Çalkantılarla yazmak!

Ernest Hemingway üzerine kısa kısa…
Çalkantılarla yazmak!

Aşk, ölüm ve başarısızlık en sade şekilde nasıl anlatılabilir? Ya da hayatını eril bir gösteri üstüne kurmuş bir gazetecinin başa çıkmaya çalıştığı güç ve kimlik kargaşası hangi kelimelerle anlatılır? 

20. yy. Siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan dünyanın geçirdiği zorlu zamanlardan biridir. Bu süreçte birçok gelişme yaşanmış olmasına rağmen 1900’lerin başlarında patlak veren iki büyük savaş, toplum psikolojisini olumsuz yönde ve çok ciddi bir şekilde etkiledi. Hepimizin bildiği gibi kültür ve yaşam tarzı bölgelere ve topluluklara göre farklılık gösterir. Bu dönemde yaşananlar sebebiyle benzer olan en önemli şey, savaşın yıkımlarıydı. Bu ardı ardına gelen iki büyük savaşa katılmak, dünyanın en ciddi ırk savaşlarından birine şahit olmak, siyasi baskıların çok şiddetli etkisini görmek hiç kimse için kolay değildi elbet. Ve bahsi geçen iki savaş bu yıkımların sadece bir kısmıydı. Bu dönemde yaşayan sanatçı ve düşünürlerse çok önemli akımların öncüleri olmalarına rağmen çoğunun hayatı ve eserleri zor şartlarda hayat buldu ve çoğu oldukça zor şartlarda yaşadı.

İşte bu isimlerden biri de hepimizin büyük bir maceracı olarak da tanıdığı, çalkantılı bir hayat süren Ernest Hemingway’di. Kendisi 1989 yılında orta sınıf bir ailenin çocuklarından biriydi. Spora tutkuyla bağlı olan bu çocuk, lise yıllarında gazeteci olmaya karar vermiş ve o dönem okul gazetesine yazılar yazmaya başlamıştı. Yazar, bilindiği üzere fazla eril bir yaşam tarzına sahipti ve bunu belki de bir gösteriş haline getirmişti. Kendisinin bu hali sonralarda daha çocukluk yıllarında annesi tarafından 6 yaşına kadar kız çocuğu gibi giydirilmesi üstünden değerlendirilecekti. Hatta kimileri tarafından hayatının geri kalanında “erkeklik” kavramınının altında ezilmiş olduğu tartışılacaktı.

Bir opera sanatçısı olan annesinin o dönemde Hemingway’i kız çocuğu gibi giydirmesi bazı çevreler tarafından annenin kız çocuk sevdasından olarak nitelendirilse de o dönemde çocukların cinsiyetsiz büyütülmesi gibi bir kavramın ABD’de yadırganmadığı da konuşulan konular arasında. Fakat, konu her ne olursa olsun bu durumun kendisinin hayatında ciddi sorunlara temel olduğu düşünülüyor. Yani Hemingway’in sürekli erkekliğini öne çıkarmaya çalışan tavırları, aslında bunun bir kanıtlama çabası olduğu konusunda düşünceler mevcut.

Dünya savaşlarına katılma hevesi, av sevdası ve yoğun alkol tüketimiyle Hemingway bize yaşadığı dönemin toplumsal yapısını açık şekilde gösteren yazarlardan biri olmayı başarmış.

Nobel ve Pulitzer Ödülü sahibi yazarın birçok eseri, Amerikan edebiyatının başyapıtları arasında görülüyor.  Basit ve sade yazım tekniği ile 20. yüzyıl kurgu romancılığını derinden etkileyen yazar, yaşamını karmaşık ve çalkantılı geçirdi. Hayatına kendi serüvenlerini, Paris’i, Küba’yı, Çin’i edebiyatı, savaşları, ruhsal çalkantıları ve bağımlılıkları yükleyen yazar, kendi yaşamına son verme yükünü de üstlenerek dünyadan ayrıldı.

Yazarken dili güncel tutan, kısa ve anlaşılır yazmaya odaklanan yazar, şaşalı kelimeler ya da büyük sıfatlar kullanmak yerine durumun etkileyiciliğini sakin ve sade bir şekilde anlatmayı tercih etti hep. Eserlerinde kendi maceralarını ve tanık olduklarını yazan Hemingway, bu tarzı başarılı bir yazarın kullanması gerektiği bir yöntem olarak görüyordu.

Bugün yolumuz Amerikan edebiyatında 20. yy.’ın en iyi kurgu yazarları arasında ilk sıraları alan Hemingway‘den geçti, haftaya bambaşka bir konu ile görüşmek dileğiyle.

Hoşça Kal!


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

PagePage

BÜLTEN SAYISI

Ekim karmaşası

Edebiyat ve filmle dolu sonbahar havaları…

23 Eki 2021

Ivo Rainha, Unsplash

YAZARLAR

Page

Page, tasarım ve kültür ortaklığından beslenen, toplumsal yapıyı sanat pratikleriyle eleştiren ve aktarmaya çalışan bir yayın olma hedefinde...

İLGİLİ OKUMALAR