Kaçış Planı

Hayatta gitmeyi en çok istediğim yerler Oasis’li bir Manchester City maçı ve içinde Oasis’i barındıran bir Madison Square Garden konseridir. Bu Real Madrid maçında skor 10. dakikada 2-0'a geldiğinde aklıma yine Oasis’in artık City taraftarıyla özdeşleşmiş Wonderwall’u geldi. Noel Gallagher “Beni buradan kurtaran sen olacaksın” yazarken bugünleri düşünmüş gibiydi. Ve yine bugün; Manchester City iki kulvarda birden çok güçlü şekilde ilerlerken, belki de tarihin en dominant şampiyonluklarına imza atacaklar. Bunun önündeki en ciddi engelse Santiago Bernabeu deplasmanı.
Eşleşmenin ilk maçı, ikinci maç için pek çok şifreyi içinde barındırıyor. Ancelotti’nin Real Madrid’inin amacı kaos çıkarmakken, Guardiola’nın hiper agresif bir pres yapan Manchester City’sinin baskısının bile düzen dahilinde olduğunu görüyoruz. İkinci maç da bundan pek farklı olmayacak. Somut tüm veriler bize City’nin favori olduğunu söylüyor. Real Madrid’in elindeki en güçlü dayanaksa kulüp DNA’sından gelen kazanma alışkanlıkları.
Hatırlamak için ilk maçın kısa bir özetini geçersek:
Manchester City oyuna çok hızlı başladı ve De Bruyne’ün bir golü, bir de asistiyle ilk 10 dakikada skoru 2-0'a getirerek büyük bir avantaj yakaladı. Abondane olan Real Madrid, kalesinde peş peşe pozisyonlar vermeye başladı. Madrid’in golünün hemen 1 dakika öncesinde kalesinde direkten dönen bir top var ki, fotoğraf karesine baktığımızda bile 5 Manchester City’li ve kaleci Courtois hariç sadece Eder Militao’yu görüyoruz Real Madrid’de. Baskı bu noktalardaydı yani. Bir de 2-0'ken bence maçın kırılma anı olan Riyad Mahrez’in sağ çaprazdan karşı karşıya kaçırdığı bir pozisyon var. Bu pozisyon gol olsa maç acayip yerlere gidebilirdi, zaten kaçan golün ardından Guardiola da kenarda çıldırdı.
Fırsatlardan yararlanamayan City’e cezayı Karim Benzama kesti ve skor 2-1 oldu. Sonrasında oyun biraz daha dengelendi. Maça sağ bek pozisyonunda başlayan John Stones sakatlandı. İşte burada ince bir dokunuş var. Herkes doğal olarak Nathan Ake’nin oyuna girmesini beklerken, giren isim genellikle stoperde tercih edilen Fernandinho oldu. Bu tercih merkezdeki yetenekli ayak sayısını arttırmaya yönelikti ve işe yaradı. Fernandinho oyuna girdikten yaklaşık 15-20 dakika sonra Phil Foden’ın skoru 3-1'e getiren golünün asistini yaptı.
Fernandinho hamlesine de cevap gecikmedi. Real Madrid oyununun boyunu biraz daha genişletti ve kanatlara açıldı. Merkezden hücum etmekten ziyade daha çok Vinicius ve Rodrygo’ya alan açmaya çalıştılar. Bu da sonuç verdi. Benzema’nın duvar olmasıyla, Vinicius’un arkaya sarktığı bir pozisyonda skor 3-2'ye geldi. Bu golden sonra Real Madrid istediğini almıştı. Camavinga oyuna girdi ve maça başladıkları plana geri döndüler. Tam oyunu kilitlediler derken, Bernardo Silva olağanüstü yeteneğinin ürünü olan bir gol attı. Bu gol çok ekstraydı.

Görsel: Sky Sports
4-2'den sonra da kaos durulmadı. Kross’un içeriye çevirdiği bir yan topta başrolde yine Benzema vardı. Topun Laporte’nin eline çarpması sonucunda hakem orta noktayı gösterdi. Penaltıda şık bir Panenka vuruşuna imza atan kaptan Benzema, gemisini göreceli bir avantajla Madrid’e götürmeyi başardı.
Peki tüm bunlar bize ne söylüyor?
Manchester City için ikinci maçın anahtarı bence plana sadık kalmak olacak. Etihad’ta Real Madrid’in daha önce görmediğimiz defolarını gün yüzüne çıkarmaya başardılar. Örneğin dikine pasla çok kolay delindiklerini ve aslında kırılgan bir yapılarının olduğunu gördük. Foden’ın ortaya geçtiği, Sterling’in kenara atıldığı bir senaryoda bu plan çok daha net çalışabilir.

Görsel: Planet Football
Bir de Valverde’yle o bölgedeki tempoyu dengelemeye çalışsalar da orta sahanın göbeği Real Madrid için hala büyük dert. Modric-Kross ikilisinin yaşlarını topladığımızda 68 ediyor ve bu hangi elit seviye takım olursa olsun bir problem. City’nin ilk maçta öne çıkan kreatif oyuncuları De Bruyne ve Bernardo Silva’nın performansları ikinci maç için de belirleyici durumda. Turlamayı başardıkları ihtimalde Bernardo Silva’nın yeniden maçın en iyi oyuncusu ödülünü alması sürpriz olmaz.
İlk maçta Eder Militao’nun da fazlasıyla aksadığını gördük. Pas kalitesini arttırmak ve baskıyı bir adım daha ileriye yıkmak adına İlkay Gündoğan’dan da faydalanabilirler.
İlkay’ın oynadığı bir senaryoda ise Bernardo’yu kanatta çok tercih etmeseler de belki Mahrez’i kesip, Bernardo’yu orada oynatıp; göbek İlkay-Rodri-Kevin De Bruyne yapılabilir. Çünkü belli ki bu maç da tıpkı bir önceki turda bir başka Madrid takımı olan Atletico’yla oynadıkları deplasman gibi oldukça dişe diş geçecek. Bu hamle o bölgenin direncini arttırabilir ve yıllardır kalıplaşmış kırılgan kimliklerini böyle bir seriyle azıcık da olsun silmeye yardımcı olabilir.
Son olarak tabelada bir adım geride olsalar da ilk maçtaki geri dönüşten ve iç sahada olmalarından dolayı Madrid her ne olursa bir psikolojik üstünlükle sahaya çıkacak. Bu mental eşikten geçmek City’nin sezonunun da ister istemez hikayesini belirleyecek. Ben bu sefer bambaşka hazırlanmalarını ve çekirge misali sıçrayan Real Madrid’i net bir şekilde geçmelerini bekliyorum.
Bakalım ilk maçta kaçırdıkları pozisyonları arayacaklar mı, yoksa ilk maçı konuşmaya gerek dahi kalmadan skoru alıp dönebilecekler mi göreceğiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Manchester City'nin gezintisi Liverpool'dan çok daha çetin geçecek!
30 Nis 2022

YAZARLAR

Görkem Alkan
Author @This is England.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



