Minnet Duygusunun Hayatımıza Etkileri

Minnet duymak ya da şükretmek; yaşadıklarımızın farkında olmak, elde ettiklerimizi “cepte” görmemek ve deneyimlerimizle ilgili farkındalığımızı, takdirimizi beslemek anlamına geliyor. Minnet dolu bir yaşam sürdüğümüzde bizi bekleyen fırsatları daha kolay fark edebiliyoruz. Hem de bunu en zor dönemlerimizde bile yaşadıklarımızdan öğrenerek ve zorluklardan büyüyerek yapıyoruz.
Minnettarlık denince çoğumuzun aklına birinden bir yardım aldığımızda veya birisi düşünceli bir davranış gösterdiğinde hissettiklerimiz geliyor. Fakat bu düşünce, minnettarlığı açıklama konusunda biraz yetersiz kalabiliyor çünkü minnet kaynaklarımız bunlarla sınırlı değil. Güzel bir sabaha uyanmış olmak veya sadece yapmamız gereken bir işi başarıyla tamamlamış olmak bile minnettarlık duymak için yeterli olabiliyor. Yani, minnet duymak için başka bir kişiye özellikle ihtiyacımız yok. Kendi becerilerimize, deneyimlerimize ve etrafımızdaki birçok şeye minnet duyabiliriz.
Minnettarlık duygusu, aslında dünyadaki olumlulukları görmeye ve onların varlıklarından dolayı mutlu olmaya dayanıyor. Bu tanım, her ne kadar iyimser olmaya ve umutlu olmaya benzese de minnettarlığın bunlardan farklı yanları bulunuyor. İyimserlik daha çok gelecekle ilgili olumlu beklentiler içinde olmakla, umutlu olmak ise bu olumlu sonuçlara giden yolları görmek ve beklemekle ilgili. Minnettarlık, direkt olarak hayatımızdaki olumlu şeyleri fark etmek ve bunların varlığına şükran duymak anlamına geliyor.
Bazı araştırmalar minnettarlık duymanın iki aşaması olduğunu gösteriyor. İlk aşama, deneyimlediğimiz bir durumun olumlu yanlarını ve bunların kendi benliğimizle ilgisini fark etmemiz ile başlıyor. O anda hayatla ilgili “İşte bu!” diyoruz. Dünyanın güzel, hayatın yaşamaya değer olduğunu düşünüyoruz. Bizi memnun eden bir şey deneyimlediğimizi kabul ediyoruz. İkinci aşamada ise fark ettiğimiz bu olumlu yanların bizim dışımızdaki varlıklarla olan ilgisini de görüyoruz. Bu olumlu deneyimi yaşamamızda etkisi olan kişilere, hayvanlara, nesnelere ve dünyaya minnet duyuyoruz.
Minnettarlık, yeni ilişkiler kurarken ya da var olan ilişkilerimizi güçlendirirken de bize destek oluyor. Özür dilerken, teşekkür ederken veya ilişkimizdeki problemleri çözerken minnettarlık duygusu bize yardımcı oluyor. Biri bizim için olumlu bir şey yaptığında ona gösterdiğimiz minnettarlık hem bize hem o kişiye iyi geliyor. Şükretmenin kendimizle ilişkimize de olumlu etkileri oluyor. Şükretmek, bize içsel bir ödül gibi geliyor.
Minnettarlığın İyilik Halimize Etkileri
Minnet duymanın fiziksel sağlığımızdan ilişkilerimize kadar birçok alanda olumlu etkileri bulunuyor. Fiziksel ve ruhsal sağlığımızın, birlikte ve iyi bir şekilde ilerlemesini sağlıyor. Öz saygımızı artırıyor, bir şeylere öfkelenme ihtimalimizi azaltıyor ve sosyal etkileşimleri daha olumlu bir şekilde deneyimlememize yardımcı oluyor.
Yapılan araştırmalar, minnet dolu kişilerin daha az depresyon deneyimlediklerini ve yaşam doyumlarının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu bilgiden yola çıkan araştırmalar da depresyondaki kişilerin iyi olma yolculuklarına minnettarlığı eklemenin bu süreci hızlandırabileceğini gösteriyor.
Minnettarlık ve Romantik İlişkiler
Minnettarlık, ilişkilerimizi güçlendirmede de oldukça önemli bir yere sahip. Partnerine minnettarlığını daha fazla gösteren kişiler, daha affedici ve alçak gönüllü oluyorlar. Böylece ilişki memnuniyeti, bağlılığı da artmış oluyor.
Minnettarlık, ilişkilerin daha uzun ve sağlıklı sürmesine yardımcı oluyor. Yani, ilişkimizde minnet duymanın, hem bize ve partnerimize hem de ilişkimize olumlu etkileri oluyor. Bu olumlu etkilerden faydalanmak için gündelik davranışlara minnet duygusunu eklemek kadar bu pratikleri düzenli bir hale getirmek de gerekiyor. Örneğin, partnerimiz bize güzel bir hediye aldığında ona içten bir teşekkür etmek kadar onun hayatımızdaki varlığı ile ilgili şükretmemiz de önem taşıyor. Böylece, uzun vadede ilişki memnuniyetimizi artırabiliyor, partnerimizin davranışlarını daha olumlu yorumluyor ve daha olumlu tepkiler veriyoruz.
İlişkilerde yakınlık, partnerlerin birbirlerine duygu ve düşüncelerini açmaları ve birbirlerinin ihtiyaçlarına yanıt verebilir olmalarıyla mümkün oluyor. İlişkisinde yakınlık kurmuş olan biri, partnerinin ihtiyaçlarının farkına varabiliyor ve ihtiyaçlarını önemseyip karşılamaya çalışıyor. İhtiyaçları karşılanan kişi de partnerinin bu davranışını değerli bulduğunda minnettarlık duygusu ortaya çıkıyor. Kısacası, ilişkilerde minnettarlık deneyimi her iki partner için de ilişkilerindeki yakınlığı artıracak bir etkiye sahip oluyor.
Bağlanma stillerinin de minnettar olma ve bunu gösterme ile ilgisi bulunuyor. Yapılan araştırmalar, kaçıngan bağlanan kişilerin günlük hayatlarında minnettarlığı daha az deneyimlediklerini gösteriyor. Kaygılı bağlanan kişilerin ise minnettarlıkla ilişkileri biraz gelgitli oluyor. Bu kişiler kendileri için yapılan bir davranışı hak etmediklerini ya da karşılığını asla veremeyeceklerini düşünüyor ve minnet duyamayabiliyorlar. Kaygılı bağlanan kişiler söz konusu olduğunda bu kişiler minnettarlık mı yaşıyorlar yoksa onlara iyilik yapana karşı yükümlülük mü hissediyorlar, tam olarak anlayamıyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hayatın tadını daha çok çıkarmamıza, ilişkilerimizin keyfine daha çok varmamıza, bir umut ışığı bulmamıza yardımcı olan duygu: minnettarlık.
20 Oca 2022

YAZARLAR

Yakın İlişkiler
İlişkilere bilimsel bir bakış açısı!
İLGİLİ OKUMALAR


