
Kyoto'nun çoğu turistik rehber kitaplarında olmayan bir yer: Otagi Nenbutsu-Ji. Bu Budist tapınağını Kyoto’da bulunan diğer 1.600 tapınaktan ayıran bir şey var. Daha doğrusu, “bir”şey dememek lazım çünkü “binden” fazla şeye sahip – tapınağı çevreleyen, Buda'nın müritlerini simgeleyen kabaca 1.200 tuhaf mimikli taş heykellere.

Otago Nenbutsu-ji tapınağı, Arashiyama semtinde, Kyoto'nun batı eteklerinde gizlenmiş, Atago Dağı'nın eteklerinde bir tepede yer alıyormuş. Tapınağın tarihi trajedilerle dolu, ama şimdi her şey sakin görünüyor. Buradaki sakinlik, kısmen bir Budist tapınağı olmasından ziyade turist eksikliğine bağlanabilir, ancak gezenlerin söylediğine göre bu taş taş koruyucu heykellerin de bir etkisi var. Birçoğu meditatif ancak çoğu eğlenceli görünüyor – hatta bir miktar yaramaz bile diyebilirim! Tapınak alanını çevreleyen bu heykellerin arasında gülen birçok heykel var: Bir çift sake ile kadeh kaldıran, biri çocukla kitap okuyan, hatta bir tanesi portatif kaset çalarlı!
Tapınağı bu hale getiren kişi ise bir Budist rahip ve ismi Kocho Nishimura. Orijinal tapınak 8. yüzyılda inşa edilmiş olsa da, kendisi Otago Nenbutsu-ji'yi hem sanatsal hem de manevi bir yere dönüştüren kişi. Nishimura, 1955'te tapınağın rahibi olarak görevine başlamış - ama aynı zamanda yetenekli bir heykeltıraşmış ve ihmal edine tapınağı dikkat çeken bir yer haline getirmeyi çok istiyormuş.
Nishimura ayrıca Tokyo Sanat Üniversitesi'nde bir öğretmenmiş ve 1980'ler boyunca, taş oyma tekniklerini öğretmek için her yerden amatör sanatçıyı tapınağa davet etmiş. Oymaların kalitesi, Nishimura'nın öğretme yeteneğinin bir kanıtı. Ama aynı zamanda mistik bir anlamları da var: Buda'nın Rakan adlı öğrencilerinin simgesi. Ve aynı zamanda onları yapan sanatçıların kaybettiği ya da hatırlamak istedikleri kişilerin anıtları.


Farkettiysen 1980’lerden bahsettim; Otagi Nenbutsu-ji'deki yosun kaplı heykeller göründükleri kadar eski değiller. Heykellerin kutsama töreninde, baş rahip sanatçıların heykelleri yaparken içlerinden geçirdikleri niyetlerini onaylamış ve şöyle demiş: "Ruh, yaratıcıların ellerinden heykellere geçerek, onlara hayat verir.". Hatta Nishimura'nın oğlu Kouei, babasının fikrinden o kadar ilham almış ki, tapınakta rahip olmak için okulunu bırakmış ve projeye o da katkıda bulunmuş.
Biraz da Otago Nenbutsu-ji Tapınağı’nın kökeninden bahsedelim.
Geleneksel veraset düzenine göre Japonya'nın 46. ve 48. hükümdarı olan İmparatoriçe Shōtoku, tarihi tapınağı 8. yüzyılda 766 ile 770 yılları arasında kurmuş. Orijinal konumu Kyoto’da değil Higashiyama'ymış ancak çok geçmeden Otago Nenbutsu-ji tapınağı, yakındaki Kamo Nehri'nin taşmasıyla sular altında kalmış. Senkan Naigu adında bir Budist rahip, 10. yüzyılda tapınağı yeniden kurmuş. Yerliler buna minnettar kalmış ve tapınağı kötü şansa karşı korumak için bir heykel dikmişler. Heykel Yaku-boyunduruğu Senju Kannon’muş.
Heykelin tapınağı kötü şanstan koruması birkaç yüzyıl sürmüş; ancak tapınak 13. yüzyılda - Kamakura Dönemi'nde - iç savaş yüzünden yeniden yıkılmış. İşçiler, tapınağın salonunu ve kapısını korumak için 1922'de Kyoto’ya taşımış ancak ancak yeniden inşa edilen ana salon, 1950'de bir tayfun tarafından tekrar kırılmış.
Tapınağın 1955'te yeni atanan rahibi Nishimura ise umudunu yitirmek yerine, onu parça parça yeniden inşa etmiş. Hatta az önce bahsettiğim hikaye de açıkça gösteriyor ki tapınağı yeniden yapılandırmadan daha fazlasını yapmış ve Otago Nenbutsu-ji'ye hayat katmış. Taş figürlerin bir kısmına zeminde kendisi katkıda bulunmuş, bu nedenle eserleri diğer sanatçıların eserleriyle karıştırılmış. Fotoğraflardan gördüğün heykeller tapınağa 1981 ve 1991 yılları arasında eklenmiş, ancak üstlerinde yosun biriktirdikçe sanki daha eski görünüyorlar.
Kyoto, bin tapınağın şehri ise, Otago Nenbutsu-ji de bin Rakanlı tapınak! Japonların adanmışlığına ve yeteneklerini sergilerken gösterdikleri tevazuya bayılıyorum. Nishimura 2003 yılında ölmiş, ancak oğlu Kouei tapınağın rahibi olarak aile mirasını devam ettiriyor.
Rahiplik görevinin yanı sıra, Kouei bir müzisyen. Elektroyu, meditatif ses kayıtları yaratmak için new age synth'i klasik armonilerle harmanlıyor. Aslında bu babasının katkılarına paralellik gösteren bir sanat formu; sanki aynı yaratıcılığı farklı bir şekilde devam ettiriyor gibi. Kouei bunla ilgili "Müzik mesajı aktarmanın bir yoludur.” demiş; "Aslında tüm mesajlar etrafımızda, soluduğumuzu anlayana kadar fark etmediğimiz hava gibi…". Kouei'nin müziğini dinlerdeken tapınaktaki taş heykelleri gezmeyi yapılacaklar listesinin üst sıralarına ekledim. Bir de bugün sana tavsiyem, heykellerin yapım aşamasını gösteren bu videoyu izlemen; benim çok hoşuma gitti.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
1.200 mimikli heykelle korunan bir Budist tapınak, Avrupa’nın en pahalı satılık evi, Vietnam’ın tütsü köyü ve herkesin ortalama 100 yıl yaşadığı İtalyan adası bu haftaki bültende.
29 Ağu 2021

YAZARLAR

Good City Guides
Hayalperest gezginleri, oturdukları yerden seyahate çıkartacak hikayeler.
İLGİLİ OKUMALAR


