Persona Non Grata

Watford, Claudio Ranieri ile yollarını ayırdı.
Persona Non Grata

Günümüz konjonktüründe sıklıkla duyduğumuz “Persona Non Grata” deyimi, “İstenmeyen Kişi” olarak Türkçeleştirilmiştir. Ülkelerin kendi ülkelerindeki diplomatları, sınır dışı etmek gibi bir lüksleri olmadıkları için başvurdukları bir söylemdir. Bu kavram günlük hayatta da sıklıkla kullanılır. Persona Non Grata’lar bazen sınırlarını aşan, hatta yeni sınırlar çizen kimselerdir. Dolayısıyla Persona Non Grata olmak kötü bir şey değildir.

70 yaşındaki İtalyan çalıştırıcı Claudio Ranieri, 5 sene önce Leicester City’nin başındaki görevinden ayrıldığından beri bir türlü dikiş tutturamadı. 2 tanesi Premier Lig’de olmak üzere 5 ayrı takımla çalışan tecrübeli teknik adamın son Watford macerasında da yakaladığı 0,5 puan ortalamasıyla işlerin pek iyiye gittiği söylenemez. Yaşını da hesaba katarsak, büyük ihtimalle bu onun efsaneleştiği Premier Lig’deki son macerasıydı ve buraya “İstenmeyen Adam” olarak veda ediyor. Belki de bir daha hiçbir zaman tercih edilmemek üzere...

Küme düşme hattında ecel terleri döken Watford’ta, bir yükseliş trendi yakalamak ve ligde kalma umutlarını arttırmak adına geçtiğimiz Cuma oynanan Norwich City maçı, tüm camia için bir açık hedef haline gelmişti. O hattaki diğer rakibi olan Everton’ı bir önceki hafta yenen istim üstündeki Norwich, bu maçta da hata yapmadı ve Watford’ı adeta sürklase etti.  3-0 gibi net bir skorun haricinde, kritik Burnley maçının öncesinde bir de en iyi oyuncuları Emmanuel Dennis’in kırmızı kart görmesiyle birlikte, Vicarage Road’ta 90 dakikanın sonunda Watford taraftarının elinde kalan tek şey koca bir hayal kırıklığı oldu.

Ranieri maç sonunda, geç saatte yaptığı basın toplantısında soyunma odalarındaki atmosferin zehirli olduğundan bahsetti. Kendi oyuncularını ciddiyetsizlikle ve bencillikle suçladı. Burada kalırsa pek çok şeyi değiştireceğini söyledi ama bence o da valizini toplaması gerektiğinin farkındaydı.

Watford’ın sahiplik koltuğunda oturan Gino Pozzo ve Pozzo ailesi böyle durumlarda çabuk karar almalarıyla bilinir. Kangrenleşmiş parmağı kesmekte ustalaşan Pozzo’lar, muhtemelen daha o geceden yeni isimlerle temas kurmaya başlamıştı. Yollar resmi olarak ayrıldıktan sonra sonra ise net bir anlaşma olmamakla birlikte medyada Sam Allardyce, Gennaro Gattuso, Fabio Cannavaro ve Paulo Fonseca gibi teknik adamların adı geçmeye başladı.

Bu modelin sürdürülebilirliğini tartışabiliriz. Evet, bazı takımlar böyle hızlı değişimlere giderek şok etkisi yaratmayı başarabiliyorlar; peki ya başaramayanlar? Bazı takım sahipleri, gerekli zamanda hamle yapmakta pasif kalsa da, ben her şeye rağmen böyle Kullan-At yaklaşımının özellikle de kulüp kültürü oluşturmakta zararlı olduğunu düşünüyorum.

Şu an Ranieri’nin yakalayamadığı kısa vadeli yükselişi arıyorlar. Bunu yerine getirdikleri yeni teknik adamla yakalamaları da bana kalırsa zor duruyor. Sanki bir sandalyeye sıkıca bağlanmış ve denize atılmış gibiler. Bu durumda denizdeki kişi ne kadar çırpınırsa çırpınsın, bazen sonuç kaçınılmaz oluyor. Herkes kararlarının karşılığını olumlu ya da olumsuz bir şekilde alıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Kısa Soluklu Claudio Ranieri: Klasik Watford

Gündem, Claudio Ranieri, Arsenal'in Hücumsal Sorunları.

25 Oca 2022

Kısa Soluklu Claudio Ranieri: Klasik Watford

YAZARLAR

Görkem Alkan

Author @This is England.

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR