Komple Paket

Geçtiğimiz sezona hızlı bir giriş yaptıktan sonra saha içi ve saha dışı faktörlerden dolayı şampiyonluk yarışından kopan Chelsea, kadrosunu güçlendirmek adına Manchester City’den Raheem Sterling’i 47,5 milyon sterlin karşılığında transfer etti ve gündeme oturdu.
Sterling transferinin öncesindeki Chelsea'ye bir göz attığımızda, Lukaku’nun Inter’e dönüşüyle birlikte kadroda kalan forvet karakterli tek oyuncunun Timo Werner olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz iki sezonda 3-4-3’ün ön üçlüsünde kullanılan Werner haricindeki Kai Havertz, Mason Mount, Hakim Ziyech ve Christian Pulisic gibi isimler orta saha-hücum bağlantısı kurmakta mahirleşmişken gol yollarında bir türlü beklenen rakamlara ulaşamamışlardı. Bu durum Chelsea'yi bazı arayışlara yönlendirdi.

Görsel: Goal
7 yıl sonra Stamford Bridge'e geri dönen Lukaku’nun verimli olamadığı 2021/22 sezonunda da ceza sahası içinde pozisyon bilgisi ve golcülük sezgisine sahip bir forvetin eksikliği net şekilde takımın performansını düşürüyordu. Bunun dışında yırtıcılığı ve patlayıcılığı olan bir hücumcunun yokluğu da çoğu zaman Maviler'in elini zayıflattı. Hücumdaki bu iki büyük problemi ortadan kaldırmak isteyen Chelsea, Raheem Sterling hamlesiyle birlikte bir taşla iki kuş vurmuş oldu.
Bitiriciliği elit seviyede olmayan Sterling'in çok kolay gol pozisyonuna girmesi en büyük özelliği olarak ön plana çıkıyor. Ceza sahası içi ve çevresinde nerede duracağı, nereye ne zaman koşu atacağı konusunda ustalaşan 27 yaşındaki oyuncunun Chelsea’nin önümüzdeki sezon gol yükünü sırtlanması oldukça yüksek bir olasılık. 6 sezonluk Pep Guardiola eğitiminin ardından orta saha özellikleri de seviye atlayan İngiliz yıldızın 2. ve 3. bölge arasındaki bağlantıyı kurmakta ya da yerleşik savunmalara karşı dar alan becerisi göstermekte zorlanmayacağını da aşikâr.
Hangi rolde nasıl kullanılacağı konusuna gelirsek bunu tahmin etmenin zor olduğunu söylemek gerek çünkü halihazırda Chelsea’nin ana planıyla ilgili birçok soru işareti var.

Görsel: Eurosport
Kalidou Koulibaly transfer edilmiş olsa bile Antonio Rüdiger ve Andreas Christensen’in ayrılığının ardından 3'lü savunmanın esas plan olarak kalacağı bile belirsiz. Yine de Sterling’in en çok oynadığı ve kendisini en rahat hissettiği pozisyonun sol kanat olması Thomas Tuchel'e bir ipucu verebilir.
Man City kariyerinde sağ kanatta da çok kez forma giymiş olan Sterling'in bazı maçlarda sahte dokuz olarak görev aldığını da biliyoruz. Çoğunlukla 3-4-2-1'de forvet arkasında orta saha karakterli oyuncular tercih eden Tuchel, geçtiğimiz sezonki bazı maçlarda Werner, Hudson-Odoi ve Pulisic’i kanat olarak kullandı; hatta zaman zaman Pulisic’i sahte dokuz olarak bile denedi. Sterling’in varlığıyla birlikte Alman menajerin bu denemeleri daha rahat yapacağını hatta belki de forvet arkasındaki 10 numaraların birinden vazgeçip kanat forvetli sisteme döneceğini öngörebiliriz. Olası bir 4-3-3 tercihinde ise Sterling’e iki kanatta da formayı rahatlıkla verebilir. Ayrıca Chelsea’nin, Sterling transferine rağmen daha önce Raphinha ile ilgilenmiş olmasını, Serge Gnabry ve Rafael Leao ile hâlâ ilgilendiği iddialarını göz önünde bulundurarak Tuchel’in önümüzdeki sezon ana planında kanat forvetlerine yer vereceğini de düşünebiliriz.
City açısından bakarsak artık ilk 11’in parçası olmayan 27 yaşındaki bir oyuncunun yüksek bir bonservisle satılması iyi bir anlaşma gibi gözüküyor. Sözleşmesinin sonuna bir yıl kaldığı da düşünülünce bu transferin City için kârı daha da artıyor. Geçtiğimiz sezon Phil Foden’ın ivmelenmesiyle birlikte aldığı süre azalan Sterling, Şampiyonlar Ligi yarı finalindeki 210 dakikada sadece 28 dakika sahada kalmıştı.
İngiliz yıldız geçtiğimiz sezon City’nin hücum rotasyonunda Gabriel Jesus’la birlikte forvet karakterli iki oyuncudan biriydi. Bu transfer döneminde Erling Haaland ve Julian Alvarez gibi iki net santrforun transferiyle birlikte Manchester temsilcisinin Sterling ve Jesus’a ihtiyacı kalmadığını, dolayısıyla 92,5 milyon pound karşılığında onlarla yolları ayırmasının oldukça mantıklı olduğunu söyleyebiliriz.

Görsel: Ole
Sonuç olarak Raheem Sterling’in gol sezgisine, pas kalitesine, patlayıcı hıza ve tecrübeye sahip komple paket bir oyuncu olduğunu söyleyebiliriz. Thomas Tuchel bu transferle birlikte geçtiğimiz sezon sorun yaşadığı hücum hattını hem güçlendirdi hem de çeşitlendirdi. Her iki taraf da kazandı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Tarık Şarapçıoğlu
Yazar @ This Is England

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR




