
Hakan’ın üniversite yıllarında başlayan yazma macerası, 2013’den 2021’e uzanan bir zaman çizgisinde biçim arayışıyla meşgul etmiş zihnini.
Boş imleç yanış sönüşleri, kağıt kenarında ucu kuruyan bir dolma kalem canlandı gözümde o böyle söyleyince. Ben kağıt kenarında tükenmez kalemi tüketemeyenlerdenken Hakan boş imlece bakanlardan ve bilgisayarını asla yanından ayırmayanlardanmış. Öyle ki biçim arayış sürecini doğrudan bir “performans “ sanatını da dönüştürmüş.

2013’te “Anne ben barbar mıyım? “ 13. İstanbul Bienalinde kırk gün boyunca yazarak üretmeyi gelen izleyicileri de üretime katarak bir yazın performansına dönüştürmüş. Ortaya bir mekan senaryosu yazını çıkmış. Bunun fikrini dahi ilginç bulan ben iki farklı sanat formunun ayrılmayan sınırlarında Hakan’ı görmüş oldum ve merak ettim. Hangisinde daha özgür hissetmiş olabilir. Aldığım cevaba şaşırdığımdan cümlesini doğrudan kayıtlara geçirmek istiyorum.
“Bu soru benim için birazcık ilginç oldu çünkü arada sadece tarihsel ilerlemeyi düşündüm sen soruyu sorarken, yani 2013 yılındaydı İstanbul Bienali. 2013'ten 2021'e yaşadığım o bütün kültürel değişimi düşününce sadece bu sebeple bile olsa o performatif araştırma süreci daha özgür hissettirdi beni. Çünkü hem yaş aldıkça hem bu toplumsal değişimin bir parçası oldukça kültürel ilerlemenin demek daha doğru olabilir belki maalesef bir takım(güler) korkular, anksiyeteler, endişeler de sizinle birlikte büyüyor ve gelişiyor. O yüzden sadece zaman sebepli bile olsa o performansın daha özgür olduğunu söyleyebilirim.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yazmakla olan ilişkisini keşfetmeye devam eden bir yazar: Hakan Kökcü
06 Mar 2021

YAZARLAR

Üretim Kaydı
Kültür ve sanat alanında üreten insanlarla buluşarak “üretim süreçlerini” kayıt altına alan ve bu buluşmalardan kendine kalanların da kaydını tutmayı dileyen yayın.
İLGİLİ OKUMALAR


