Almanya'nın soruşturması Kuzey Akım boru hattı bilmecesini çözebilecek mi?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Rusya'dan Almanya'ya enerji ihracatını kolaylaştıracak boru hattını 2022 yılında kullanılamaz hâle getiren saldırının sorumlusu kim? Almanya'nın yürüttüğü soruşturmanın bulguları, ülkenin ve parçası olduğu NATO ittifakının Ukrayna'yla olan dostane ilişkilerini sorgulamasına veya NATO içinde bir çatlağa neden olabilir.
Ne olmuştu?
Kuzey Akım 1 ve 2 boru hatları, Almanya'nın Rusya'dan ithal ettiği doğalgazın taşıma masraflarını azaltıp ticaretin hacmini büyütmek amacıyla hayata geçirildi. Rus ordusunun 2022 Şubat'ında Ukrayna topraklarının işgaline başlamasıyla, Batı ile Rusya arasındaki ilişkiler Soğuk Savaş sonrası en gergin dönemlerinden birini yaşayamaya başladı.
Avrupa'nın en önemli enerji kaynağı olan Rusya, Ağustos ayında Kuzey Akım 1'i "bakıma aldığını" açıkladı ve Avrupa'nın halihazırda yaşadığı enerji krizine bağlı enflasyon daha da arttı.
2022 Eylül'ünde Kuzey Akım boru hatlarının ikisinde dört adet patlama meydan geldi, borularda bulunan doğalgaz Baltık Denizi'ne salındı ve borular kullanılmaz hâle geldi.
2022 Şubat'ından önce AB'ye giren doğalgazın %46'sını sağlayan Rusya, artık ithalatın yalnızca %16'sını oluşturuyor.
Karşılıklı suçlamalar: Rusya, ABD ve Ukrayna
Boru hatlarında meydana gelen patlamaların ardından olağan şüpheliler, parmakları olağan şüphelilere doğrulttu. Rusya, Ukrayna'yı ve ABD'yi suçladı; Ukrayna ve müttefikleri ise Rusya'yı sorumlu tuttu.
Patlamaların meydana geldiği bölgenin yakınındaki ülkelerden Danimarkalı ve İsveçli yetkililer, civardaki Rusya gemilerinin hareketlerine odaklanan soruşturmalar başlattı ancak bunlardan sonuç çıkmayınca soruşturmalar kapandı.
Almanya'nın soruşturmasında Ukrayna şüphesi
Son aylarda ise patlamalar hakkında ilginç bilgiler gün yüzüne çıktı. Almanya'nın yürüttüğü soruşturma, patlamanın meydana geldiği tarihte o bölgede bulunduğunu tespit ettiği bir kiralık teknede su altında patlama yaratabilecek maddelerin izlerine rastladı. Tekneyi kiralayanlar ise Ukraynalılardı.
CIA, patlamadan birkaç ay önce Alman yetkilileri tam da bu konuda uyarmış, Ukraynalılar'ın boru hatlarını patlatmak için bir tekne kiralayıp dalgıçlarla bomba yerleştirmeyi planladıklarını iletmişti.
Alman polisi, teknede bulunan Ukraynalı dalış eğitmeni Volodymyr Zhuravlov için bir tutuklama kararı çıkardı ancak Polonya'da yaşayan Zhuravlov, Polonyalı yetkililer harekete geçmeden Ukrayna'ya göçmüştü bile.
Ne anlama geliyor?
Polonya, diğer Baltık ülkeleriyle birlikte projeye karşı çıkanların başında geliyordu. ABD ise AB'nin Rusya'ya enerji bağlılığını artıracak bu projeye en başından beri ciddi olarak itiraz etmekteydi. Öyle ki Rusya'nın işgali başlamadan birkaç hafta önce konuşan ABD Başkanı Biden, "Rusya, Ukrayna'yı işgal ederse ortada bir Kuzey Akım 2 projesi kalmayacak" demişti. "Bunu nasıl yapacaksınız?" diye soran gazetecilere ise "Emin olun, yapabiliriz" cevabını vermişti.
Almanya, bu sözleri eleştirmiş, "ABD'nin, Almanya ve AB'nin içişlerine karışması" olarak nitelendirmişti.
Almanya'nın soruşturmasında gözlerin Ukrayna'ya çevrilmesi, NATO'daki karışıklığı daha da artıracağa benziyor. Wall Street Journal'a konuşan üst düzey bir Alman yetkili, konuyu şöyle özetledi:
"Ukrayna eğer Almanya'nın kritik enerji altyapısına böyle bir saldırıda bulunduysa normal şartlarda bu NATO'nun saldıran ülkeyle savaşa girmesi için gerekli koşulları tetikleyecek bir durum. Ancak durum şu ki Ukrayna halihazırda bir savaşta ve biz onlara ciddi bir para ve silah desteği sağlıyoruz."
Aynı haberde yer alan bilgiler, Ukrayna'nın sorumlu tutulduğu saldırıyı bizzat Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin onayladığını, ardından onayını geri çektiğini ancak komutasındaki bir üst düzey generalin yine de saldırı planını gerçekleştirdiği yönünde.
Rusya ise ne bir askerin ne de Ukrayna'nın bu konuda tek başına hareket etmiş olabileceğini, saldırının ABD onayıyla gerçekleştiğini öne sürüyor.
ABD, Rusya'nın Avrupa'ya enerji ihracatının azalmasıyla AB'nin en büyük enerji ihracatçısı oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Ortadoğu ve Afrika'da ateşkes görüşmeleri. Mpox salgını. Rusya ve Ukrayna'nın karşılıklı hücumları. Kuzey Akım boru hattı soruşturması. Venezuela'da devam eden seçim tartışması. Eski ve yeni başbakanlar. DNC protestoları.
20 Ağu 2024

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.






