Mısırlı Bir Sanatçı Dünyayı Nasıl Görüyordu?

Antik Mısır'da Estetik
Mısırlı Bir Sanatçı Dünyayı Nasıl Görüyordu?

Ernst Fischer, Sanatın Gerekliliği adlı kitabında "Sanatın varlık nedeni hiçbir zaman bütünüyle aynı kalmaz.” der. Toplumsal yaşantının değişime uğramasıyla sanat yapıtının anlamı ve bu tarihsel öze göre üretilen sanatsal biçim değişime uğrar. Bugün bizim anladığımız haliyle güzel sanatlar olarak sanat aslında 18.yüzyılda inşa edildi. “Genel olarak anladığımız haliyle sanat, hemen hemen iki yüz yıllık bir geçmişi olan bir Avrupa icadıdır.”  

Her zaman döneme hakim anlatı sanatsal pratikler üzerinde belirleyici olur. Tarihin bu uzun sürecinde toplumsal, dinsel, pratik, siyasal bağlamların parçası olarak sanat yapıtları belirli bir amaca hizmet eder biçimde varlığını sürdürdü. Bu açıdan araçsaldı.

Spiritüel, toplumsal ve politik doktrinler arasında ilişki kurması sebebiyle Mısır’da sanat idari ve dinsel işlevlere sahipti. Mısırlılar, ölenin öte dünyada da bu dünyadakine benzer bir hayat süreceğine inandılar. Ölümden sonraki yaşama olan inanç Mısırlıların ölülerini onlara bu yolculuklarında ve öte dünyadaki hayatlarına eşlik edecek pek çok rölyef, heykel ve eşya ile gömmelerine yol açtı. Yalnızca Tanrı-kral firavun ve önemli kişiler için düzenlenen bu öte dünya seromonisi, ölen kişinin sonraki hayatında da mutlu olabilmesi için gerekli koşulların sağlanmasını amaçlar. İlksel toplumlara benzer olarak Mısır toplumunda da temsili sanatın yaşam ve hatta ölüm üzerinde gücü olduğu düşünülür. Nitekim onlar için “Tasvir ve gerçek eşdeğerdir.” 

Örneğin Tutankhamon’un gömü maskının, ölünün fiziksel kalıntılarını hasar ve çürümeden korumada rol oynayacağı düşünülür.

Dahası, Mısır sanatı simgeseldi; bu açıdan yapıt - anlam arası ilişki yoruma açık değildi. Temsil eden ve edilen arasındaki ilişki genel siyasete uygun olarak merkezi bir anlayışla yönetildi. Bu açıdan tarihsel- toplumsal uzlaşım sonucunda katı kurallarla belirlenen yapıt ve temsil ettiği anlam dizgeleşerek bir göstergeye dönüştüğünü söyleyebiliriz. Örneğin aşağıdaki simgenin anlamı, ankh, öteki hayata geçişin anahtarıydı. 

page26image42654832 

Kişileri veya şeyleri en güçlü açılardan temsil ederek kendilerine özgü stilizasyon geliştiren “Mısırlılar için biçimsel ölçek ideolojik ifadenin ana aracını oluşturur.” Biçim, ne kadar büyükse kişi o denli önemlidir! Bu devasa heykellerin anlamı bu.

Ayrıca Pavel Florenski, Antik Mısır’da geometri ve matematiğin oldukça gelişmiş olduğunu vurgulayarak bu dönemde doğrusal perspektifin kullanılmamasının temel sebebinin henüz sanatçılar tarafından keşfedilmemiş olması değil; biliniyor olmasına rağmen tercih edilmemiş olduğunu iddia eder. Nitekim Mısırlılar için doğrusal perspektif ve benzeşime dayalı temsil onların yaratmak istediği spiritüel anlamı vermekten yoksundur. Yani beceriksizliklerinden dolayı böyle betimlemiş değiller! :) Ernst Gombrich'in aktardığı gibi, "Mısırlılar çoğunluklar varolduğunu bildiği şeyi, Yunanlılar ise gördükleri şeyi çizmiştir."  

Bu sanat tarihsel bilgi bize neyi gösterir? Sanatı ele alırken güzel, çirkin, gerçekçi, iyi, yetenekli gibi geleneksel sıfatlara başvurmaksızın her sanat eserinin kendi çağının aynası olduğunu hatırlamamız gerektiğini... Bu bilgiyle çağdaş sanat eserlerinin yer aldığı bir galeri gezisinde "Bu da sanat mı şimdi, çok çirkin ve basit!" dediğin anlar üzerine tekrar düşünmeye davet ediyorum seni. Velev ki bir aynaysa? Güzellik, özgünlük, yetenekten uzak; çirkin, röprodüksiyon ve basit olan aslında ne? Bizim zamanımız mı?

O halde artık veda vakti, gelecek hafta (kimbilir hangi mekanda ve konuda) başka bir bültende görüşmek üzere. Meraklı kal! - Dilara


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

DilozofDilozof

BÜLTEN SAYISI

Görme Biçimleri

British Museum Gezisinin Ardından

09 Tem 2021

Görme Biçimleri

YAZARLAR

Dilozof

Düşünürlerle düşünüyorum...

İLGİLİ OKUMALAR