Burnley'nin Roller Coaster Haftası

Önce hayal kırıklığı, sonra umut, sonra tekrar hayal kırıklığı. Burnley'nin istikrarsız haftasını The Athletic yazarı Andy Jones kaleme aldı.
Burnley'nin Roller Coaster Haftası

Maxwel Cornet'in çığlığı.

Kutlama olması gerekiyorken onun yerini hayal kırıklığı aldı. 

Cornet adına her şey çok kötü gitti. Çarşamba günü onun için rüya gibiyken pazar günü kendisine kabus oldu.

Everton maçında, maçın bitmesine 25 dakika kala gelen beraberlik golünden sonra herkes bu maçı kazanmalıyız diye düşündü. Çünkü momentum bizim tarafımızdaydı.

Ama bu sezon kaç kere bu yaşandı? Her zaman bir ileri iki geri.

Görsel: BeSoccer


Sean Dyche maç bittikten sonra son düdüğe kadar onları destekleyen taraftarlarını ayakta alkışladı. Oyuncular, boyunları bükük şekilde soyunma odasının yolunu tuttu.

Sadece dört günde nerden nereye geldik.

Dyche ve ekibi bu sezonun zorlu geçeceğini biliyordu ve sezon başlamadan bunu kulüp sahiplerine söylemişti. Yine de işlerin onlar için bu kadar kötü geçeceğini tahmin bile edemezdi.

Yine de, son maçın son düdüğünde iyi bir yerde olacaklarını düşünüyorlardı. Bu hafta sonundan sonra tekrar düşünmeleri gerekiyor.

Top yuvarlaktır. Everton maçından sonra bulutların üstündeyken şimdi tepetaklak oldular.

Bu çalkantılı haftanın hikayesi Manchester City maçıyla başladı. Burnley'nin rakibi karşısında kafasını bile kaldıramadığı kötü performansının ardından işler iyice sarpa sardı.

Aslında, önümüzde daha önemli ve daha kazanılabilir maçlar vardı. De Bruyne'nin 5. dakikadaki golünden sonra maçın geri kalanı formaliteye döndü.

Burnley, milli arayı çok akıllıca kullandı. Geçtiğimiz yorucu ayın ardından oyuncuları hem dinlendirip hem sağlıklı kalmalarını sağladı.

Sean Dyche her zaman ligin ikinci yarısında takımının fiziksel anlamda daha güçlü olduğunu söyler. Bu yoğun Nisan ayı onlara güzel bir test olacak.

Bu üç haftalık arada spor bilim ekibi iyi bir planlama yaptı.

Fakat işin performans kısmı beklenildiği gibi olmadı.

Cumartesi günü Manchester City maçından sonra Pazar günü için her zamanki gibi izin verildi. Daha sonra her zamankinden farklı olarak idman Pazartesi günü biraz daha geç başladı.

İdmandan sonra City maçı hakkında bir saatlik bir takım toplantısından sonra Everton maçının hazırlıkları başladı. Daha sonra teknik ekip kendi aralarında bir saatlik bir toplantı daha yaptılar.

Soyunma odasına yakın birkaç kaynak genel havanın olumlu yönde olduğunu ve fikstürün zorlu olmasına rağmen herkesin sakin olduğunu aktardı. Hâlbuki sezonun en kritik iki maçı önümüzdeydi.

Oyuncular her zamanki gibi kendi aralarında şakalaşıp gülüşüyorlar, hatta dart oynuyorlardı. Yanlış anlaşılmasın, elbette görevlerinin bilincindeydiler ama sadece sakin ve soğukkanlıydılar.

Sean Dyche her zaman oyuncularının ruh haline uygun konuşma yapmayı becerebilir. Gerekli olmadıkça heyecan verici konuşma yapmaktan kaçınır. Böyle bir konuşma yapmasına gerek yoktu çünkü ortam gayet sakin ve olumluydu.

Everton maçı mutlaka kazanılması gereken bir maçtı fakat oyun planı henüz hazır değildi. Maç hazırlığı her zamanki gibi detaylı bir şekilde yapıldı. Rakibe uygun ufak oynamalar yapılmış olmasına rağmen ana plandan vazgeçilmemişti.

Sean Dyche'ın devre arasındaki konuşması her şeyi değiştirmişti. En yakın rakibinize 2-1 mağlupsunuz ve durum çok ciddi. Devre arasında oyuncularına "Everton'ın deplasmanda maç kazanmayı bilmediğini" söyledi.

Oyuncuları buna çok iyi karşılık verdi ve maçı çevirdiler.

Kaptan Ben Mee; sakatlığından ötürü maçı tribünden izliyordu. Takım arkadaşlarının aile ve arkadaşları çok gergin gözüküyordu.

Sean Dyche, ilk 11'e aldığı Nathan Collins, Maxwel Cornet ve Jay Rodriguez'in skora katkılarından dolayı onları seçmesinin ne kadar haklı olduğunu kanıtladı. Ayrıca oyuncu değişikliklerini de doğru yaptı. Matt Lowton, Burnley'nin aksayan sağ tarafına ilaç oldu ve Matej Vydra, Cornet'in golüne asist yapan isimdi.

Maç sonunda Burnleyli oyuncular kutlama yaparken Everton tarafı dizlerinin üstüne çöküp üzülen taraftardılar. Çünkü en yakın rakibimizi yenmiştik ve fikstürümüz nispeten daha kolaydı.

Bu galibiyetten sonra bile hiçbir şey kesin değildi. Everton galibiyetinden sonra Norwich maçı mutlak suretle kazanılması gereken bir maçtı. Hatta bundan sonraki her maç kazanılması gereken bir maçtı.

Ne yazık ki Norwich mağlubiyetinden bu daha iyi anlaşıldı. Çünkü Everton, Manchester United'ı 1-0 yenmiş ve puan farkını dörde çıkarmıştı. Leeds'in de Watford'u 3-0 yenip puan farkını dokuza çıkarması işleri iyice zorlaştırdı.

Görsel: Yorkshire Evening Post


Everton galibiyetinden sonra oyuncular gayet sakin ve görevlerinin bilincindeydiler. Hiçbir şey henüz bitmiş değildi ve herkes bunun farkındaydı.

Sean Dyche, Norwich maçından önceki basın toplantısında gayet sakin ve iyimserdi. Hatta Peaky Blinders dizisi hakkında yorumlar yaptı, en son gittiği sinema filmi olan Spider-Man filmini de övdü.

Asla gergin gözükmüyordu. Çünkü tecrübeliydi ve kadrosunda da çokça tecrübeli oyuncu bulunuyordu.

Tarkowski, sakatlanan Ben Mee yerine kaptanlık bandını aldı. Richarlison ve Calvert-Lewin'i çok iyi durdurdu ve neredeyse sahada yanlış bir adım bile atmadı.

Pazar günkü Norwich maçından önceki gün, son hazırlıklar tamamlandı. Norwich'e gittikleri gün Everton maçının sonucu da biliyorlardı.

Bu 24 saat içinde takımdaki hava daha kötüye gidemezdi.

Şimdi her şey çok daha zordu.

İlk yarı bitmeden son 10 dakika kontrolü ele geçirmesine rağmen ilk 30 dakika onlar için korkunç geçmişti. Baskı onların aleyhineydi ve ilk yarı düdüğü çok kötü bir zamanda gelmişti.

Bu sefer onları motive edecek bir takım konuşması yoktu.

Tarkowski "Sabırlı Olalım!" diye bağırdı takım arkadaşlarına. Dyche ikinci yarıda ceketini çıkardı ve yardımcısı Ian Woan ile ayağa kalktı. Artık kimse sakin değildi ve ortam iyice geriliyordu.

Oyuncu değişiklikleri de pek işe yaramamıştı. Mcneil hariç, kendisinin bu sezonki ikinci asistini yaptı. Milli aradan bu yana daha iyi gözüküyordu.

Fakat takım gol atamıyordu. Weghorst, 60. dakikayı göremeden oyundan çıkmıştı ve üstüste gol atamadığı yedinci maçıydı. 

Burnley ise topu üçüncü bölgeye taşıyamıyordu. 

Ashley Westwood ve Josh Brownhill pivotu da taraftarları hayalkırıklığına uğratıyordu çünkü onlar Jack Cork'un oynamasını istiyordu.

İki maçta da Norwich'i yenemiyorsanız zaten küme düşmeyi de hakediyorsunuzdur.

Burnley oyuncuları son ana kadar savaşmaya ve inanmaya devam edeceklerdir. 

Fakat artık herkesin beklentisi aynı: Küme Düşme.

Günün sonunda bu haftanın hikayesi Burnley için sezonun da bir özeti gibiydi.

Bu garip hafta onları tam da herkesin umutlu olduğu ve güzel şeylerin olacağına inandığı pozisyonda bıraktı.

Everton'ın dört puan gerisinde.

Sorun şu ki zaman iyice daralıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Burnley'nin Roller Coaster Haftası, Notlar: FA Cup Yarı Finalleri

"Dyche ve ekibi bu sezonun zorlu geçeceğini biliyordu ve bunu kulüp sahiplerine söylemişti."

14 Nis 2022

Burnley'nin Roller Coaster Haftası, Notlar: FA Cup Yarı Finalleri

YAZARLAR

Oguzcan Keskin

Author @This is England.

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR