aposto-logo
TR
TREN

Kadınların siyasi katılımı: Seçimlere doğru partilerden veriler

Yerimizde saymaya devam mı ediyoruz? Yoksa hedefimizden gittikçe uzaklaşıyor muyuz?
Kadınların siyasi katılımı: Seçimlere doğru partilerden veriler

Son 21 senede kadınlara, kız çocuklarına ve LGBTİ+'lara yönelik şiddetin ve ayrımcılığın arttığı bir dönem yaşadık. Bu pazar günü yapacağımız seçim, toplum içinde bazı grupların hayatta kalma mücadelesi hâline gelmiş durumda. Şüphesiz bu mücadelenin başını kadınlar çekiyor.

Bu süreçte kadınları koruyan İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kaldırıldı, her 8 Mart’ta şiddet dozu arttı, kadına yönelik şiddetle mücadele etme konusunda simgeleşmiş Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na yönelik kapatma davası açıldı. Şimdi, kadınlar için bir hayat meselesi olan seçimlere yaklaşırken 6284 sayılı Kanunu kaldırmaya yönelik söylemlerin havalarda uçuştuğunu görüyoruz. Kadının kamusal alandaki varlığını tartışmaya açarak yıllardır verilen mücadeleleri tekrar özel alana sığdırma çabasında olan bir siyaset söz konusu.

İşte tam bu nedenlerden dolayı kadınların siyasi katılım mekanizmaları içinde ne kadar yer aldığı sorusu gündemimiz oluyor yine. Siyaset arenasında kadınların temsilinin yeteri kadar sağlanmadığını ve kadınlar konusunda alınacak kararların yine erkekler tarafından verildiğini görüyoruz.

Dünyadan Türkiye'ye temsil

Birleşmiş Milletler (BM) ve Parlamentolar Arası Birlik (IPU) tarafından hazırlanan “Kadınların Siyasi Katılımı 2023 Haritası, (Women in Politics Map 2023)” kadınların siyasi katılımı konusunda dünyada bir artış olmasına rağmen, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanması aşamasında yetersiz. "Gelişmemiş" veya "az gelişmiş" ülkelerde ise durum daha kötü.

Birleşmiş Milletler'in, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma amacı ve insan haklarını korumaya yönelik hedefleri doğrultusunda Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ni (CEDAW) kabul eden her üye devletin uyması gerektiğini belirttiği geçici özel önlemler var. Bu noktada Türkiye’de partilerdeki cinsiyet kotası ve fermuar sistemi üzerinde duruluyor; siyasi partilerin milletvekili seçiminde ve parti içindeki karar alma mekanizmalarında kadınların oranını arttırmaya yönelik olan bu kotanın uygulanmasının önemi vurgulanıyor.

Seçime doğru partilerden veriler

Türkiye’de 2015 yılında mecliste %14,7 olan kadın temsili, 2018'de yalnızca %17,3’e yükseldi. Türkiye bu oranla Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerinin çok altında bir seyir izliyor. Bununla beraber kabinede kadının yalnızca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda yer aldığı; buna karşılık dış işleri, diplomasi, enerji, ulaşım, çevre ve şehircilik gibi alanlarda erkeklerin yoğun olduğu görülüyor.

Kadınların siyasete aktif katılımını desteklemek ve hem yerel yönetimlerde hem de mecliste kadın adayların önünü açmayı hedefleyen “Kadınların Siyasete Katılımı” projesini yürüten Ben Seçerim Derneği, Türkiye geneli kadın temsilini gösteren bir harita yayımladı. Haritaya göre İstanbul, Ankara ve İzmir de dâhil olmak üzere ciddi bir temsil sorunu yaşanmaktadır. Bununla birlikte seçim sürecinde gerek iktidar kanadının gerek muhalefet kanadının istenen düzeye yaklaşmadığı da görülüyor. Buna göre AK Parti’nin aday sıralamasına göre TBMM’deki kadın temsil oranı %17,3 olarak belirtilirken; CHP’de bu oran %17,1'de kaldı, İYİ Parti’de ise bu oran %6,8’e kadar geriledi.

Eşik Platformu’nun (Eşitlik için Kadın), AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti, TİP ve YSP milletvekili aday listelerini inceleyerek yayımladığı rapora göre kadınlar aday adayı olmalarına rağmen kesinleşmiş listelerde yerlerinin az olduğunu veya seçilemeyecek yerlere yerleştiriliyor. Buna karşılık muhalif kesimde YSP %43,50 oranla milletvekili listelerinde kadın adaylara en çok yer veren parti, ikinci sırada ise %42,13 oranla TİP var.

Kadınların aday gösterilmesinin yanında adaylık sıralamasındaki yerleri de önemli. Rapora göre kadın adayların en fazla birinci sıradan aday gösterildiği parti %47,06 oran ile TİP; kadın adayları birinci sıraya yerleştirme konusunda en az inisiyatif alan ise %4,60 oranı ile AK Parti.

Güncel durumdan yola çıkarak yeni dönemde de kadın temsilinde önemli bir artış olmadığını ve temsiliyette eşitliği sağlamak için daha çok yolumuz olduğu açık bir gerçeklik olarak önümüze çıkıyor.

Demokrasinin tam olarak gerçekleşebilmesi, eşitliğin tam olarak sağlanabilmesi için devlet yönetiminde ve yargıda kadınların önlerinin açılması, desteklenmesi, bunun bir devlet politikası hâline getirilmesi gerekiyor. Kadınların karar mekanizmalarında daha fazla yer almaları gerektiği düşüncesi yeniden tanımlanmalı. Kadınlar, erkek siyasetçilerin propaganda ögesi olmanın ötesinde siyasette kendileriyle var olmak zorunda. Bitirirken, kadınların olmadığı bir siyasi ortamda kadınlara yönelik politikaların tartışılmasının mümkün olmadığını hatırlamakta fayda var.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

yönelik şiddet

toplumsal

cinsiyet kotası

LGBTİ+

İstanbul Sözleşmesi

Kadın

ini Durduracağız

Türkiye

Birleşmiş Milletler

Parlamento

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü

NEREDE YAYIMLANDI?

Kadınların Seçimi

Siyasi katılım, seçim beyannamelerinde kadın sağlığı, LGBTİ+

12 May 2023

YAZARLAR

Ecem Doğantekin

Yazar @ Yerel Kadın Muhabirler Ağı

Yerel Kadın Muhabirler Ağı

Uçan Süpürge'nın Muhabirler Ağı, toplumsal cinsiyet eşitliğini ana odağa alarak kadınların sesinden haberlere ulaştırır.

İLGİLİ OKUMALAR

;