MHP ve Saadet Partisi beyannamelerinde 'gençlik'

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
MHP Seçim Beyannamesi'nde 'gençlik'
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), “Üretken Belediyecilik” başlıklı 2024 Yerel Seçimleri’ne ilişkin beyannamesini yayımladı. Toplam 27 sayfadan oluşan beyannamede, toplam 30 kez “genç” kelimesi yer alıyor. Detaylı bir inceleme sonucunda bu beyanların gençlerin karşılaştığı ekonomik, sosyal ve politik yapısal sorunları gençlik hakları temelli bir yaklaşımla ilerici, etkili ve sürdürülebilir bir biçimde çözüme ulaştırmada oldukça etkisiz kaldığı ortaya çıkıyor.
MHP’nin beyanları, gençlerin katılma ve karar verme haklarını içermiyor. Bu kapsamda, MHP’nin gençlik katılımına dair bir beyanda bulunmaması, gençlik hakları açısından oldukça eksik bir politik vizyona sahip olduğunu gösteriyor.
MHP beyannamesi, genç kadınları görmezden gelirken genç LGBTİ+’lara yönelik ayrımcı söylemleri yeniden üretiyor.
MHP, gençlerin ihtiyaç ve taleplerini karşılaşmaktan ziyade gençliği kendi çizdiği “milli ve manevi değerler” çerçevesi içerisinde tekrar şekillendirmeye çalıştığını beyan ediyor. Bu yaklaşım, bu çerçeve içerisine sığmayan gençlik gruplarının “tehlike ve sorunlu”, “milli ve yerli olmayan” gruplar olarak tanımlanmasına yol açıyor.
Tüm bu değerlendirmeler sonucunda, MHP’nin beyannamesinde yer alan beyanların gençliğin yaşadığı çeşitli yapısal sorunları çözüme ulaştırmada ilericilikten, etkililikten ve sürdürülebilirlikten uzak bir nitelikte olduğu öne çıkıyor. Bunun altında yatan temel sebep ise, yukarıda detaylıca incelenen farklı temalar kapsamındaki gençliğin mevcut durumunun yapısal analizinden yoksun, dışlayıcı, ve gençlerin sorunlarının “nasıl” çözüleceğine dair oldukça yetersiz ve belirsiz bir nitelikte olması.

Saadet Partisi Seçim Beyannamesi'nde 'Gençlik'
Saadet Partisi, 2024 Yerel Seçimleri’ne ilişkin olan 108 sayfadan oluşan beyannamesinde toplam 23 kez “genç”, bir kez ise “öğrenci” kelimesi yer alıyor. Beyannamede ilk dikkat çeken nokta niceliksel olarak yetersiz söylem ve beyanlara sahip olması.
Saadet Partisi’nin beyannamesinde gençlik katılımına ilişkin açık bir ifade bulunmuyor. 2024 yerel seçimlerinde ise partinin 23 büyükşehir belediye başkan adayı arasında 18-29 yaş aralığında genç aday bulunmamakta; 1266 belediye başkan adayından 208’i (%16,43), 698 il genel meclis üyesi adayından 67’si (%9,6), 9.194 belediye meclis üyesi adayından ise 1.229’unu (%13,37) 18-29 yaş aralığında yer alan genç adaylar oluşturuyor. Sonuç olarak, 2024 yerel seçimlerinde yarışacak olan Saadet adayları arasında genç temsiliyeti oldukça düşük bir durumda.
Beyannamede barınma sorununa ilişkin planlama ve uygulama gibi konulardaki detaylar oldukça eksik.
Barınma sorununa ilişkin tek çözüm yalnızca yeni konut inşasında görülüyor. Oysa ki Türkiye’deki barınma krizi ve bu krizin özellikle de gençlere olan yansımasının sebebi Türkiye’deki konut sayısı yetersizliğinden kaynaklanmıyor. Tam aksine, Türkiye’deki barınma krizinin temel sebebi Türkiye’de konutun bir temel hak ve ihtiyaç olarak algılanmaktan yatırım aracı olarak kavramsallaştırılmasına olan evrimi.
Tüm bu değerlendirmeler sonucunda, Saadet Partisi’nin beyannamesinde yer alan beyanların, gençliğin yaşadığı çeşitli yapısal sorunları çözüme ulaştırmada ilericilikten, etkilikten ve sürdürülebilirlikten uzak bir nitelikte olması öne çıkıyor. Gençliğin mevcut durumunun yapısal analizinden yoksun, “Hakk’a hizmet” ve “Allah Tealâ’nın emaneti” şeklinde tanımlanmış bir yerel yönetim vizyonu, Saadet Partisi’ni gençlik hakları temelli bir yaklaşımdan oldukça uzakta konumlanan bir misyona itmekte olup, gençlerin sorunlarını “nasıl” çözebileceğine dair yetersiz, belirsiz ve etkililkten uzak bir niteliğe sahip olmasına sebebiyet veriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Bu yılki NATO Zirvesi; semboller, anlatılar ve kültürel güçle örülen "yumuşak gücün" ortadan kalkmadığını; aksine yeni bir biçim kazandığını gösteren anlarla doluydu. Savunma sanayiinin ve caydırıcılığın öne çıktığı bir dönemde yumuşak güç de bu gerçekliğe uyum sağlıyor; daha sert semboller, daha karizmatik lider imajları ve daha gösterişli ritüeller üzerinden yeniden üretiliyor.

Mutlak butlan kararı, yalnızca CHP iç dengelerini değil, toplumsal muhalefetin yönünü, enerjisini ve mücadele kapasitesini de doğrudan etkileyen bir kırılma noktası oldu. CHP’nin seçilmiş yönetiminin butlan tartışmalarına ayırdığı enerjiyi azaltıp odağını muhalefeti örgütlemeye ve CHP’yi de aşan geniş bir özgürlük cephesi kurmaya yöneltmesinin imkanları neler olabilir?
08 Tem 2026

Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi aldığı için ABD’nin ulusal güvenliğine tehdit oluşturan devletleri ekonomik ve askerî olarak sınırlandıran CAATSA yaptırımlarına Aralık 2020’den beri maruz kalan Türkiye’ye ABD Başkanı Trump’tan müjde geldi. NATO Zirvesi için Ankara’ya gelen Trump, hediye paketini Erdoğan’a sundu: Yaptırımlar kalkacak, F-35 konusu ele alınacak.



