Birçok enstrüman çalabiliyorsunuz, çeşitli simgeleriniz var yani dinleyicileriniz sizi artık bunlarla özdeşleştiriyor.
Bu tarzı koruyarak müzik yapmaya devam etmenin sizin için zor yanları var mı?
Biz Ortadoğu müziğinin eski geleneklerini modern ve hafif bir yaklaşımla oluşturmaya çalışıyoruz. Müzik tarzının sürekli değişen bir şey olduğuna inanıyoruz ve biz de bunun bir parçasıyız.
Siz kimleri dinlersiniz?
Anne ve babalarımızı :)
Sosyal hayatınızda, müziğin dışında neler yapıyorsunuz?
Sosyal hayatımızın merkezinde grubumuz var. Yılın çoğu zamanı turne yaptığımız için birçok harika insanla tanışıyoruz, çoğunu her yıl tekrar tekrar görüyoruz ve bizim için aile gibi oldular. Örnek olarak Türkiye bizim ikinci evimiz. Türkiye’ye yılda 5’ten fazla geliyoruz normalde. Her seferinde biraz gözleme ve ayran için tekrar gelmeye can atıyoruz...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Page
Page, tasarım ve kültür ortaklığından beslenen, toplumsal yapıyı sanat pratikleriyle eleştiren ve aktarmaya çalışan bir yayın olma hedefinde...
İLGİLİ OKUMALAR



