Libya'da seçime doğru

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
10 yıldır iç savaş ve siyasi belirsizlikle boğuşan Libya’da halk, önümüzdeki ay sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Alınan seçim kararı, yıllardır devam eden kaosu sonlandırmak için bir çıkış yolu olarak görülse de son günlerde Libya’daki yetkililerden ve uluslararası kamuoyundan gelen açıklamalar, seçim günü yaklaştıkça gündemin hareketleneceğinin ve muhtemel krizlerin çıkabileceğinin işaretlerini veriyor.
- Bir adım geriden: 2011’de Muammer Kaddafi’ye karşı başlayan ayaklanma sonucunda bitmeyen bir iç savaşın ortasında kalan Libya, Trablus’ta yer alan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ve Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi (TM) olarak ikiye bölünmüş durumda. İki ayrı yönetimin arasında Ekim 2020’de ateşkes imzalanınca Şubat 2021'de BM’nin destekleriyle seçime kadar Abdülhamit Dibeybe yönetiminde geçici Millî Birlik Hükümeti'nin kurulmasına karar verildi. Ancak buna rağmen TM ve Devlet Yüksek Konseyi (DYK) meclis, cumhurbaşkanlığı ve ordu arasındaki güç dengesini kuracak bir anayasa metni üzerinde henüz anlaşamadı.
- Bunun üzerine TM eylül ayında Dibeybe hükümetinden güven oyunu çekti ve tek taraflı olarak seçime ilişkin yasa çıkardı. Mecliste oylamaya sunmadan ve DYK’ya başvurmadan çıkarılan bu yasa, DYK tarafından reddedildi. Aylardır yasal uzlaşıya varılamaması nedeniyle DYK Başkanı Halit el-Mişri seçimlerin üç ay süreyle ertelenebileceğini belirtmiş olsa da Libya Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Saih iddiaları reddederek, seçimlerin belirtilen tarihte gerçekleşeceğini teyit etti.
Dibeybe kimdir?
BM’nin onayıyla kurulan Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun seçimiyle göreve getirilen Abdülhamid Dibeybe’nin, sadece 8 aydır görevde olmasına rağmen büyük ivme yakaladığı görülüyor. Uzun yıllardır Libya’nın hasret kaldığı bir siyasetçi profil oluşturan Dibeybe, gerek siyasi sorunlara çözüm üretmesi, halka verdiği destek gerekse gençlerle sürekli bir araya gelmesiyle popülaritesini her geçen gün artırıyor. Görev tanımı gereği gerçekleştirmek istediği her icraatta TM’den onay alması gereken Dibeybe’nin onay alamadığı ve kamu hizmeti alanında atmak istediği adımların engellendiği biliniyor. Aday olması hâlinde kazanması kesin gözüyle bakılan Dibeybe’nin şimdilik yasal olarak seçime katılma hakkı bulunmuyor.
Muhtemel adaylar
Başvurular 22 Kasım’a kadar devam ediyor olsa da adaylar şimdiden belli olmaya başladı. Libya Ulusal Ordusu’nun Başkomutanı olarak tanınan Halife Hafter geçtiğimiz günlerde görevinden geçici olarak istifa ederek Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladı. Bu durum, TM tarafından tek taraflı olarak çıkarılan yasanın meşruiyetinin de sorgulanmasına sebep oldu. Zira yasa, adayların seçimden 3 ay önce mevcut görevlerinden istifasını öngörüyor. Ancak seçime sadece birkaç hafta kala açıklandığı için yasanın aslında Hafter için çıkarıldığı düşünülüyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından insanlığa karşı suç işlemekten aranan Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi de resmî olarak adaylık başvurusunda bulundu ancak başvurusu reddedildi. Diğer potansiyel adaylar arasında eski İçişleri Bakanı Fethi Başağa ve Meclis Başkanı Akile Salih yer alıyor.
Türkiye için önemi
Libya’daki çatışmaların başından beri darbeci Hafter’e karşı Millî Birlik Hükümeti'ni destekleyen Türkiye, aynı zamanda 2019’dan bu yana Libya’yla bir sürü önemli anlaşma imzaladı. Bunların arasında güvenlik iş birliği, deniz sınırlarının sınırlandırılması anlaşmaları bulunuyor. Ayrıca doğal gaz ve petrol başta olmak üzere birçok ekonomik anlaşmanın da imzalandığı biliniyor. Güvenlik anlaşmasının bir parçası olarak Türkiye, bölgede asker bulundurma hakkına da sahip. Bu sebeple seçimle gerçekleşecek olan olası bir hükümet değişikliğinde Türkiye’nin bölgedeki güvenilir konumunu kaybedebileceği anlamına geliyor.
Libya’yı neler bekliyor?
Batı için jeopolitik öneme sahip olan Libya’nın seçilecek yeni cumhurbaşkanıyla uluslararası alanda şekillenecek ilişkiler şimdiden merak konusu. Seçimlerden sonra ülkedeki bütün sorunların çözüleceğine inanmak oldukça zor. En basit örnekle, seçime sadece 5 hafta kala Libya’da seçimlerin nasıl yapılacağı, seçim gerçekleştikten sonra seçilmiş kişinin yetkilerini, sorumluluklarını ve yönetim şeklini belirleyen, yürürlükte olan ve üzerinde uzlaşılmış anayasanın bile olmaması seçimin meşruiyetini sorgulamamıza sebep oluyor. Bu durum, bölgedeki siyasi gerilimin de ne boyutta olduğuna dair işaretler veriyor. Her ne kadar batı bu seçimin Libya’daki bütün sorunları çözeceğine inansa da ülkenin doğusu ve batısı arasındaki anlaşmazlıklar sebebiyle olası bir seçim iptali, seçim sonuçlarının beklentileri karşılamaması ya da tanınmaması hâlinde bölgedeki iç karışıklığın daha da büyüyebileceği öngörülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün, Libya'da önümüzdeki ay yapılması planlanan seçime yönelik tartışmaları ve insani krizin sürdüğü Polonya-Belarus sınırındaki gelişmeleri ele alıyoruz.
19 Kas 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



