Red Room #1

Ed Piskor

“Woop-woop! That's the sound of da police! Woop-woop! That's the sound of the beast!” - KRS-One

Ed Piskor’un gorefest’i Red Room’un ilk sayısı çıktı. Aslında çıkalı iki hafta oldu ama ben yeni edinebildim. Aylardır yaptıkça paylaştığı, paylaştıkça ağzımızın suyunun aktığı bir kitaptı Red Room. Ed Piskor sevgimi anlatmama gerek yok diye düşünüyorum zaten. Deep Web’de Twitchvari bir platformda işkence canlı yayınları üzerine kurguladığı Red Room, kesinlikle sağlam bir mide gerektiriyor. Ben şimdiden uyarayım. Okurken uçan kulaklar suratınıza çarpıyor. 64 sayfalık ilk sayı seriye uzun bir giriş yapıyor. Aynı zamanda da kitabın dünyasını ustaca kullanıyor. Hazır Eisner da demişken, Seneye ya da önümüzdeki sene aday olur mu bilemem ama bundan önce Piskor’un kazandığ. heykelcikler daha sonra geleceklerin garantisi gibi. 

Hikayemiz ilk sayının ana karakterlerinden biri Davis Fairfield’ın aldığı kötü haberle açılıyor. Piskor’un bayıldığı pop kültür referansaları - özellikle bir belgeselci titizliğiyle yaklaştığı Hip-Hop tarihi - daha ikinci sayfadan karşımıza çıkıyor. Davis Fairfield bir aynasız. Arabası ise “woop woop” sesiyle ilerliyor. KRS-One’ın efsanevi şarkısıyla girişimizi de buradan alıyoruz. Fairfield’ın karısı ve ufak kızı araba kazasında hayatını kaybedince büyük kızıyla yalnız kalıyor oradan da serinin ilk işkencecisi Hemogoblin ile tanışıyoruz. İşkence videosu prodüksiyon şirketi Pentagram Pictures ile ilk tanışmamızı da bu sayfalarda yaşıyoruz. Hikayemizin asıl işkencecisi ve Pentagram Pictures’ın sahibi Mistress Pentagram ile tanıştıktan ve sanatını icra ederken izledikten sonra yavaş yavaş Fairfield’ın karanlık tarafına da göz atıyoruz. Yavaş yavaş bu işin inceliklerini de gördükçe anlıyoruz ki bu iş bizlik değil. Piskor’un dahi beyninden çıkan bu şiddet pornosunu okumak değişik hisler uyandırıyor içimizde. Misterss’in Fairfield’ı kaçırıp onu Pentagram Pictures’a katarak yeni bir yıldız yaratıyor.

Her sayfasını size uzun uzun anlatmak istiyorum ama bu harika kitabı sizin okumanızı istiyorum. Piskor’un aylardır kendini kapadığı bu proje gerçekten sizin de ilginizi hakediyor. Piskor benim en sevdiğim sanatçılardan ve gerçekten övmeye doyamıyorum. Üzerinde Ed Piskor imzası gördüğünüz her işi gönül rahatlığıyla alıp okuyabilirsiniz. Bu da onlardan biri. Mangavari büyük kafalı küçük vucutlu - chibi - stili ve işkence sahnelerindeki gereksiz realistliği harika bir tezat oluşturmuş görsel dilde. Şimdilik monokrom renk paleti ise kitabı daha kolay sindirmemize yardımcı oluyor. Ben aç karnına biraz zorlandım. Tüyler diken, mide bulanık bitirdim kitabı. Ama zaten korku filmlerini tam da bu duygular için izliyoruz. Baştan sonra adrenalin rush’ı yaşamak isteyenler için ideal. Ne kadar hayranlıkla okuduğumu size anlatamam gerçekten. Alın bu kitabı, hemen okuyun. Çok sert ama çok güzel. Piskor’a selam çakarak yazımın bu bölümünü Koopsta Knicca’nın Torture Chamber isimli şarkısının nakaratıyla bitirmek istiyorum.

“Mystic stylez of the ancient mutualations. Torture chambers filled with corpses in my basement.” - Koopsta Knicca

Kapak: Ed Piskor

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

SNIKT! #13

Braderin'den bu haftanın çizgi romanları

13 Haz 2021

SNIKT! #13

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR