J. R. R. Tolkien ve doğa sevgisi

Güç Yüzükleri dizisinin ilk sezonunun ardından kritiği eleştirmenlere bırakıyoruz ve evrenin en önemli kahramanlarından doğa sevgisine odaklanıyoruz.
J. R. R. Tolkien ve doğa sevgisi

✏️ Ece Özkan, WWF-Türkiye Dijital İletişim Uzmanı

İyisiyle kötüsüyle çok beklenen, üzerine çok konuşulan ve J. R. R. Tolkien’in eserlerine dayanarak uyarlanan Güç Yüzükleri dizisinin ilk sezonu bitti. Dizinin kritiğini eleştirmenlere bırakıyor ve Tolkien kitaplarının en önemli kahramanlarından birine odaklanmak istiyoruz: doğa sevgisi.

Orta Dünya'da doğaya hükmetme çabası

Tolkien’in yarattığı Orta Dünya’yı, doğaya olan sonsuz bir sevginin yansıması, yüzüklerin peşindeki mücadeleyi de insanın doğaya—onu yok etme pahasına—hükmetme çabası olarak okumak mümkün. Nasıl mı?

Tolkien’in cümlelerindeki doğa sevgisini görmek için satır aralarını okumaya bile gerek yok. Tolkien’in tek bir kitabını dahi okuyunca Orta Dünya’yı coğrafyası, onu oluşturan ekosistemleri, hatta florası ve faunasına kadar tanımlayabiliriz. Sadece Yüzüklerin Efendisi serisinde 8’i Tolkien’in kendi yaratımı olmak üzere 60 bitki türüne rastlanıyor. Kitapların baş kahramanı aslında tüm evrene kaynaklarını sağlayan Orta Dünya. Kitapların merkezini insanın var oluş mücadelesi değil; elflerin, cücelerin, insanların, orkların içinde yaşadıkları dünyanın geleceği oluşturuyor.

🌲 J. R. R. Tolkien'in çizimlerinden


Doğayla uyumlu bir yaşam ancak #BirlikteMümkün

Tolkien’in Orta Dünya tasvirlerinde karakterlerin doğaya olan davranışı onların karakterini belirleyen temel etkenlerden biridir. Orta Dünya’ya yıkımı getiren karakterler Morgoth, Sauron, Saruman ve orklar, doğaya karşı hoyrat davranışlarıyla dikkat çekiyorlar ve gittikleri yerlerde mutlaka ağaç kesiyorlar.

Güç Yüzükleri dizisinde de bu temanın tekrarını görmek mümkün. Diziyi henüz izlememiş olanlar için fazla detay vermeyelim ama tıpkı bizim dünyamızda olduğu gibi kaybedilen ağaçların kolay kolay geri gelmediğini ve bize sayısız hizmetler sunan orman ekosistemlerinin kaybını maalesef büyük bir doğa yıkımının izlediğini söyleyebiliriz.

Ağaç ve edebiyat tutkusu: Güney Afrika’da doğan ancak hayatının bir kısmını yemyeşil Warwickshire’da geçiren Tolkien’in ağaç tutkusu, edebiyat tutkusuyla yarışıyor diyebiliriz. Warwickshire’da geçirdiği günlerin ardından hızla sanayileşen karalık Birmingham’a taşınan Tolkien, gördüklerini Orta Dünya tasarımına da yansıtıyor. Mordor, endüstriyel bir cehennem. Güç Yüzükleri dizisinde barış ve uyum içinde yaşayan Güney Toprakları’ndaki insanların esas yurdu da benzer bir kaderle karşı karşıya kalıyor.

🌱 J. R. R. Tolkien'in çizimlerinden


Yaşamın kaynağı olarak ağaçlar

Gezegenimizde yaşayan, nefes alan, büyüyen her şey birbirine hassas ve mükemmel bir dengeyle bağlı. Tolkien de Orta Dünya’da yaşamın kaynağının ağaçlardan geldiğini anlatıyor.

Valinor’un iki ağacı gümüş Telperion ve altın Laurelin, yaşamın kaynağı. Yok olduklarında bile meyvelerinden ve çiçeklerinden Güneş ve Ay doğuyor. Güç Yüzükleri’nde de doğa elfler, cüceler, insanlar ve doğayla bir olmayı hayat tarzı hâline getirmiş küçük göçebe topluluk Harfoot’lar için yaşamın temeli.

Cüceler madencilik faaliyetleriyle doğayı “kızdırmaktan” çekiniyor; elflerin yaşamı ağaçlara bağlı; insanlar doğa yok olursa hayatta kalamıyor; Harfoot’lar da bütün yaşamlarını doğaya göre planlıyorlar.

🧌 Stoor’lar, Harfoot’lar ve Fallohide’lar


Tolkien eserlerinde doğa

Doğa, Tolkien’in eserlerinde mutlaka korunması gereken nadide bir varlık. Bu yönüyle, Tolkien’in de eserleriyle doğa koruma aktivizmine büyük bir katkısı olduğunu söyleyebiliriz.

Güç Yüzükleri’nin sezon finalindeki sürprizleri bozmamak için bunun yerine hem diziden hem de Tolkien’den öğrendiğimiz 5 doğa koruma dersiyle yazıyı noktalayalım.

  1. Hayatımız ormanlara bağlı: Sadece Telperion ve Laurelin değil, bütün ağaçlar iklim değişikliğine karşı en büyük müttefikimiz. Ormanlar iklimin dengelenmesinde kritik öneme sahip. Yoğun ormansızlaşma gezegenimizi tehdit etmeye devam ediyor
  2. Tüm gezegen bir bütün: Numenor, Orta Dünya’nın çağrısına kayıtsız kalamadı. Gezegenimizin herhangi bir köşesindeki doğa kaybı, hepmizi etkiliyor. Karada, tatlı sularda ve denizlerde birçok bitki ve hayvan türünün doğal yaşam alanlarını yok eden veya parçalayan arazi kullanımı değişiklikleri, doğaya yönelik mevcut en büyük tehdidi teşkil ediyor. Kendi dünyamızı bir bütün olarak düşünmeliyiz.
  3. Korumazsak kaybederiz: 2022 yılının Yaşayan Gezegen Raporu’na göre ortalama insan ömründen kısa bir sürede omurgalı yaban türlerinin popülasyonlarının %69 azaldı. Bu Tolkien’in Warwickshire’da Orta Dünya’yı yaratırken ilham aldığı bazı türlerin artık çok azaldığını veya tamamen yok olduğunu gösteriyor.
  4. Hemen, şimdi harekete geçmeliyiz: Doğayı korumak #İmkansızDeğilAcil! Bugünkü ve gelecek nesillerin refahını tehdit eden, birbiriyle bağlantılı iki acil durumla karşı karşıyayız: iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybı.
  5. Doğayı korumak ancak #BirlikteMümkün: Gezegenimizi korumak için hep birlikte doğayla uyum içinde, doğa-pozitif bir yaşam tarzına geçmeli ve köklü politika değişiklikleri için yöneticilere baskı yapmalıyız.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

PiccoloPiccolo

BÜLTEN SAYISI

🧌 WWF-Türkiye'yle Tolkien evreninde doğa sevgisi, yazar Eylül Aytan

Ece Özkan'dan Tolkien evreninde doğa sevgisi üzerine bir yazı ➕ Evren Haritası'nda kaleminin içtenliğine bayıldığımız Eylül Aytan'la Wolf-Walkers'ın dünyasına yolculuk.

07 Kas 2022

İllüstrasyon: Çağrı Odabaşı

YAZARLAR

Piccolo

Aktivist okur-yazar dergi. Her pazar 12.00'de.

İLGİLİ OKUMALAR