Kalıpları ters yüz etmek

Pema Chödrön'den Gilles Deleuze'e
Kalıpları ters yüz etmek

"Alışılagelmiş", ne kadar keskin sınırları olan bir kelime, kim tarafından ne zaman veya niçin kabul edildiğini bilmediğimiz, fikrimizin bile sorulmadığı bir toplumsal kabul... Argonautlar ile bu kabullerin kişisel hayatımıza, aile kavramımıza ve yaşama şeklimize etkisi üzerine bolca düşünme fırsatı yakaladım. Öncelikle belirtmeliyim ki Nelson, kendine has diliyle iz bırakıcı satırlar yazmış. Okuduğum her cümlenin altını çizip üzerine uzun uzun düşündüren paragraflarıyla son zamanlarda okuduğum en özel kitaplardan biri oldu.

Tartışma konusu hâline gelen çokça kavramı tüm özgürlüğüyle anlatan Nelson, kişisel deneyimlerinin yanında bakış açılarıyla hepimizin hayatında iz bırakan düşünürlerden yaptığı alıntılarla konuların en derinine iniyor. Herkesin düşündüklerini ifade edebilme konusundaki özgünlüğünün ne denli hassas ve önemli olduğunu da her bir satırında fazlasıyla hissettiriyor. Arasında dengede kalmakta zorlandığımız tüm ikilemlerin ucunda geziniyoruz; çift olmak ve bireysellik, evrensellik ve kişisellik, erkekler ve kadınlar, aşk ve tutku, dil ve anlam...

"Kelimelerin görev atfetmekten daha fazla bir işlevi olduğu konusunda ısrarcıydım."

Bu cümle üzerine o kadar düşündüm ki... Nelson da kelimelerin ticari bir değere sahip olmaya başladığı bu dönemde kelimeleri soktuğumuz kalıpları eleştiriyor aslında. Ağzımızdan, kalemimizden çıkan tüm bu kelimeler belli bir amaç uğruna mı dökülüyor sizce? Ben bu konuda kesinlikle Nelson'a katılıyorum, bence de çok daha fazlası var o kelimelerin içinde. Duygularımız, heyecanlarımız, beklentilerimiz, hayal kırıklıklarımız da o kelimelerin bir yerinde değil mi? Hatta belki özgürlüğümüz de öyle... Kelimeleri onlara atfedilen işlevlerin dışında da kullanmanın tadına varabildiğimiz bir edebî dünyanın parçası olmayı çok isterdim gerçekten.

Peki siz hiç kelimeleri onlara atfedilen işlevlerin dışına çıkarmayı denediniz mi?

"Kelimeler onları kullananlara göre değişir; bunun bir çaresi yok."

Bu kitabın yapmaya çalıştığı da aslında kelimeleri kişiselleştirebilme, kendi anlam çerçevemizin içine yerleştirebilme meselesi. Sadece kelimeleri değil düşüncelerimizi de kişiselleştirebilmek, toplumsal dayatmaların uzağında "ben" olabilme meselesi... Biraz da "öz"e dönüş yolculuğu diyebiliriz. Doğum teması ile annelik-varoluş-yaratma gücü üzerine bir arayışın içinde buluyoruz kendimizi. Bir şeyleri yaratırken illa yok etmemiz gerekenler de olmuyor mu? Nelson, hayat döngülerimize de merkezden çevreye uzanan bir bakış bırakıyor satırlarının arasına. Romanda yer alan kişisel hikâyelerin yanında yazar, sosyolog ve düşünürlerin görüşleri ile kişisel olanın politikliğini açığa çıkarıveriyor.

Peki söz ile beraber anlam da değişken midir, yoksa kelimeler değişirken anlam hep aynı mı kalır?

"Mutlu olma özgürlüğü eğer mutsuz olma özgürlüğü yoksa insanın özgürlüğünü kısıtlar." - Sara Ahmed

Kalıpların içinde olma ve kalıplardan sıyrılma meselesi gibi gözüken özgürlük kavramı, aslında hayatımızın her noktasında sonsuz bir reddetme gücünün de yaratıcı kaynağı bence. Bir yandan Katip Bartleby'nin "yapmamayı tercih ederim" cümlesi yankılanıyor kulağımda. Hüzünlü bir pasif direniş hikâyesi, hayatta bize dayatılan tüm olgulara, "normallik" kavramına ve yaşama karşı... Kitapta oldukça etkileyici bir noktada yer alan Ahmed alıntısı da bu basit hayatın zorlu sınırları karşısında aynı hüznü hissettirdi bana... Reddetme şansımız olmadığında, hayatta en çok peşinden koştuğumuz kavram olan "mutluluk" sadece kelimede kalıyor, tüm anlamını yitiriyor. Seçme şansı bizi bu kadar güçlü kılıyor, bir şeyleri kendi irademizle seçebilmek değil mi gerçek özgürlük? Onu kısıtlayıp tek bir gerçeğe dönüştürme çabamız neden? Bu sonucu gelmeyecek uğraştan ne zaman yorulacağız? İnsan dokunduğu her şeyi kendine göre yorumlayabilme yetisine sahipken farklılıkların, bu ikilemlerin tadını çıkarmak gerekmez mi?

Peki siz ikilemlerin özgürlük alanlarımızı genişlettiğine inanıyor musunuz?


📘 Bazı kavramları, hayatı, sınırları kaldırarak kaleme alan birkaç kitap önerisi:

- Pema Chödrön / Herşey Darmadağın Olduğunda

- Gündüz Vassaf / Cehenneme Övgü

- Engin Geçtin / İnsan Olmak

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

1Kitap1Mekan1Kitap1Mekan

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Kelimelere Sığmayanları İfade Edebilmek

Doğru zamanda doğru kitabı okumak: Maggie Nelson'ın Argonautlar kitabının uyandırdığı derin düşüncelerin peşinden gidiyoruz bu hafta!

24 Eyl 2022

Kelimelere Sığmayanları İfade Edebilmek

YAZARLAR

1Kitap1Mekan

Gerek klasik, gerek modern edebiyattan kitap önerilerimi ve birçok yeni mekan tavsiyemi 1Kitap1Mekan bültenimde bulabilirsiniz!

İLGİLİ OKUMALAR