Kumkurdu serisi: Parlak tüyler ve ıslak, siyah, parlak bir burun

Zackarina’nın çok sevgili dostuyla tanıştın mı?
Kumkurdu serisi: Parlak tüyler ve ıslak, siyah, parlak bir burun

7 Ağustos - Frankeştayn Kitabevi - Piccolo
Frankeştayn Kitabevi ile birlikte

Beyoğlu’nda yeni bir kültür alanı: Frankeştayn Kitabevi Bugün Piccolo’ya bağımsız kitapçıların birer ikişer kapılarını kapattığı şu günlerde açılan Frankeştayn Kitabevi 'ni konuk ediyoruz. Avukatlık kariyerinden vazgeçip kitabevi açmaya karar veren Ayşe Tümerkan’ın projesi Frankeştayn Kitabevi, geçtiğimiz mayıs ayında Tophane’deki Lüleci Hendek caddesinde ilk kez kapılarını açtı. Pandemi ve ekonomik kriz gibi engellerle karşılaşmasına rağmen büyük bir okur desteğiyle karşılaşan Frankeştayn , ismini Mary Shelley’nin romanındaki ötekileştirilen, cinsiyetsiz anti-kahramandan alıyor. Neler var? Arkasında herhangi bir sermaye veya yayınevi gücü bulunmaması, diğer bağımsız kitabevlerinde olduğu gibi Frankeştayn’a da dilediği kitabı satma, istediği politik duruşu sergileme özgürlüğü veriyor. Ağırlıklı kurmaca metinler olmak üzere, hem Türkiye hem dünya edebiyat çevrelerinde ses getiren yazarlara ait Türkçe ve İngilizce kitaplar, küçük yayınevlerinin büyük kitapçılarda satılmayan kitapları ve siyaset tarihi, kadın çalışmaları, sanat tarihi seçkileri Frankeştayn’ın raflarında yer alıyor. Editörün önerisi: Kitap seçkisi Umami Kitap isimli yayınevinin kurucularından Seçil Epik tarafından hazırlanan Frankeştayn’ın feminist ve kuir bir odağı bulunuyor. Frankeştayn ’ın seçkisinden klasik Sindirella masalının modern dokunuşlarla yeniden yorumlandığı Sindirella - Özgürlük Kedisi adlı kitaba bir göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Daha fazlasını öğren

✏️ Deniz Uçan

“Büyüklerin söylediği her şey yapılmak zorunda mı?” diye sordu.

“Hayır.” dedi Kumkurdu. “Yapılmak zorunda değil.”

“Ben de böyle düşünüyorum.” dedi Zackarina. 

Zackarina deniz kenarında bir evde, sabahları yulaf lapasını “Elma püresi mi, şeker mi?” diye sorarak hazırlayan babası ve işe yetişme telaşı içinde “hoşça kal-öpücük-akşama görüşürüz ve kapıdan çıkıp kaybolan” annesiyle birlikte yaşıyor. Bir de sahilde Kumkurdu var. Parlak tüyleri ve ıslak, siyah, parlak burnuyla, Zackarina’nın çok sevgili dostu ve bir şekilde okurun da yol göstericisi oluyor Kumkurdu—en az Zackarina kadar—.  

Zackarina'yla bir yaz günü denize girmek isterken buluşturuyor bizi Åsa Lind, ve tüm bu macerayı Kristina Digman resimliyor. Zackarina’nın denize girebilmesi için babasının da yanında olması gerekiyor, ancak babasının hiç vakti yok, gazete okuyor. Gazetenin altında yürümek ve denize girmek istemeyen, sıkıcı baba ayaklarını gören Zackarina, deniz kenarına koşuyor ve orada canımın içi Kumkurdu'yla tanışıyor. Bu tanışıklıkla birlikte düşünce antrenmanları başlıyor. 

🌾 Zackarina, annesi ve babası


Zackarina ve Kumkurdu'nun düşünce antrenmanları

Kumkurdu ve Zackarina çok sıcak, sisli veya fırtınalı günlerde; mutsuz, mutlu, heyecanlı veya can sıkıntılı anlarda; denize taş atarken, ısınmaya çalışırken veya rüya kurabiyesi yiyip çay içerken bolca konuşuyorlar. Evrene, cesarete, mor lekelere ve kahramanlık madalyalarına, arkadaşlığa, sabırlı olmaya, öykülere, ay ışığına, gevezeliğe, çikolataya, kuşlara veya aklımıza gelebilecek her konuya dair küçük kıvılcımlar çakıyorlar. Bir noktada yaşlı kuğu-adam Ölüm’le bile tanışıyor Zackarina. Ölümün hem hiç acelesi olmadığını, hem de çok hızlı olduğunu öğreniyor. 

Bazı küçük ateşlerin içinde ejderha olabileceğini ve bazen bu ateşlerin büyüyebileceğini biraz korkutucu bir deneyimle öğreniyor Zackarina, Kumkurdu onu uyarmış olmasına rağmen. Bir başka gün Kumkurdu, kaybolmaya dair yazdığı küçük şiirle yüreklere su serpiyor: 

Yolunu kaybederse birisi, tralalala, telaşa kapılmayıp beklemeli en iyisi. 

Ve Zackarina bulunmanın güzelliğini babasına “Beni bulduğun için teşekkür ederim.” diyerek yineliyor. Ah, bulunmak ne güzel şey. Beni bulan insanlarıma kocaman sevgi. 

🎞 Fotoğraf: Deniz Uçan


23 yaşında Kumkurdu serisiyle tanışmak

Kumkurdu serisiyle 2018’de, yasemin kokulu bir çan sesiyle tanışmıştım. Kitaplarının adı Kumkurdu, Daha Fazla Kumkurdu, Daha da Fazla Kumkurdu olan bir seriden nasıl 23 yaşında haberim olmuştu ki? Geç kalmıştım. Sonrasında bu kitapları defalarca kez okudum, hatta bu yazıyı yazmadan önce en baştan bir tur daha geçtim. Meğer tek tük unuttuğum, “Çok akıllıca” veya “Of, Zackarina ne kadar komik bir kız çocuğuymuş!” diye düşündüğüm ne çok şey varmış. Bu seri, hâlâ kendi kendime veya bir başkasına sesli okumayı en sevdiğim şey olabilir.

Gerçekte hiçbir şeyin son bulmadığını—sosislerin bile—, evrendeki her şey gibi tekrar tekrar şekil değiştirdiğini; okul sıralarında öğrenmiş olmama rağmen Zackarina ve Kumkurdu sayesinde yeniden anladım. Hiçbir şey yapmama işinin ağırlığını, Zackarina anne ve babasına anlatırken hissettim. 

Kendi kız kardeşimin, 4 yaşındayken uydurduğu ve söylediği “Baby Bluee, I love youuu!” şarkısının hemen hemen aynısını, tesadüfen Zackarina’nın da söylediğini görmek benim için inanılmazdı. Çok sevdiğim bir duvarda yazılı duran, 6 yaşındaki bir arkadaşımızın söylediği “uzayın sonsuzluğu” temalı sözün bir benzerinin de Zackarina ve Kumkurdu’ndan çıkması, bir noktada beni artık şaşırtmamaya başladı.

Kendisinin geçmişte kim olduğunu anlamaya çalışırken şairane bir düşünce akışıyla Zackarina, ben rüzgârdım, diye düşündü. Gökyüzünde yağmurlara üfledim ve yağmur yağdı, bütün şehir sırılsıklam ıslandı ve öfkelendi. Ama çadırda yaşayan iki kişi yağmurdan mutlu oldular ve ben o zaman annemin oldum, annem de benim ve babam ikimizin. Bazen rüzgârın ve dalgaların benimle konuştuğunu düşünürüm. Anlatmak istedikleri çok şey olduğunu veya bana bir şekilde cevap verdiklerini. Kim bilir, belki eskiden ben de rüzgârdım veya rüzgârca konuşmayı da öğrenmiş olabilirim. 

🫖 Kumkurdu'nun evinde çay


Belki iki yerde birden yaşanabilir ve belki her yer biraz evimizdir

Hikâyeciklerin birinde Kumkurdu, Zackarina’yı evine çaya davet ediyor. Ancak Zackarina evi bilmediğinden deneme yanılma yoluyla bir şekilde Kumkurdu’nu buluyor. O konuşmada, Kumkurdu’nun hem ardıç ağacının altında hem de sahilin diğer ucundaki mağarada yaşadığını öğreniyoruz. “Her yer biraz evin mi?” diye soruyor Zackarina, Kumkurdu da iki yerde de aynı zamanda yaşadığı cevabını veriyor. Hikayeciğin en sonunda Kumkurdu, ardıç ağacının mağaranın önünde olmasını diliyor. Nereye ait olduğumu ve asıl evimin neresi olduğunu anlamaya çalıştığım son birkaç yılıma merhem oluyor bu dilek. Belki iki yerde birden yaşanabilir ve belki her yer biraz evimizdir.

Çocuklarla her şey konuşulabilir: Çocuk merakı, yaratıcılığı, neşesi, sabırsızlığı, anlama ve anlamlandırma çabası, dürüstlüğü hem hep aynı hem de biricik. Ve doğru yol bulunursa bence çocuklarla ölüm dâhil her şey konuşulabilir, tam da bu seride Lind’in yaptığı gibi. 

Çok da ahkam kesecek bir noktada olmasam da kendimi hâlâ hem çocuk hem yetişkin gördüğüm 27 yaşımdan sesleniyorum: Çocukluğa dair ne kaldıysa uzaktan bir el sallamak, gidip kocaman sarılmak, birlikte düşünce antrenmanı yapmak, büyüklerin okuduğu kitapların yanında kuru yapraklardan öyküler anlatmak, yeniden yüzmeyi öğrenmek isteyen kim varsa lütfen Kumkurdu ve Zackarina'yla tanışın! 

“Birinin dost mu düşman mı olduğu nasıl anlaşılır?” diye sordu Kumkurdu’na.

“Şey, yemek gibi,” dedi Kumkurdu. “Tadına bakmak gerek.”

“Olmaz ki,” dedi Zackarina. “İnsanların tadına bakılmaz ki.”

“Öyle ama gözlerinin içine bakabilirsin,” dedi Kumkurdu. “O zaman her şey anlaşılır.”

📖 Yazarın notu: Zackarina’nın annesi ve babası da hiç fena yetişkinler değiller, onlara da birer şans vermek fena olmayabilir. Eminim hepsiyle çok iyi arkadaş olacaksınız.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

PiccoloPiccolo

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🎨 Çocuk Edebiyatı ve Sanat Tarihi, Kumkurdu serisi, Themyscira'da doğmak

Bu hafta feminist sanat tarihçisi Derya Sayın'la Çocuk Edebiyatı'na kadın sanatçıları konuşuyoruz; Kumkurdu serisini yakından okuyoruz ve Sena Albayrak'ın Themyscira'daki evrenini ziyaret ediyoruz.

07 Ağu 2022

Tasarım: Ece Tugay

YAZARLAR

Piccolo

Aktivist okur-yazar dergi. Her pazar 12.00'de.

İLGİLİ OKUMALAR