
İçimdeki Dünya bülteninde Nasıl? başlığı altında her sayıda nasıl yapılır, nasıl edilir, nasıl olunur sorularına cevap arıyoruz. Nasıl? köşemizin bu sayıdaki sorusu:
Nasıl Düzenli Kitap Okunur?
Nasıl kitap okunacağına dair hepimizin çokça bilgisi olduğuna şüphem yok. Herkesin kendine göre bir kitap okuma sıklığı, kitap tercihleri vardır eminim ki. Bu köşemizde yer alan her başlık altında olduğu gibi, ben biraz kendi deneyimlerim, biraz genel-geçer bilgiler biraz da öznel değerlendirmelerimle harmanladığım şekilde sizlerle nasıl düzenli bir şekilde kitap okuyabiliriz sorusuna cevap arayacağım.
Son zamanlarda etrafımdaki birçok kişiden duyduğum bir şey; bu aralar çok kitap okuyamıyorum, bir kitabı elime alıp kısa sürede bırakıyorum, ya da kafam hiçbir şey almıyor.
Bunların hepsi olabilir, hepsi olağan. Amacımız kendimize zorla kitap okutmak olmasa da, bunu düzenli yapabilmek ne şekilde mümkün, bir bakalım.
Gün içinde belirli zamanlar ayarlayalım.
Okumaya başlamadan önce mutlaka en azından bir saatim olsun diyenlerden misin? Eğer öyleyse ve o bir saati asla bulamıyorsan, gün içinde 10 dakikalık zamanlar yaratmak mümkün olabilir. Eskiden üniversite sınavlarına çalışırken, kendime düzenli bir günlük takvim yapardım. Bazen uyamazdım ama olsun, az çok motive olmama yardımcı olurdu. O yüzden, belki bazı saat başlarında 10 dakika kitabını eline almak, ilerlemek için adım olabilir.
Kitabımızı yanımızda bulunduralım.
Nereye gidersek gidelim, o kitap bizimle gelsin. Çünkü kitap yanımızda olduğu sürece mutlaka göz göze gelip okuma fırsatı yaratmamız mümkün. Evde kalan bir kitap, belki sadece akşamları okunacak ve belki de amaan bugün de çok uykum var zaten diye sırtımızı dönüp uyuyacağız. O yüzden alın kitabı yanınıza; nerde, ne zaman, neyi bekleyeceğinizi bilemezsiniz.
Bir listemiz olsun.
Okumak istediğiniz tüm harika kitapların bir listesi olsun. Listede isimleri görüp yanlarına tik atmak keyifli olabiliyor. Bunu minik bir defterde, telefonunuzda, mailinizde tutabilirsiniz. Hatta sosyal medyada takip edebileceğiniz listeler var, hiç liste oluşturamıyorsanız bile onlardan birini seçebilirsiniz. Çevrenizden iyi bir kitap duyduğunuzda, bu kitabı da o listeye eklediğinizden emin olun.
Sakin bir alan belirleyelim.
Herkesin halihazırda bir okuma köşesi var mıdır bilmiyorum. Ama evinizde mutlaka gözünüze daha hoş gözüken, şurada kitap okusam çok hoş olur diyeceğiniz bir köşe, bir sandalye, bir kanepe vardır. Oraya biraz daha özen gösterelim. Bizi iyi hissettirecek alanlar, daha rahat ve konforlu şekilde kitabımıza gömülmeyi sağlayabilir. Eğer o aklınızda olan köşe, değişikliğe ihtiyacı olan bir köşeyse, birkaç parçayla, örneğin yastık sehpa vs., daha da hoş hale getirin ki size de bir faydası olsun. Bu alanın mümkünse televizyondan ve evin diğer üyelerinden nispeten izole kalabileceğiniz bir alan olması iyi olabilir ama belki de diğerleriyle bir arada olmak isteyebilirsiniz, kendi tercihiniz nedir bir düşünün.
Sosyal medyayı kullanmayı azaltalım.
Geldik yine kendimde de sıkça uygulamaya çabaladığım bir tavsiyeye. Sosyal medya, doğal olarak, kitap okuma zamanımızdan çalan bir etken. Ergenlik yıllarımda, hayatımızda hiç sosyal medya yokken, kitap okumaya ayırabildiğim süre ne kadar fazlaydı diye düşününce biraz hüzünleniyorum. Sonra ICQ, Messenger, Facebook derken, bugün geldiğimiz noktada gerçekten akıllı telefonumuza karşı koymanın çok zor olduğunun farkındayım. Daha önceden Haziran ‘2 bültenimde yazmış olduğum “Sosyal Medya Sosyalliği” başlıklı yazıda da belirttiğim gibi, sosyal medyayı ne için kullanıyor olduğumuzu kendimize sık sık hatırlatarak, kitap okuma alışkanlığımıza etkisini mümkün olduğunca azaltmaya çalışalım. Televizyon ve Netflix de aslında bu noktada aynı kategoride değerlendirilmeli diye düşünüyorum.
Okuma alışkanlığımızı kaybettiysek, eğlenceli kitaplar bulalım.
Bazen öyle bir kitaba başlamış oluyoruz ki, hem çok beğenmiyoruz, hem de mutlaka bitireceğiz diye kendimizi heba ediyoruz. Bu kitapları lütfen kenara koyalım. Bu inattan vazgeçelim. Örneğin 1 ay süresince bir kitapta ilerleyemediysek, belki o sıra, o kitabı okumanın zamanı değildir. İnadı bırakalım, eğlenceli olabilecek bir kitap bulup alışkanlığımızı geri kazanalım. Sonra bakarız tekrar, neleri okumak istiyoruz.
Okumak için belirli bir saatimiz veya belirli bir günümüz olsun.
Tüm bu paylaştıklarım zor geliyorsa, gerçekten düzenli kitap okuma alışkanlığımızla ilişkimiz zor durumda demektir. O zaman radikal bir çözümün vaktidir diyerek, okumak için özel bir gün belirleyelim. Bunu başta belki kendimizi hafifçe zorlayarak yapmak bile alışkanlığı geri kazanmak için faydalı olabilir. Örneğin Pazar günü öğleden önce. Başka hiçbir şey açmadan, telefonumuzu kenara koyarak, hemen kitaba gömülemiyorsak bile sayfalarını karıştırarak, kelimelere göz gezdirerek, tekrar ilişki kuralım.
Unutmayalım, her düzenli ilişki biraz emek ister.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

İçimdeki Dünya
İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR



