Lu Beaute'nun ilham verici hikayesi

1- Lu Beaute'yi nasıl kurdunuz? Kuruluş hikayesini bizimle paylaşır mısınız?
Lu Beauté'yi kurma hikayesi şöyle bir baktığımda çok eskilere dayanıyor, Kendimi bildim bileli kokulara çok fazla ilgim var, havanın kokusu, girdiğim bir ortamın kokusu, mağazaların kokusu kıyafetlerin kokusu...İnsan bazı şeyleri yaşarken anlamayabiliyor, ne zaman ki bir yere geliniyor orada bir ışık yanıyor, demek bunu bunun için yaşamışım ya da aslında ben buna hazırmışım gizli beni adım adım yönlendirmiş diyebiliyor.
Bir şekilde ailemin yönlendirmesiyle Eczacılık eğitimi almam hedefim haline gelmişti . Fakültede araştırma görevlisi olarak kalmak, araştırmak, doktora tezimi de Kozmetik alanında yapmayı tercih etmekle ağlar örülmeye başlamışmış. Akademisyenliğin sonunda hayat beni eczane eczacılığı yoluna sürükledi.
Sürükledi sürüklemesine ama şimdi de o kısımda da bir hizmetimin olması gerektiğini anlayabiliyorum.
Eczanede makale taramaya bu sefer majistral tarifeleri hazırlamaya devam ediyordum :) Sanırım bu da laboratuvar ortamlarından vazgeçemeyip insanlara daha yararlı bir şeyler üretebilme isteğinden geliyordu.
Ancak hazırladığım majistral tarifelerin kimyasal hammaddelerden oluşuyor oluşu rahatsız ediyordu. Buna alternatif doğal malzemelerle bunu nasıl gerçekleştirebilirim araştırmalarına da girmiştim . Sonrasında ülkemizde o dönem yeni yeni başlamış olan aromaterapi eğitimlere ve ülkemizdeki üniversitede verilen ilk aromaterapi sertifika eğitimine dahil oldum. Aynı dönemlerde derinden etkileyen , evrensel bir bütünlüğün içinde bir varoluşa sahip olduğumuz, her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu bilgisini içeren öğretilerle tanıştım. Görünen gerçekliğin arkasında da başka gerçekliklerin olduğunu anlayınca , hayata farklı açılardan bakabilmeyi, iyileşme ve güzelliğin bir bütün olduğunu, bizim bütünün parçaları olduğumuz gibi, iyi olmanın da bir bütünsellik oluşturduğunu fark ettim. Bir fiziksel bedenimiz var ama aynı zamanda zihinsel, duygusal ve ruhsal bedenlerimiz de var. Homeopatiye olan olumlu bakışım ve inancım da bu şekilde başladı. Evrende ne varsa içimizde o var, biz o bütünün parçalarıyız ve neyi tüketirsek onun eksikliğini yaşarız. Ve böylece homeopati eğitimini de tamamladım.
Yaşam yolumda aldığım akademik eğitimlerle kazandırıldığım bilimselliği, aromaterapi, homeopati, fitoterapi, schüssler tuzları yüz okuma, yurtdışından temel ve ileri seviyelerle aldığım organik kozmetik ürün formülatörlüğü eğitimi ile birleştirmeyi seçtim. Yapılan işte sevgi ve iyi niyetin her daim olması gerektiği içsel bilgisi, yaratılmış her şeye olan sevgim ve yararlı olma isteğim ile PAİ doğdu. Pai , Maori dilinde iyilik demek, bir yandan da Pharmacist Aylin İmren’in baş harfleri.. Medicine ise maya Şamanizm’inde bilgi-bilgelik içeren şifa veren anlamında kullanılıyor. Sloganımız bu yüzden ‘’Bütüncül İyilik’’ oldu. Pai Medicine adı altında çalışırken , çok sevdiğim bir maya atasözü hep rehberlik etti. Ben iyiysem sen iyisin, sen iyiysen ben iyiyim, biz iyiysek herkes iyi.
Pai ile pek çok insana ulaştık, pek çok şifaya tanıklık ettik ve çok şey öğrendik. Tabi hayat devam ederken yollar yine kalbin götürdüğü yerlere çıktı. 2019 yılında ‘’Işık Olmaya Geldim’’ konulu Kudret-i Nefes Akademisi 5 günlük nefes kampı ile hayatımda bambaşka bir dönem başladı. Kendi nefesimi yeniden keşfetmem ile arınma ve şifanın içerden geldiğini tüm hücrelerimle hissettim. Şifa işine çekilenlerin önce kendilerini şifalandırdıklarını ve ancak temiz ve arınmış bir kişinin şifaya kanallık edebileceğini anlamam önümde muhteşem kapılar açtı..
Veeeee kendimin derinliklerine yolculuk ile birlikte yeni bir doğum gerçekleşti. Yine bir ilhamla Lu Beauté doğdu, Bu topraklarda doğmamız boşa değil.. Ve kökenimizin Mu ‘ya dayanması , Anadolu’da yaşayan Luvilerin yani Işık İnsanların torunları olmamız.. Bu yüzden yeni bebeğimizin ismi ‘’Lu Beaute’’ Luvi dilinde ‘’ışık’’ anlamına geliyor…yani diğer taraftan da Işığın iyiliğin tüm evrene yayılması niyeti hep kalbimizde.
Işık olmaya geldiysek , parlayalım o zaman di mi?
Sloganımız , “Kalbinin ışığını tenine yansıt.” Farkımız ne derseniz Pai anlayışı devam ediyor yaptığımız her şey , bütüncül iyiliğe dayalı.. Güzelliğin içsel ve dışsal olarak bir bütün olduğunu olduğunu görüyor biliyoruz. İşimize büyük sevgi katıyoruz çünkü niyet ve düşüncenin maddeye tesir ettiğini biliyoruz.. frekansımızı yüksek tutuyoruz, suyun hafızasını kullanıyoruz ..Öğrendiğimiz herşeyi BİRliyoruz.. Cildimizin içine aldığı her şeyin neredeyse yenilebilecek kalitede ve sağlıklı olması gerektiğinin farkındayız. Kendimiz kullanır gibi üretiyoruz, çünkü kullanan BİZiz ;))
Ve macera devam ediyor...
2- Girişiminizin geldiği noktayı sizin gözünüzden dinlemek isteriz...
Lu Beauté şu anda taze bir bebek, bir geçmişi var ancak markalaşma sürecimiz aralık ayından beri devam ediyor tanınma, bilinme sürecini yaşamaya devam ediyoruz, eski kullanıcılarımız kullanmaya hala devam ediyorlar, yeni tanıyanlar tanışmaktan çok memnun ve bir sevgi alışverişi var. Bunu çok iyi hissediyorum. Ürünlerden mutlular, geri bildirimler çok güzel, ihtiyaca ve ruha yönelik olduğunu anlatan geri bildirimler alıyorum. Ne mutlu ki sağlam adımlarla yavaş yavaş ilerlemeyi gözlemliyorum.
3- Le Beute'yi bundan 10 yıl sonra nerede görmek istiyorsunuz?
Lu Beauté ‘ yi 10 yıl sonra çoktan love mark olmuş olarak görmek istiyorum. Kullanıcılarımızla aramda bir bağ olduğunu hissediyorum, Butik üretim anlayışıyla birlikte üretimdeki kaliteyi devam ettirerek tutarlı biçimde hem, yenilikçi, çevreye insanlığa yarar sunan, sadece Lu Beauté ’ yi tek başına var eden bir marka olarak değil, kurum ve kuruluşlarla kurduğu bağlarla da ışığı çoğaltıp parlatabileceği bir yapıya dönmesini, dünyada da bilinir bir marka olmasını istiyorum :) Hedef büyük!
4- Bu denli kıymetli konularla uğraşan birisi olarak başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz?
Başarı kavramı bence çok göreceli ve zor bir soru. Ben başarılı mıyım bilmiyorum :) Genel anlamda başlangıcı bir hayal kurmakla başlayan maceranın bir hedefe ulaşmış olması genel kanı olarak başarı olarak görülebilir belki. Yapılan iş bir fayda yaratıyor iyiliğe hizmet ederek kalbe dokunuyorsa bence başarı. Mutlu olabilmek ve mutlu edebilmek başarı olabilir. Aslında başarı yola çıkılıp ama temel konunun tamamen başarma isteği olmaksızın hedefe doğru ilerlemenin yolda olmanın tanımı da olabilir bana göre.
5- Hiç yatırım almayı düşündünüz mü?
Yatırım almak daha önce hiç aklıma gelmeyen şu an bizim için çok erken bir konu, ancak uzun vadede değerlerimiz ile örtüşen sürdürülebilir işbirlikleri yaratabilecek fayda sağlayacak bir sistemde mümkün olabilir belki kim bilir?
6- Aslında bir eczacısınız, alanınızdaki tecrübenizin girişiminize nasıl bir etkisi olduğundan bize bahseder misiniz?
Kendi alanımda bir üretimde çalışıyor olmak pek çok avantaj sağladı diyebilirim. Eczacılığın o eski dönemlerdeki, simyacılık kısmında keyif aldığımı ve yeteneklerimi keşfettiğimi gördüm, belki kendi kodlarıma bu ortamda bu şekilde ulaşmaya çalıştım, çalışıyorum. İnsanlarla birebir bağlantı halinde olduğum için bu yakınlık çok fazla deneyimleme gözlemleme fırsatı sundu ve diğer taraftan onca kimyasalın içindeyken bir tez ve antitez gibi neyin içinde direkt olup olmamam konusunda beni ruhumun götürdüğü yere götürdü :)
7- Girişimcilik yolculuğunda en çok zorlandığınız an neydi? Ne ders çıkardınız?
Özellikle kozmetik alanında ambalaj büyük sorun olarak karşıma çıktı. Çünkü ilkelerinden vazgeçmek istemiyordum, tamamen çevreye duyarlı hem de estetik anlayışıma uygun cam ambalaj arayışımız uzun sürdü, yerli olarak üretim sadece belli standartlarda ve çok yüksek adetlerde mümkün olabiliyordu. Kozmetik sektörüne uygun cam ambalaj üretiminde ülkemizde ciddi bir açık var diyebilirim.
Dış ambalaj yani kutu organizasyonunda da çok ciddi şekilde zorlandık. Çünkü döviz kurlarındaki artışlar bu sektörü çok olumsuz yönde etkiledi ve dolayısıyla biz de payımızı aldık. Yüksek sayıdaki baskı adetleri, finansal zorluklara neden oldu.
Diğer finansal zorluklar da oldu, Çünkü doğal ve organik ham maddelerin temininin hem maliyetli hem de çoğunun yurt dışından geliyor oluşu maliyetleri hem de süreci biraz zorlaştırdı.
Ayrıca şu yeni nesil ticarette diyelim, bu sosyal medya gibi uçsuz bucaksız bir ortamda kendimizi anlatmak, farkımızı bu alanda göstermek, hissettirmek zorlayıcı, çok zaman alıcı ve duygusal anlamda da yıpratıcı. Biz yavaş ve emin adımlarla ilerlemeyi seçiyor biraz da akışına bırakıyoruz. Çünkü kullanan herkesin de tekrar tekrar kullanmak istediğini görüyorum.
Ne ders çıkardım, sosyal medyada ve sanal alemde yoksan yoksun, kullanıcı ile ilk iletişim kurabildiğiniz yer bu alan olduğu için kendinizi doğru ifade etmeniz çok önemli. Veeee kendi işini (bu sosyal medya alanıyla daha ilgili) senden daha iyi kimse yapamıyor. :)
8- Girişimcilere neler tavsiye edersiniz?
Girişimcilere ne tavsiye ederim; Naçizane olarak öncelikle yeteneklerimizi keşfetmeli ve bu alanda ne kadar istekliyiz bakmalıyız. Sonrasında o işte ne kadar iyi olduğumuzu, güçlü yanlarımızı bilmek ve mutlaka yapabileceğine inanmak güvenmek. Çünkü çevreden çok fazla ses geliyor, Ne gerek vardı şeklinde... Bunu yaşamasam da çevremde görüyorum. Ama bazen insanı gerçekten zorlayan motivasyonunun düştüğü anlar olabiliyor. Çünkü başlardaki zorluklar kişiyi yıldırmaya gerçekten ne kadar istekli olduğunu fark ettirmeye yönelik evrensel bir işaret olabilir. Kendine inanmak gerçekten bu işi çok iyi yaptığını bilmek zaten yolu açıyor. Sanki işin püf noktası bazen bir meseleye ne kadar çaba sarf edersek sarf edelim olması gerekenler oluyor. Sadece biz bize ait olanı, yapmamız gerekeni yaptığımızda tüm bunlar gerçekleşiyor. Kendini bilip inanarak sonrasında akışa güvenmek. Bence formül burada :)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta yine dopdolu bir gündemle karşınızdayız.
09 May 2022

YAZARLAR

Thiscover Me
Girişimcilik ve yatırımcılık dünyası hakkında sizi bilgilendirir.
İLGİLİ OKUMALAR


