Okurla ilişkiler ve etkileşimler

Aposto! topluluğunda etkileşim neleri değiştiriyor ve topluluktan kişiler ve kurumlar hangi kanalları kullanıyorlar?

  • Aposto!’nun sosyal farkındalık yayını ANGST’ın editörü Alara,  #HakkımVar kampanyasında okur etkileşimin rolünü,
  • 20’li yaşların gündemlerine ve deneyimlerine odaklanan 20’lik’in editörü Yasmin, 20’lik e-posta yayınının okurlar yoluyla dönüşümünü,
  • Aposto! STK Destek Programı katılımcılarından Bilim Kahramanları ve Hayata Destek, gönüllülerin ve yararlanıcıların sosyal projeleri nasıl şekillendirdiğini anlattı.

ANGST, #HakkımızVar


ANGST’ta okurların rolü ne? Nereye konumlandırıyorsun?

ANGST’ı “Soru soran ve çözüm arayanların yayını,” diyerek betimlemeye başlayayım. Öznelik durumunu ön planda tutarak, mikro-tarihe ve kişisel deneyimlerin biricikliğine inanarak bir topluluğun önünü açmak istiyoruz. Çünkü hepimizin deneyimleri biricik, maruz kaldığımız iktidar alanları da çeşitli — bunlar arasında bir hiyerarşi kurmak veya kendi deneyimlerimizle kısıtlı kalmayı önlemek adına yapabileceğimiz yegâne şey bu.

“Bizi siz yarattınız,” klişesinden öte bir “Okurlar, ANGST’ın kendisi,” beyanı bu. Hayata bakış açımı “Emin değilsen veya kafan karışıyorsa özneye sor,” diyerek şekillendirmeye çalışıyorum — ANGST’ın okurla kurduğu rol ilişkisi de bununla oldukça paralel. Deneyimi yaşayandan daha iyi durumu kim bilecek? Sıkıntıları sorunlara (çözülebilir bir duruma) dönüştürmek isterken yolun haritası için ondan daha iyi bir başlangıç noktası olabilir mi?

Okurların doğrudan katılımıyla şekillenen #HakkımVar kampanyasının arkasında nasıl bir hikâye var, paylaşır mısın?

Haftalık ekip toplantılarımızdan birinde irdeleyeceğimiz kapsayıcı temalar üzerine kafa yoruyorduk. Deneyimlerimizden yola çıkmanın en sağlıklısı olacağına karar verdiğimiz noktada ihtiyaçlarımıza odaklandık. Bizi ANGST edenler neydi? Ne değişsin istiyorduk? Başlangıç noktası buydu.

Devamını ANGST 20’de yer alan BEDEN VE ENDÜSTRİ yazısında şöyle hikâyeleştirmiştim: “Bir ANGST ekibi toplantısında #HakkımVar kampanyasını şekillendiriyoruz — fikirler evriliyor, çevriliyor; Elif, bir seyahatinden aldığı ilham üzerine kafa yorarken ‘Benim renkli giyinmeye hakkım var!’ dediği gibi durup düşünmeye başlıyoruz. Fark ediyoruz: gündelik hayatımızın bir parçası hâline gelen hak ihlalleri yüzünden unuttuğumuz ne çok detaya hakkımız var meğer.”

#HakkımVar kampanyasında okurlarla buluşmak/etkileşime girmek için hangi kanalları kullanıyorsun? Neden bu kanalları seçtin?

Esas olarak metne odaklanarak ve öznenin direkt kendisini yansıttığı yerden ilerliyorum. Cevap “Bültenin kendisinden,” olacak aslında. Kanallar aracılığıyla paylaştığımız deneyimleri pekiştirmek için yine bülten içindeki kanal yapımızı kullanıyoruz. Artık her sayının ilk kanalı #HakkımVar kampanyası adını taşıyor ve o hafta bize ulaşanların fikirlerini diğer okurlarla paylaşıyoruz. Okur etkileşimini önceliklendirirken bize ulaşmak isteyenlerin de olası “Nasıl fikrimi iletebilirim?” sorusunu karşılamak için açıkça “Şuradan!” diyerek formları kullanıyoruz.

Sosyal medya da elbette bu işin bir parçası. Günümüz Türkiye’sinde yaygın akımda temsilin kısıtlılığı bizi bireysel yayıncılığa itiyor — eh, bu da sosyal medyayı oldukça kıymetli bir alan hâline getiriyor. Dolayısıyla hem kişisel hem de ANGST’ın hesaplarından aktif olmaya çalışıyorum. O zaman reklam vakti: Instagram hesabımıza buradan, Twitter’a da buradan ulaşmak mümkün.

ANSGT'a abone ol



20'lik, "Ben ne yapıyorum ya?" diyenlerin yeri


20’lik’te okurların rolü ne? Okurları nerede konumlandırıyorsun?

20’lik, birçok bülten gibi okurları olmadan var olamaz, beslenemez ve büyüyemez. 20’lik gibi 20’li yaşlardan bahsettiğimiz, deneyimlerin paylaşıldığı bir bültende ben bu 10 yıllık dönemi kendi deneyimlerimle tekelleştiremem. 

Okurların rolü burada çok büyük — benim aklıma gelmeyen fikirler, kimi zaman deneyimlemediğim hikâyeleriyle 20'lik'in benim dünyamın dışına çıkmasına yardımcı oluyorlar. Bu etkileşim çok değerli. 20’lik'in başından beri bir sofra metaforu kullanıyorum: Hepimiz bir rakı sofrası etrafında toplanmışız. 

Bu sofra tek başına rakı içen Yasmin’den oluşsaydı biraz melankolik olurdu — bu oluşumun şen şakrak, değerli, derinliği olan, geniş kapsamlı bir komünite olmasını sağlayanlar okurlar. Onlar bültenin kalbinde. Ayrıca, okurlarım olduğunu bilmek harika bir motivasyon. Kendi kendime konuşmadığımı bilmek hoş bir his!

Hangi kanalları kullanarak 20'lik okurlarıyla etkileşime geçiyorsun? Neden bu kanalları tercih ediyorsun?

Bültenin okurlarıyla en çok iletişimde olduğu kanal kesinlikle Instagram. Burada mesajlar, yorumlar ve hikâyeler üzerinden çok fazla etkileşim oluyor. Instagram hızlı bir yer, e-postanın o ağırlığı ve "ciddiyeti" yok. Bu yüzden bülten ve 20'lik'in e-posta hesabı daha uzun diyaloglar için kullanılıyor genelde, sosyal medya da daha kısa etkileşimler için. 

Genel olarak herhangi bir şeye bakış açım "Kullanmıyorsam kullandırtmam," oluyor. 20'lik'in bülten-dışı dünyasını inşa ederken de elimin gittiği uygulamalara gittim: yani Instagram, Twitter ve LinkedIn. Zevk almadığınız mecralarda olunca oralar için üretmek ve paylaşım yapmak istemiyorsunuz — en azından benim içimden pek gelmiyor. Ama zaten günlük hayatınızda severek kullandığınız, aşina olduğunuz platformlara yönelirseniz üretmek eğlenceli de oluyor.

Okur etkileşimi 20’lik yayınını nasıl dönüştürüyor? Verebileceğin somut bir örnek var mı?

Okur etkileşimi 20'lik'i harekete geçiriyor, bir yerde durmasını engelliyor. En somut örneklerden biri 20'lik'in sırf benim yazdığım bir bültenden yazarların olduğu bir bültene dönüşmesi. 

Bülteni okuyanlardan bazıları kendilerini ve fikirlerini 20'lik'te görebildikleri için kendilerine bültende bir yer edinmek istediler. Okurların yazara dönüşmesi de ekranın yarattığı o ayrımı birazcık kaldırdı. Bununla beraber bültenle ilgili bir karar vereceksem genellikle okurlara soruyorum: Saati değiştirmek olsun; yeni bir kanal, merchandise veya sosyal medya projesi fikri olsun — fark etmiyor. Onlara danışmadan pek yapmıyorum çünkü günün sonunda bülten okurlarıyla şekilleniyor.

20'lik'e abone ol



Bilim Kahramanları Derneği


Bilim Kahramanları, yürüttüğü projeler kapsamında yararlanıcılarla/gönüllülerle etkileşim, sosyal etki alanlarınız için ne anlam ifade ediyor?

Bilim Kahramanları Derneği için etkileşim çok değerli ve önemli bir kavram. Dernek, kuruluşundan bu yana paydaşlarını, gönüllülerini ve yararlanıcılarını dahil ederek büyümeye devam etmekte bir kurum. 

18 yıldır yürüttüğü farklı programlar ve projelerle yaklaşık 6.000 gönüllünün desteğiyle 50.000 üzerinde çocuğa ve gence ulaşan dernek tüm aşamalarında etkileşim ve katılımcı modellerini entegre etmeye çalışıyor. Diğer bir yandan da etkileşime fırsat veren katılımcı çalışmalar aslında sosyal etki alanını da olumlu anlamda destekliyor ve sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor.

Bilim Kahramanları'nda, yararlanıcılarla/gönüllülerle etkileşim için hangi kanalları kullanıyorsunuz? Neden bu kanalları tercih ediyorsunuz?

Pandeminin hayatımıza girmesiyle pandemi öncesi ve pandemi sonrası kullandığımız kanallarda bir dönüşüm yaşandı. Pandemi öncesinde çoğunlukla yüz yüze etkileşimle tüm çalışmalarımızı yürütüyorduk. Pandemi sonrasındaysa etkileşimi canlı tutacak ve hedef kitlemizle ilişkimizi sürdürmemize fırsat sağlayacak dijital araçlara ve platformlara ağırlık verdik.

İlk olarak yoğun çevrim içi toplantılar ve etkinlikler hayatımıza girdi. Bunun için çevrim içi görüşme yapabileceğimiz farklı dijital araçları kullanıyoruz. Ek olarak sosyal medya hesaplarımızdaki paylaşımlara ve canlı yayınlara ağırlık verdik. Özellikle gerçekleştirdiğimiz canlı yayınlar paydaşlarımızla etkileşimi arttırdığı için daha da önem kazanıyor. Yeni dönemde de farklı dijital platformların geliştirilmesine odaklanıyoruz.

Yararlanıcılarla/gönüllülerle etkileşim sayesinde dönüşen bir projeniz/etkinliğiniz/çıktınız var mı? Paylaşabilir misiniz?

Yıllar içinde özellikle gönüllülerimizin katkısıyla birçok projeyi hayata geçirdik. En yenilerinden birinden bahsetmek gerekirse de 2020 yılında Koç Holding ve UNDP iş birliğinde başlattığımız dijital dönüşüm projemizi örnek olarak verebiliriz. 

Projeyle esas hedefimiz gönüllülerimiz, mezunlarımız, öğretmenlerimiz ve destekçilerimizle birlikte daha etkin çalışmamıza fırsat verecek dijital bir gönüllülük platformu üzerine çalışmak. Oluşturacağımız platformla gönüllülerimizin ihtiyaç ve taleplerini karşılamak; aynı zamanda derneğimizin çalışmalarını kolaylaştırmak üzere dijital platformun yazılımı ve tasarımı üzerine çalışmak istiyoruz. 

Platform fikrinin hazırlanması, ihtiyaç analizinin yapılması, içeriğinin detaylandırılması ve yazılımı dâhil olmak üzere tüm aşamaları derneğin programlarından mezun olan ve sonrasında da gönüllü olarak devam eden bir grup gönüllünün katkılarıyla gerçekleştirdik. Haziran ayında sonlanacak projenin çalışmaları da devam ediyor.

Bilim Kahramanları Derneği'nin Instagram ve Twitter hesabını takip edebilirsiniz.


hayatadestek.online


Hayata Destek’in yürüttüğü projeler kapsamında yararlanıcılarla etkileşim, sosyal etki alanlarınız için ne anlam ifade ediyor?

Hayata Destek, afetlerden etkilenmiş insanları destekleyerek toplumsal iyileşme için çalışan bir insani yardım derneği. Çocuk, kadın, mülteci odaklı projeler uyguluyoruz ve bunları tasarlama aşamasında yerinde ve kapsamlı ihtiyaç analizleri yaparak sunacağımız desteğin niteliğine danışanlarımızı dinleyerek karar veriyoruz. Yani danışan, faydalanıcı ya da yararlanıcı dediğimiz insanların ihtiyaçlarının kendisi, projelerin başlangıç noktası... Etkileşim burada bizim için kişilere ulaşabilmek, doğru soruları sormak, iyi dinlemek ve lokal önceliklerin belirmesine izin vermek demek. Toplanan bilgiler, gözlemlerle birleşerek sonunda kimi durumda afet sonrası fiziksel iyileştirme; bir başkasında çocukların eğitime erişimini destekleme, bir diğerinde kadınların hukuk ve (bedensel ve ruhsal) sağlık alanlarında güçlendirme, çoğu zaman da  insanları geçim kaynaklarıyla buluşturma ya da beraber yaşama kültürünü pekiştirme çalışmalarına işaret edebiliyor...  

Hayata Destek'te, yararlanıcılarla etkileşim için hangi kanalları kullanıyorsunuz? Neden bu kanalları tercih ediyorsunuz?

Danışanlarımızla Türkiye’nin birçok yerinde fiziken buluşabiliyoruz. Hatay, Diyarbakır, İstanbul ve Şanlıurfa’da Hayata Destek Evi dediğimiz toplum merkezlerimiz var. Adana, Batman, Diyarbakır, Mardin, Mersin’de Hayata Destek Noktası dediğimiz danışma masalarımız, bir de Ankara ve İzmir’de il temsilciliklerimiz var.

Bunun yanında COVID-19 vesilesiyle desteğimizi çevrimiçi ortamda sunabileceğimiz bir site açtık. Danışanlarımıza yönelik bilgilendirmelerimizi hayatadestek.online adresinde yapıyor. Bize buradan ulaşılabiliyor.

Yine COVID-19, afetten etkilenmiş insanlar için ‘afet üstüne afet’ anlamına geldiği için ihtiyaçları çok derinleştirdi ve çeşitlendirdi. Hızlı olabilmek üzere bir de telefon hattı kurduk. İhtiyaç sahipleri bize şu numaradan hızla ulaşabiliyor: +90 800 670 10 10. Dileyen [email protected] adresine yazarak da bizi bulabiliyor. 

Yalnız, Hayata Destek’in etkileşimi danışanlarla kısıtlı değil. Afetlere karşı hazırlıklı ve adil bir dünya arzusuyla başka STK’ları desteklemek de yaptığımız şeylerden biri. Bu sene insani yardıma dair bilgi ve deneyimimizi paylaştığımız ortak öğrenme platformu Hayata Destek 360’ı açtık. Bu platformun kendisi, eğitim, literatür paylaşımı, insan kaynağı havuzu, etkinlik gibi etkileşimli etkinliklerle zenginleşecek şekilde tasarlandı. 

Ve tabii etkileşim deyince akla ilk gelenlerden biri de, destekçilerimiz. Bu sayfa üzerinden birey ve kurumlar bize bağış yapabiliyor. 

Özellikle kurumlar [email protected] adresine yazıp bize ulaştıklarında, onların kurumsal sürdürülebilirlik hassasiyetlerini gözeten, kuruma özel projeler ve iş birlikleri  icat edebiliyoruz.

Ayrıca heyecanla belirtmek isteriz ki birey ya da kurumlar, alışveriş yaparak da bizimle toplumsal iyileşmenin parçası olabiliyor. Bir sosyal tasarım dükkanımız var: destekar. destekar, tasarımı, üretimi ve tüketimiyle hayata destek olanların ortak noktası... destekar’ın tüm ürün ve hizmetleri, farklı disiplinlerden yetenekli tasarımcıların afetten etkilenen insanlar ya da onların gündemleriyle buluşmalarından doğarak inandığımız değerleri savunuyor; ve destekar’ın tüm geliri, Hayata Destek derneğinin yardım  çalışmalarına aktarılıyor. Yani buradan ürün ya da hizmet alan herkes daha adil ve eşit bir dünyaya #destekar oluyor: www.destekar.org

Son olarak, çalışmalarımızı duyurmak, tepkileri almak ve hak temelli savunuculuk içeriklerimizi paylaşarak herkesi barışçıl ve eşit bir dünyaya davet ettiğimiz sosyal medya hesaplarımız var. Hem Facebook, hem Twitter hem de Instagram sayfalarımızı epey aktif kullanıyoruz. 

Aposto gibi toplumsal hassasiyeti yüksek yayınlarda da sık sık danışanlarımızı temsil etme, sorunları bildirme ve desteğe davet gündemleriyle görünmeyi seviyoruz. Sivil toplum, ancak kurumların ve bireylerin desteğiyle gerçekten etkili olabilir. Bizimle yani danışanlarımızla şu veya bu biçimde dayanışma gösteren herkese binbir teşekkürler.

Yararlanıcılarla etkileşim sayesinde dönüşen bir projeniz veya etkinliğiniz var mı? Paylaşabilir misiniz?

Hayata Destek, insanların hak ve ihtiyaçlarına erişmelerini desteklerken, insanlık, ayrım gözetmeme, tarafsızlık, bağımsızlık ve hesap verebilirlik ilkelerine sıkı sıkıya riayet eden bir kuruluş. Temel İnsani Yardım Kalite ve Hesapverebilirlik Standardı’na uygun olarak çalışıyoruz. Bunu sağlayabilmek için özellikle danışanların fikirlerine odaklandığımız bir geri bildirim mekanizmamız var. ‘Fikir ve Şikayet Hattı’ dediğimiz bu mekanizmanın bilgisini her fırsatta danışanlarımızla paylaşıyoruz. Farklı kanallardan aldığımız geri bildirimlere muhakkak dönüş yapıyoruz ve bu etkileşimden öğrendiklerimizi hizmetlerimizi iyileştirmek için kullanıyoruz. Pek çok projede çok çeşitli uygulamaların ve Arapça çevirilerin bu geri bildirimlerle zamanla çok iyileştiğini söyleyebiliriz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto P.S.Aposto P.S.

BÜLTEN SAYISI

🙌 Aposto! Community #17: Okur Etkileşimi

Aposto! Community geri döndü. Yeni Yayınlar, Haber Odası ve Topluluk Ne Söylüyor? kanallarında buluşalım.

21 Oca 2022

🙌 Aposto! Community #17: Okur Etkileşimi

YAZARLAR

Aposto P.S.

Aposto'dan gelişmeler, ürün güncellemeleri, yazar ve yayın topluluğumuzdan hikâyeler, röportajlar, medya sektörüne ve entelektüel üretime dair perspektifler ve daha fazlası.

İLGİLİ OKUMALAR