
Ağır sikletin altın yıllarının yaşandığı bu dönemde, pek çok iddialı ismin arasından sıyrılan bir adam ringleri kasıp kavurdu. Ve o adam, artık teknesine binip denizlere açılacağı günü iple çekiyor.
Geçtiğimiz Cumartesi gecesi Wembley’de, hem de 94000 kişinin önünde Tyson Fury bir boks resitali sundu ve vedasını da ayrılıkların klasiği olan son bir şarkıyla yaptı. Mikrofonu eline alıp American Pie’ı 94000 kişiyle birlikte söyleyen yıldız isim, öylesine durdurulamaz bir boksöre dönüştü ki artık belki de misyonunu tamamladığı düşüncesiyle ve eşine verdiği sözü tutarak kariyerine son noktayı koydu.
Yıllarca gücün, zekanın, tekniğin ve stratejinin tüm inceliklerini sundu Britanyalı boksör bu sporu sevenlere. Önce bir makina olarak addedilen Wladimir Klitschko’yu mağlup ederek herkesin dikkatini çekti. Sonrasında adeta bir canavara dönüşen ve yenilmesi neredeyse imkansız görünen Deontay Wilder’ı iki kez nakavt etti. Unutulmaz üçlemede Amerikalı boksör, Fury’den sadece bir beraberlik koparabildi. Cumartesi gecesiyse ringde tek kişilik bir şov vardı. Bazen 2.06 boyunda bir adam nasıl oluyor da bu kadar çevik ve çabuk olabiliyor dedirtti izleyenlere, bazense uzun direklerle rakibi mesafede tutmasıyla stratejisine hayran bıraktı. Altı raunt boyunca ringin tek hakimiydi. Sürekli yorduğu ve psikolojik olarak bitirdiği Whyte’ı, maçtaki ilk ve tek aparkatıyla yere serdi.
Wembley’de son tangosuna çıkan Fury, yenilmez apoletiyle kariyerini tamamladı. Ağır siklette son yıllarda sahne alan isimler düşünüldüğünde aralarından birinin bu denli “rakipsiz” olması gerçekten de pek çok kişiye şaşırtıcı geliyor. Nasıl gelmesin ki? Wladimir Klitschko’nun kariyerinin son yıllarında yakaladığı bu altın dönemde; Anthony Joshua, Tyson Fury, Dillian Whyte, Jose Ortiz, Deontay Wilder ve Oleksander Usyk gibi elit isimler var. Boks tarihi belki de hiçbir döneminde ağır siklette bu denli yıldız isimleri bir arada görmedi. Tüm bu boksörlerin arasından sıyrılmak başlı başına istisnai.
Tarihin en iyi sporcusunu herhangi bir spor dalında seçmek hiçbir zaman kolay olmaz. Bazen tercihler fazlasıyla subjektif de kaçabilir. Ancak yine de böylesine görkemli bir dönemde tek bir mağlubiyet almadan, sadece bir beraberlikle kariyerini bitiren bir adamı, ağır sıklet tarihinde kürsüye çıkarmamak gerçek bir yanılgı olur. Sırası ise size kalmış, bir mi iki mi üç mü?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


