
Yazı: A. Tunç Şen
18. yüzyıl öncesine kadar dünyanın muhtelif zemin ve zamanlarında gerek ilmi çevreler gerekse daha geniş halk kesimleri için büyük önem arz eden astroloji pratiği hakkında özellikle Avrupa bağlamında çok sayıda çalışma yapılmışken benzeri nicelik ve nitelikte araştırmanın Avrupa dışı dünya özelinde yapıldığını söylemek hayli zor. Astrolojik bilgi üretimine ve farklı türlerde üretilen bilginin pratiğe dökülmesine dair muazzam zenginlikte kaynaklar barındıran Bizans dünyası ve Osmanlıların da içinde bulunduğu İslam coğrafyası açısından bu talihsiz bir durum. Kaynak neşri olarak bu döneme kadar değerli çalışmalar yapılmadı değil tabii ki. Söz gelimi Orta Çağ’ın en meşhur astroloji uzmanı kabul edilen Ebû Ma’şer’in birçok eseri yayımlandı ya da özellikle 8-10. yüzyıllar arasında kaleme alınan telif veya tercüme eserlerin envanterleri hazırlandı. Öte yandan bu tür kaynak neşirlerinin ötesine geçip astroloji ilmi ve amelinin, yani teorisi ve pratiğinin, sosyo-kültürel düzlemine, iktidarla ilişkisine, entelektüel kanallarına dair derinlikli tahliller pek yapılmadı. Bu eksikliğin ardında astrolojinin teknik hususiyetlerine nüfuz edebilme zorluğundan araştırma dillerine hakim olamamaya varan çeşitli nedenler öne sürülebilir. Ama bu ilgisizliğe sebep olan başlıca etmenin astroloji ve müneccimlerin kötü şöhreti olduğunu; böyle bir meselenin geçmişiyle, hele de Osmanlı/İslam dünyası gibi bu tür pratiklerin kolayca günah sayılabildiği toplumlar nezdinde ilgilenmenin yanlış ve bilim tarihçiliği açısından gayriciddi bir uğraş olacağı şeklindeki varsayım olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Elinizdeki dosyayı oluşturan beş kısa makale, astrolojik bilgi üretimi ve pratiğinin tüm İslam, Bizans ve Osmanlı deneyimini kuşatma iddiasından ziyade, okurlara bu zengin ve mühim tarihe dair tadımlık bazı detayları sunma ve doyumluk çalışmalar için yeni araştırmacıları teşvik etme niyetiyle bir araya getirildi. Dosyanın ilk makalesinde Margaret Gaida, 9. ve 10. asır İslam dünyasında üretilmiş astrolojiye giriş (medhal) türü eserler ile detaylı astronomik tablolar içeren zîç literatürüne bakarak astroloji pratiği için gerekli temel bilgilerin ne olduğuna ve bu bilgilerin hangi eserlerde dolaştığına odaklanıyor. Dosyanın ikinci makalesinde Antoine Borrut, literatürde neredeyse hiç ele alınmamış astrolojik tarihlerin İslam tarihi yazımındaki önemine ışık tutuyor. 8. ve 9. yüzyıllarda, ağırlıklı olarak İslam öncesi Sasani geleneğinden etkilenerek hazırlanan ve özellikle Satürn ile Jüpiter arasındaki kavuşumların bilgisine dayanan bu astrolojik tarihler, Borrut’ya göre 10. yüzyıldan sonra ulemanın yeni epistemik odak olarak ortaya çıkması ve kıyametçi cereyanların zamanla önemini kaybetmesi sonucu gözden düşse de gerek İslam tarihinin standart dönemselleştirilmesi gerekse sonraki kronoloji türü eserler üzerinde hayati bir etkide bulunmuştu.
İlk devir İslam dünyasına dair bu iki makaleden sonra aynı dönemde Bizans dünyasına döndüğümüz üçüncü makalede Maria Mavroudi, özellikle 9. ve 11. yüzyıllar arasında Bizans dünyasında Arapçadan Yunancaya yapılan çevirilerde astroloji ve astronominin yerini irdeliyor. Mavroudi’nin de vurguladığı üzere, Arapçadan Yunancaya kazandırılan astroloji bilgisini izlemenin yolu, bu dönemde felsefe, doğa bilimleri, gizli ilimler ve tıp gibi alanlarda yapılan kültürel çevirilerin daha geniş bağlamını dikkate almaktan geçiyor.
Orta Çağ’dan 16. yüzyıla geçtiğimiz ikinci kısmın ilk makalesinde Eva Orthmann Babürlü hanedanında, özellikle de Hümâyûn ve Ekber Şah dönemlerinde, astrolojinin yeri, müneccimlerin istihdamı ve astrolojik-kozmolojik öğretilerin siyasi ve dini amaçlar doğrultusundaki kullanımı hakkında görsel malzemeyle de zenginleştirilmiş önemli ayrıntılar sunuyor. Dosyanın son makalesinde ise seçkinin editörü olarak müneccimliğin kavramsal tarihi ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşayıp kıymet görememiş bir müneccimin hikayesi üzerinden klasik dönem sonrası İslam dünyasındaki, hassaten de Osmanlı bünyesindeki müneccimleri, uzmanlık sahalarını ve içinde bulundukları sosyo-ekonomik ve kültürel muhitleri inşa etmeye çalışıyorum.
Günümüzde astrolojiye yönelik ilginin popüler kültürde ve sosyal medyada arttığı izlenimsel olarak iddia edilebilir. Bu ilginin, astrolojinin geçmişine dair ayrı bir alaka getirdiği de öne sürülebilir. Ne var ki bu ilgiyi anektodal olmaktan çıkaracak, geçmişin uçsuz bucaksız anlatı evreninden muzip bilgiler sunmanın ötesine taşıyacak derinlikli analizlere ihtiyaç baki. Bu ihtiyaç doğrultusunda değerli katkılarını bu dosyadan esirgemeyen Antoine Borrut’ya, Maria Mavroudi’ye, Eva Orthmann’a ve Margaret Gaida’ya teşekkür etmek isterim. Kendilerinin İngilizce kale-me aldıkları yazılarını çevirirken aldığım keyfin bir benzerini umarım değerli Toplumsal Tarih okurları da okurken yaşayabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Toplumsal Tarih Dergisi'nin 332. sayısından Astroloji ve Müneccimler dosyası açılıyor, arşivde ise Osmanlı basınında Ağustos 1921 var.
16 Ara 2022

YAZARLAR

Toplumsal Tarih
Tarih Vakfı'nın ülkemiz insanlarının tarihe bakışlarına yeni bir içerik, zenginlik kazandırmayı ve tarihi mirasın korunmasını köklü bir duyarlılıkla, geniş toplum kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan dergisi Toplumsal Tarih'ten özel seçkiler her cuma 11.00'de Aposto'da.
İLGİLİ OKUMALAR


