Öteki ben ile sohbet: Borges'i anlamak

Borges’i sevmek ve anlamak birdenbire olmuyor. Onu anlamak için, onun gibi düşünebilmek, “Borgesvari” bir hayal dünyasının içine girebilmek, gerçekler dünyasıyla düşler dünyasını aynı anda yaşayabilmek lazım. Sonra da bunu yazabilmek.
Öteki ben ile sohbet: Borges'i anlamak

Yazı: Meral Varuy

Borges’i sevmek ve anlamak birdenbire olmuyor. En azından benim için, öyle olmadı. Onu anlamak için, onun gibi düşünebilmek, “Borgesvari” bir hayal dünyasının içine girebilmek, gerçekler dünyasıyla düşler dünyasını aynı anda yaşayabilmek lazım. Sonra da bunu yazabilmek.

“Eğer zaman sonsuzsa, biz de zamanın herhangi bir noktasındayız. Okur önemli çünkü kitap açılıp okunana kadar ölüdür. Ben kitapları yazıyorum fakat eğer anlaşılmazsa o kitap ölü olmaya devam edecektir. Zaten önemli olan okumak değil, yeniden okumaktır.”

“Az miktarda okuyun, ama tekrar tekrar okuyun, gerçek ile kurmaca arasında hiçbir fark yoktur ve geçmişin tamamı belleğimizde kalanlardan ibarettir.”

İlk ilgimi çeken Borges alıntılarından.. 

Ardından "Öteki" hikayesini okumamla serüven başladı, bir şeyler değişti; hem zenginliklerim arttı hem de şüphelerim ve endişelerim. Her okuduğum hikayesinde, onunla birlikte zamanda, düşle gerçek arasında kayboldum. 

"Öteki", Kum Kitabı'nın ilk öyküsü. 20 yaşlarındaki Luis Borges ile 70 yaşına gelmiş Luis Borges'in Charles Irmağı karşısında bankta karşılaşmaları ve “öteki ben" ile sohbetleri üzerine kurgulamış.

"Eğer bu sabah ve bu karşılaşma birer düşse, her ikimizin de düş görenin kendisi olduğunu düşünmesi gerekir. Belki düş görmeyi bir yana bırakacağız, belki de bırakmayacağız. Ama başka görevlerimiz arasında bizim asli görevimiz, evreni, doğmuş olmayı, gözlerle bakmayı ve soluk almayı kabullendiğimiz gibi düşü de kabul etmemiz."

"Yetmiş yıl sürdü benim düşüm. Gerçekte uykudan uyanıp da kendi kendisiyle karşılaşmayan insan yoktur."

"Senin o ezilmiş ve aşağılanmış yığınların yalnızca soyut kavramlar dedim ona. Yalnızca bireyler var olurlar, biri var olabilmişse eğer. Bir Yunan, 'Dünün insanı bugünün insanı değildir,' demiş. Cenevre'deki ya da Cambridge'teki şu bankta oturmuş olan biz de belki bunun kanıtıyız."

"Benim öteki benim, yeni eğretilmeler bulmaya ve keşfetmeye inanıyordu; bense, imgeleme gücümüzün kabul ettiği çok açık ve yakın benzerliklerin eğretilmelerine."

1892 Arjantin doğumlu. Hayatının uzun bir bölümünü aile hastalığı olan körlükle geçiyor. 1955'te Arjantin Ulusal Kütüphanesi'nin başına getiriliyor, en sevdiği kitaplar dünyasına ve körlük de başlıyor. Hayat onun için net değil, hep flu, her şey olabilir. Gerçek ve hayal iç içe. Okurlarının büyücü yazarı. Hatta ona "ulu büyücü" diyenler de var.

Borges’e sizce zamanın doğası nedir diye sorulduğunda şöyle diyor:

“Hep aklıma Aziz Augustine’nin İtiraflar kitabında anlattığı o isabetli vecizesi gelir. Zaman nedir diye sormadıklarında cevabı bilirken, sorduklarında bilmiyorum. Yani zamanı hissediyor, ama bilmiyorum. Asıl sorun bu. Şahsi kimlik meselesi bu, kendimden örneklersem, şu anda var olan benden ibaret değilim ben. Şu anda sizlerden biri olabilirdim, ama değilim, ben benim, Borgesim. Çünkü geçmişim de benim. Bu geçmiş çok unutulmuş, ama kalıcı olmakta ısrar ediyor. Zamanın sırrı da bu değil mi? Zaman akıp giderken kişinin kendi olmasını sağlayan ve çoğunu da unutmuş olmamıza rağmen. Binlerce hissi, binlerce hatırayı, nostaljiyi, belki cennet cehennemi unutuyoruz. Bunlardan geriye kalan birkaç imgeden ibaret. 

Ben zamandan yapılmışım. Zaman beni sürükleyen bir nehir, ama nehir benim;

Beni parçalayan bir kaplan, ama kaplan benim;
Beni tüketen bir ateş, ama ateş benim;
Evren ne yazık ki gerçek;
Ben ne yazık ki, Borges’im ”

Hiçbir yazara altı kitap birden okuyarak başlamadım. Her gün yenileri de ilave oluyor. Bazıları kendi yazdığı kitaplar. Bazıları onu anlatan kitaplar. Onlarca kitap ve sayısız yazı okudum, anlatı dinledim, kendi röportajlarını izledim. Merakım, ilgim artarak devam etti. Borges’i daha iyi anlamak, onun gibi hissetmek istedim. Büyülenmek bu olsa gerek.

Bir ara dalıyorsunuz, rüyanızda çok tuhaf şeyler görüyorsunuz. Başka bir zamandasınız, tanıdık ya da tanımadık birileriyle, bilmediğiniz bir yerdesiniz. Sonra uyanıyorsunuz, bu bensem, şimdi burada isem, demin yaşadıklarım neydi diye soruyorsunuz. Bunları hayalinizde yaşamak, sonra yazıya dökmek, gerçekmiş gibi anlatabilmek "Neden gerçek olmasın?" diye sorduruyor.

İşte Borges böyle bir zenginlik katıyor bize. Virginia Woolf'un, William Faulkner’ın, Kafka’nın, Shakespeare'in, Cervantes'in Nietzsche’nin etkilerini görüyorsunuz onda. Onu daha iyi anlamak için Almanca öğrendiği Schopenhauer'in etkilerini de...

“Bugün bana, tek bir düşünür seç kendine deseler Schopenhauer'i seçerdim. Eğer dünyanın gizleri sözcüklerle dile getirilseydi, o sözcükler sanırım Schopenhauer'in yazılarında yer alırdı.”

Hepimizin başka boyutlara ihtiyacı var. Bazen bildiklerimize sığamıyoruz. Sadece bildiğimiz boyutta da değiliz zaten. Bir film ya da kitapla veya düşündüklerimiz ve hissettiklerimizle geçmişte ya da gelecekte gibi hissettiğimiz olmuyor mu hiç? Belki bir gündoğumuyla ufuk çizgisine ulaşma, kaybolma hissiyle, bulutları kucaklamak, dalgalara kendimizi bırakmak arzusuyla başka bir boyuta gitmiyor muyuz? Sonra dönüyoruz kaldığımız yere, gerçek hayat dediğimiz yere. Ancak hangisi gerçek, pek de belli değil. 

Borges okundukça bir haz duygusu veriyor. Dünya ve evren farklı anlamlar kazanıyor. Normal bir zihnin yapamayacağı zengin bir dünyası var. Onun için okumak, yazmaktan daha değerli: “Zor olan, iyi yazar olmak değil, iyi okur olmaktır” diyor. Kitaplar onun evreni. Cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlüyor. Kitaplar, evren ve cennet... Yaşam ve düşlerimiz. Borges, okuruna düş dünyasının sonsuzluğunu kullanmayı armağan ediyor, öyküleri sona erdiğinde okur da zihninde sonsuz düşlerin içinde, sonsuz olası hikayelerle devam ediyor. Bunu sıradan, normal bir şeymiş gibi yapması ise adeta kara büyü...

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto KitapAposto Kitap

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🎨 Sanatın kitapları, Borges'in dünyası

Sanat sezonu açılırken son yıllara damga vuran çağdaş sanat kitaplarından bir seçki hazırladık. Borges'in hayalle gerçek arasındaki dünyasına daldık.

15 Eyl 2024

🎨 Sanatın kitapları, Borges'in dünyası

YAZARLAR

Liber Kültür Sanat Derneği

Liber Kitap Kültür Sanat Derneği'nin temel hedefi toplumda okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak, okuma fırsatından mahrum kalan kesimlere erişim imkanı sağlamak, sanatı ve sanatçıları destekleyerek yaratıcı düşünceyi teşvik etmek ve gelecek kuşakların daha aydın bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamaktır.

Aposto Kitap

Kitap incelemeleri, edebiyat haberleri, editörden okuma önerileri.

İLGİLİ OKUMALAR