IoT ile döngüsel ekonomiye geçiş

🖱️ Nesnelerin interneti dönüşümü hızlandırabilir mi?
IoT ile döngüsel ekonomiye geçiş

Döngüsel ekonomi, kaynakların verimli kullanılmasını amaçlayan bir düşünce yapısına sahip olmayı gerektirir. Bu kaynaklar elbette üretim süreçlerindeki ham maddelerle kısıtlı değil. Zaman, mekân, emek, sermaye gibi farklı kaynakların verimli kullanılmasını amaçlayan bu düşünce modeli hem çevresel hem sosyal hem de ekonomik refahı sağlama potansiyeline sahip.

Döngüsel ekonomi içinde çok önemli bir yere sahip olan verimlilik, modern dünyanın da en önemli konu başlıkları arasında yer alıyor. Fakat lineer ekonomi modeliyle kurgulanmış sistemlerde verimlilik süreçlere kârlılığın artırılması amacıyla entegre edilmeye çalışılıyor. Bu da verimliliği artırmak amacıyla geliştirilen teknolojilerin potansiyelinin kısıtlanmasına neden oluyor. Verimliliğin artırılması amacıyla geliştirilen ve son yılların en önemli dijital teknolojileri arasında yer alan nesnelerin interneti (Internet of Things/IoT) genellikle dijital ikizleri oluşturulmuş sistemlerin dijital ortamlarda veri bilimi ile anlamlandırılması amacını taşıyan teknolojileri kapsıyor. Amazon Web Services (AWS) tarafından yapılan basit tanımlama şu şekilde:

“IoT kısaltmasıyla bildiğimiz Nesnelerin İnterneti, hem cihazlar ile bulut arasındaki hem de cihazların kendi aralarındaki iletişimi mümkün kılan bağlı cihazlar ve teknolojiler ağının tamamını ifade eder.”

Peki IoT’nin döngüsel ekonomiyle ne ilgisi var?

Döngüsel ekonomi, her yazımızda tekrarladığımız gibi sistemlerin bütünsel olarak dönüşümünü amaçlar. Bunu yaparken de toplumsal ve ekonomik yapıları oluşturan tüm paydaşların kendi etki alanları dahilinde döngüsel ekonomi yol haritasıyla dönüşümünü sağlamayı hedefler. Bu noktada özellikle iş dünyasının döngüsel ekonomiye geçişi, değer zinciri boyunca kaynakların verimli kullanımı odağında dönüşmeli. Atıkların nasıl yönetileceği ise kaynakların verimli kullanıldığı bir sistem içinde ikinci adım olarak ele alınmalı.

Bahsi geçen verimliliğin artırılması sürecinde elbette döngüsel ekonomi farklı prensipleri veya düşünce şekillerini kullanmaya çalışır. Bu da döngüsel ekonomiye geçişin sahip olduğu potansiyelin büyüklüğünün anlaşılması açısından kritik önem taşır. Tam da bu noktada bu haftaki tartışma yazımızın ana odak konusu olan IoT teknolojileri karşımıza çıkıyor. Döngüsel ekonomiye geçiş sürecinin en önemli araçlarından olan IoT teknolojileri, yalnızca kârlılığı artırmaya değil, kaynak kullanımı ve atıkların yönetimi için de süreçlerin optimize edilmesine olanak tanır. Biz de bu haftaki yazımızda IoT teknolojilerinin ve döngüsel ekonomiye geçiş sürecinin neden birlikte yürütülmesi gerektiği sorusunu tartışmaya açıyor, bunu yaparken de “Twin Transition: Synergies between Circular Economy and Internet of Things – A study of Danish Manufacturers” makalesinden faydalanıyoruz.

IoT & Döngüsel Ekonomi

IoT teknolojileri temelde operasyonel süreçlerin dijitalleşmesi ve bu sayede de elde edilen verinin doğru şekilde anlamlandırılması amacını taşıyor. Dijitalleşme sayesinde günümüzde birçok farklı süreci artık veriler üzerinden yürütüyor, bu sayede de aslında süreçleri izleme, takip etme, kontrol etme, optimize etme ve en sonunda da gerekli görülen şekilde yeniden tasarlama imkânına sahip oluyoruz. Bu süreçte elde edilen verilerin doğru anlamlandırılması sayesinde özellikle karar verme süreçlerinde çok daha objektif çıkarımlar yapmak mümkün oluyor.

IoT’nin sunduğu bu faydalara rağmen, özellikle iş dünyasında IoT’nin potansiyelinin eksik kullanıldığı görüşü yaygın. Yazının girişinde de yer verdiğimiz gibi IoT teknolojilerinin mevcut kullanımı genellikle maliyet azaltma odağında şekilleniyor. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise aslında IoT’nin yalnızca kısa dönemli maliyet azaltımı ve yüksek kârlılık odağında ele alınmaması gerektiği. Veri bilimi ile analiz edilen süreçleri yalnızca yatırımların karşılığını kısa vadede almaya çalışarak kurgulamak IoT’nin potansiyelini azaltıyor. Kısa vadeli getirilerin yanında uzun vadeli stratejik planlamalarda kullanılması gerektiği düşünülen IoT, bu sayede yalnızca kârlılığı değil, tüm süreçlerin kendi yapılarına uygun olacak şekilde verimli hâle getirilmesine olanak tanıyabilir.

Döngüsel ekonomi ise, Döngüsel Ekonomi 101 okuyucularının artık gayet iyi bildiği şekilde kaynak kullanımını azaltmayı, bu sayede atık ve kirlilik oluşumunu önlemeyi amaçlar. Döngüsel ekonomi prensipleri ile tasarlanacak sistemler sayesinde çevresel, sosyal ve ekonomik refahın küresel bir norm hâline gelmesi döngüsel ekonominin en üst seviyedeki hedefidir demek yanlış olmayacaktır.

Fakat IoT’de olduğu gibi döngüsel ekonomi stratejilerinin de nasıl hayata geçirilmesi gerektiğine dair net bir yol haritası, potansiyelinin tamamının kullanılması için nasıl bir sistem tasarlanması gerektiğine dair net bir yönlendirme mevcut değil. Bu da aslında özellikle iş dünyasının döngüsel iş modellerini gerçek hayatta nasıl kullanmaları gerektiğini anlamlandıramadıkları, karmaşık bir düzenle karşılaşılmasına neden oluyor. Peki IoT, döngüsel ekonomi ve dijital teknolojilerin tamamını kapsayacak şekilde küresel bir dönüşüm sağlayabilir mi?

Döngüsel ekonomiye geçiş sürecinin önündeki en büyük engel ürünlerin kullanım süreçlerine ve bu süreçte çevreye verdikleri zararın anlaşılmasına yarayacak veri eksikliği. IoT içinde veri elbette merkezde yer alır ve döngüsel ekonominin hangi veriyi nasıl anlamlandıracağını bilemediği bu sürece liderlik edebilir. IoT teknolojileri ile donatılmış “akıllı” ürünler, yalnızca kullanımı kolaylaştıran, performansı iyileştiren veya takip etmemize izin veren ürünler olarak kısıtlanmamalıdır. Bugün “akıllı” olarak adlandırılamayacak birçok ürünün aslında IoT teknolojisi ile dijitalleştirilmesi, üretim, lojistik, kullanım ve kullanım sonrası gibi farklı süreçlere dair verilerin toplanabileceği bir dijital ikizinin yapılması mümkün olabilir. Bu da aslında döngüsel ekonomiye geçişte her biri için farklı yol haritası gereken ürünlerin tamamı için ürün yaşam döngüsünü detaylı analiz edebileceğimiz inovatif süreçlerin tasarlanmasına olanak tanıyabilir. Burada ürünlerin yaşam döngüsü analizi ve döngüsel ekonomideki yeri ile ilgili daha önceden hazırladığımız yazıyı meraklıları için paylaşmakta fayda var.

IoT ile dijitalleştirilmiş ürünler sayesinde ürünlerin değer zinciri boyunca izlenmesi ve bu sayede bakım & onarım süreçlerinin optimize edilmesi, tedarik zinciri boyunca tüm süreçlerin izlenerek verimli hâle getirilmesi, tüketiciler için her geçen gün daha önemli hâle gelen üretim süreçlerine dair şeffaflığın sağlanması mümkün olabilir.

IoT ile döngüsel ekonomi prensiplerinin birlikte ele alındığı süreçler sayesinde elde edilecek bir diğer kazanım da stratejik yaklaşımdır. IoT’nin mevcut kullanımında stratejik planlama amacı yerine maliyet azaltma ve kârlılık artırma amaçlarının daha baskın olduğunu görmek mümkün. Döngüsel ekonomi geçiş sürecinde aktif olarak yer alacak IoT teknolojileri sayesinde süreçlerin yalnızca maliyet odaklı iyileştirilmesi değil, aynı zamanda stratejik olarak uzun vadeli gelişimi de mümkün olabilir. Döngüsel ekonomi prensipleri, IoT teknolojilerinin bugün tahmin bile edilemeyecek yenilikçi alanlarda kullanılmasına olanak tanıyacak bir perspektif sunması mümkün olabilir.

Döngüsel ekonominin temel prensibi olan, henüz tasarım aşamasında tüm süreçlerin döngüsel ekonomi prensipleri ile tasarlanmasına olanak tanıyacak, ürünlerin dijital ikizlerinin sağlanması sayesinde değer zinciri boyunca ne gibi süreçlerden geçeceğini belirleyerek en verimli senaryonun tasarlanması mümkün olacaktır. Bu da aslında iş dünyası için yalnızca daha verimli süreçler yürüterek maliyeti azaltmayı değil, aynı zamanda tüketici beklentilerini karşılamak, tedarik zincirini kontrol etmek ve dolayısıyla da üretilen ürünün çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerinin önceden belirlenmesine olanak tanıyacaktır.


Özetlemek gerekirse, doğada kendinden var olan “atık=ham madde” prensibinin, döngüsel ekonomi içinde de yer aldığını, doğayı taklit ederek (biyomimikri) yenilikçi sistemlerin tasarlanabileceğini söylemek mümkün. Her ne kadar doğa içinde verimlilik olağan bir prensip olarak karşımıza çıksa da insanlığın yüz yıllardır yavaş yavaş, üzerine koyarak inşa ettiği sistemlerin, doğada yer alan bu verimliliği çok da kolay bir şekilde taklit edemediğini veya farklı sebeplerle benimseyemediğini görüyoruz. Bugün içinde bulunduğumuz küresel krizlerin (iklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı, açlık, gıdaya erişim sorunu vb.) ortak çıkış noktası ne yazık ki insanlığın inşa ettiği sistemlerin çevresel ve sosyal olarak verimsiz olmasıdır. Bu da döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde sistemlerin yeniden tasarlanma amacının ve bu tasarım aşamasında kaynakların verimli kullanılmasının ilk öncelik olarak değerlendirilmesinin en temel nedenidir.

Bu bakış açısı ile değerlendirildiğinde, şu an içinde bulunduğumuz sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomiye geçiş süreçlerinin efektif bir şekilde yürütülmesi için dijitalleşmenin önemi bir kez daha karşımıza çıkıyor. Küreselleşmenin en temel sağlayıcısı olan dijital teknolojiler, döngüsel ekonominin yerelleşme amacını da karşılayacak potansiyele sahiptir. Bu sayede yalnızca kaynak kullanımı değil, atık oluşumunun önlenmesi, oluşan atıkların verimli bir şekilde yönetilerek tekrar tekrar döngüye girmesi, kullanım sürecindeki verimsizliklerin tespit edilmesi ve tüm bu veriler sayesinde ürünlerin her seferinde yeniden tasarlanmasına olanak verebilir. Bu sayede de bugün çok yavaş şekilde yürütülen döngüsel ekonomiye geçiş sürecinin hızlandırılması ve küresel sorunlarla çok daha efektif şekilde mücadele edilmesi mümkün olabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Döngüsel EkonomiDöngüsel Ekonomi

BÜLTEN SAYISI

IoT ile döngüsel ekonomiye geçiş

🖱️ Nesnelerin interneti dönüşümü hızlandırabilir mi?

26 Oca 2023

unsplash.com

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!

İLGİLİ OKUMALAR