Olmayacak Dua

Büyük umutlarla sezona giren Kırmızı Şeytanlar için aslında pek de umut yoktu.
Olmayacak Dua

Geride bıraktığımız iki sezonu ligde üçüncü ve ikinci sırada tamamlayan Manchester United, yeni sezona girerken Şampiyonlar Ligi biletinden emin ve Premier League şampiyonluğundan da ümitliydi. Fakat her ne kadar son iki sezon sıralamaları günümüzün rekabetçi Premier League ortamında başarı gibi gözükse de United’ın kadrosunda ve oyununda ciddi yapısal sorunlar olduğu aşikardı. Lakin ne yönetim ne de teknik ekip kadrodaki ve oyundaki bu sorunları göremiyordu ve dolayısıyla çözmeye de çalışmıyordu. 

Görsel: Sky Sports


Yaz transfer döneminde yapılan Sancho ve Varane gibi sükseli transferler kağıt üzerinde kaliteyi artırmış ve taraftarları da heyecanlandırmıştı. Özellikle transfer döneminin son günlerinde Cristiano Ronaldo’nun United’a dönmesiyle taraftarların beklentileri ve umutları tavan yapmıştı. Fakat kadronun en büyük eksiği olan altı numara için transfer yapılmamıştı. Nitekim sezonun başlamasıyla birlikte Solskjaer dönemindeki United’ın kronik sorunlarının devam ettiği gözüktü. 

İlk beş maçta 13 puan toplanmış olsa da kazanılan maçlarda dahi görülen kronik sorunlar bu sonuçların sürdürülebilir olmayacağını anlatıyordu ki Old Trafford’daki Aston Villa mağlubiyetiyle birlikte üst üste puan kayıpları başladı.

Görsel: Marca


Ligde kötü sonuçlar alınırken Şampiyonlar Ligi’nde de işler pek iyi gitmiyordu. Şampiyonlar Ligi standartlarına göre nispeten kolay bir grupta olmasına rağmen Kırmızı Şeytanlar kendilerinden beklenen dominasyonu gösteremiyordu. Buna rağmen United, De Gea’nın kurtarışları ve Ronaldo’nun bir kısmı son dakikalarda olmak üzere attığı gollerle bir şekilde grubun zirvesinde kalmayı başardı. Fakat kötü oyun, ligde ve Avrupa’da gelen puan kayıpları Solskjaer’in yeterli olmadığı ve değiştirilmesi gerektiğiyle ilgili sesleri çoğaltıyordu. 

Bu süreçte ezeli rakip Liverpool’a ve ligin dibindeki Watford’a karşı alınan ağır mağlubiyetler de bu seslerin daha gür çıkmasına sebep oldu. Dışarıdan gelen bu seslere bir de kadronun içinden gelen tepkiler eklenince United yönetimi Norveçli menajerle yolları ayırdı ve henüz kasım ayında sezon hedeflerinin çok uzağında kalındı. Lakin bunun aksi beklenemezdi çünkü üç senedir elle tutulur bir ana plan ortaya koyamamış olan Solskjaer’le, yanlış kurulmuş orta saha ve hücum merkeziyle yeni sezondan başarı beklemek zaten olmayacak duaya amin demekti.

Görsel: Football365


Birkaç maçla sınırlı kalan Michael Carrick yönetiminden sonra yeni menajerin sezon sonuna kadar modern Alman ekolünün fikir babası olarak görülen Ralf Rangnick olacağı açıklandı. Gelir gelmez kendisiyle özdeşleşen 4-2-2-2 dizilişini kullanan Rangnick, ilk maçlar itibarıyla United’ın savunma defolarını kapatmış gibiydi fakat hücumdaki üretim sorunu devam ediyordu. 

Bir dönem bu sorun da çözülmüş gibiydi ama bu sefer de hücumcuların formsuzluğu yüzünden pozisyonları gole çevirme sorunu baş gösterdi ve böylece ritim yakalama fırsatı kaçmış oldu. Mart ayına kadar inişli çıkışlı bir form durumuyla gelen Kırmızı Şeytanlar, Atletico Madrid’e elenerek Şampiyonlar Ligi’ne veda edince zihinsel olarak adeta sezonu bitirmiş oldu. Bu süreçte alınan kötü sonuçlardan sonra Ralf Rangnick’in yaptığı basın açıklamalarında futbolcuların kalitesini sorgulayarak onları suçlaması da tabi ki hocayla futbolcuların arasındaki ilişkiyi fazlasıyla zedeledi. Futbolcuların yaşadığı mental çöküşte Rangnick’in bu tutumunun da payı var diyebiliriz. Mart itibarıyla ilk dört hedefi hâlâ devam eden United, Arsenal ve Tottenham’ın da kovaladığı dördüncü sıra için yetersiz bir performans göstererek sezonu altıncı sırada tamamladı ve 58 puanla Premier League tarihinde en az puan topladığı sezonu geride bıraktı. 

Görsel: Man United Core


Sezonun ardından beklenmedik bir gelişme oldu ve menajerlikten danışmanlığa geçecek olan Rangnick bu görevi yapmayacağını açıkladı. Bunun sebebi olarak Avusturya milli takım teknik direktörlüğüne odaklanmak istemesini gösterse de perde arkasında başka problemler olduğu söyleniyordu. 

  • En büyük problem Rangnick’in oyuncularla ilgili yaptığı küçümseyici açıklamalar ve bu kadroya en az 10 transfer gerektiğini söylemesiydi. Oyuncularla ilgili bu kadar olumsuz ve yıkıcı fikirleri olan bir futbol adamının danışmanlık yapması hem oyuncular nezdinde kabul edilebilir değildi hem de kulübün ve yeni menajerin ihtiyaç duyacağı yapıcı ve makul tutumla çelişiyordu.

Bir iddiaya göre ise bir diğer problem Erik ten Hag’ın Rangnick’le çalışmak istememesiydi. Söylenen o ki ten Hag yeni menajer olarak açıklandıktan sonra Ralf Rangnick kendisiyle yüz yüze görüşmek istemiş fakat Hollandalı menajer bunu reddederek sadece bir kez telefon görüşmesi yapmış ve adeta Alman futbol adamıyla birlikte çalışmak istemediğini hem meslektaşına hem de yönetime hissettirmiş.

Kırılma Anı

Kötü geçen bu sezonda bile son düzlükte Şampiyonlar Ligi bileti alınabilseydi bu, Rangnick için bir başarı sayılacaktı. Takımı bu hedeften uzaklaştıran kırılma anı United’ın Atletico Madrid’e karşı Şampiyonlar Ligi’nden elenmesiydi.

Görsel: The Busby Baby


İnişli çıkışlı da olsa belli bir oyun istikrarıyla ve maç maç veya bölüm bölüm güçlü oyunla Mart ayına gelen Kırmızı Şeytanlar Avrupa’dan elendikten sonra bunu da kaybetti ve resmen dip yaptı. Sezonun bu anına kadar yarım yamalak da olsa Ralf Rangnick’in oyun prensiplerini uygulamaya çalışan oyuncular bu noktadan sonra Alman menajerden tamamen koptu. 

Bunun sebepleri arasında Rangnick’in oyuncularla olan kötü iletişimi, onları medya önünde eleştirmesi veya sezon sonunda ayrılacağının bilinmesi sayılabilir. Fakat ortada bir kopuş olduğu kesindi. Nitekim ilk dört hedefi hâlâ ulaşılabilir olmasına rağmen ikinci Atletico maçından sonraki dokuz lig maçında sadece sekiz puan alınabildi.

Menajere Not

Ole Gunnar Solskjaer: 3/10

Geçirdiği onca yaz kampına, transfer sezonuna ve harcattığı yüz milyonlara rağmen ortaya ne omurgası doğru kurulmuş bir kadro ne de güçlü bir ana plan koyabildi. Yine de Avrupa’da ve ligdeki büyük maçlarda sağlam oyunlarla iyi skorlar alabilen Norveçli menajer bu sezon bunu da kaybetti. Yaklaşık dört yıllık United menajerliğinin ardından arkasında kağıt üzerinde iyi oyunculardan kurulu fakat aslında uyumsuz olan bir kadro ve topla oyunda beceriksiz bir takım bıraktı.

Ralf Rangnick: 4/10

Göreve gelmeden önce Rangnick’ten ne beklerdiniz diye sorulsa büyük ihtimalle United menajeriyken yaptıklarının birçoğunu sayardık. Dürüstlüğü hatta biraz fazla dürüstlüğü, meşhur 4-2-2-2 dizilişi, talepkar antrenmanları ve prese dayalı oyunu beklenen şeylerdi. Fakat kariyerinde ilk kez bu kadar kaliteli bir kadronun başına geçen Alman menajerin, kariyerinin bu noktasına kadar gösterdiklerinin dışında şeyler yapması gerekiyordu. Daha sonuç odaklı, pragmatist ve reaktif taktiklerle bu kadronun adeta suyunu sıkabilir ve kupa hatta kupalar kazanabilirdi. Şampiyonlar Ligi’nde ulaşılacak bir yarı final veya ligi ilk dörtte bitirmek bile başarı sayılabilirdi. Fakat ideal oyun anlayışından vazgeçmeyerek hem United’ın sezonunu hem de kendisinin bir daha büyük takım çalıştırma ihtimalini yaktı diyebiliriz.

Sezonun Oyuncusu: Cristiano Ronaldo

Manchester United özelinde sezonun oyuncusunu seçmek pek zor olmasa gerek. Zira sezonu iyi geçirmiş olan oyuncu sayısı sadece üç diyebiliriz. Elanga, De Gea ve Cristiano Ronaldo üçlüsünden sezonun oyuncusu bence Ronaldo’ydu. 

Görsel: Goal


Bu kötü United takımında ve özellikle hücumda üretkenlik sorunu yaşayan bu takımda maç eksiğine rağmen ligde 18, Şampiyonlar Ligi’ndeyse 6 gol attı. Şampiyonlar Ligi’ndeki son dakika gollerine ek olarak Premier League’deki kritik maçlarda attığı goller ve yaptığı hattrickler United’ın hem ligde hem de Avrupa’da yarış dışında kalmasını önledi. Portekizli süperstar bu performansıyla birlikte daha organize bir takımda doğru hücum planıyla çok daha fazlasını atabileceğini gösterdi.

Beklentiler: 22/23 Sezonu

Erik ten Hag’ın gelişiyle birlikte yeni sezonda ve öncesindeki yaz transfer döneminde Manchester United’da birçok şeyin değişeceğini söyleyebiliriz. Kadro için özellikle merkez orta sahaya birkaç transfer beklenirken diğer bölgelere de takviyeler olabilir. Fakat asıl değişim antrenmanlarda ve oyunda olacak. Hollandalı menajer kendi antrenman metodolojisiyle oyuncuları fizik olarak yukarı çıkarmaya çalışacaktır. Geçtiğimiz sezonlar ışığında kolay şikayet ettiklerini bildiğimiz United oyuncuları bu antrenmanlara nasıl tepki verecek bilemiyoruz.

Görsel: Eurosport


Ana plan olarak ise Ajax’ta gösterdiklerini referans alarak ten Hag’ın Hollanda tarzı bir 4-2-3-1 veya klasik bir 4-3-3 ile topa sahip olma ve pres odaklı bir oyun oynatmaya çalışacağını öngörebiliriz. Özetle, önümüzdeki sezon Manchester United’dan makul beklentiler kadro istikrarı ve güçlü bir ana plan olacaktır. Pratikte eksikler olsa da en azından takımın ne yapmaya çalıştığını anlamalı ve bunun için çabaladığını görmeliyiz. Hedef ise kupa kazanmanın dışında Premier League’de ilk dörde girmek olmalı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Nasıl Geçti?: Man Utd, Arsenal

Manchester United'ın eksiklikleri nelerdi? Arsenal neden sonunu getiremedi?

25 Haz 2022

Nasıl Geçti?: Man Utd, Arsenal

YAZARLAR

Tarık Şarapçıoğlu

Yazar @ This Is England

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR