
Onu izledim ben. ile iki haftada bir konuk yazarları ağırlamaya, sözü film izlemeyi de filmler hakkında konuşmayı da en az benim kadar sevenlere bırakmaya devam ediyorum. İkinci konuğum Seda Artar Öztekin.
FilmTwitter'ın bana kattığı en iyi ve en eski dostlardan olan Seda, izlemeye olduğu kadar okumaya da vakit ayırabilişiyle kıskandıklarımdan - okuyacağınız bu kısa metninde dahi kitapların da filmler kadar vazgeçilmezi olduğunu hissedeceksiniz. Seda ve Umur'un yedi yıldır ödül sezonunu yorumladıkları podcast O Podcast'i buradan dinleyebilir, Seda'yı Twitter ve Letterboxd'da takip edebilirsiniz.
Seda* ne izlemiş?

*Seda, filmleri ve kitapları puanlamaya eli gitmeyenlerden.
Seda'nın en iyisi: The Philadelphia Story, 1940
Gerçek hayatın göğsümüzde fil gibi oturduğu bu dönemde bana en iyi gelen şeylerden biri iyi bildiğim, seveceğimden emin olduğum filmlere, dizilere gitmek. Sosyal medyanın karamsarlığından kaçmak isterken yolumun kesiştiği bir kitap elime bol bol eski sevgiliyi ziyaret imkanı verdi. Stanley Cavell’in felsefe, psikoloji, Shakespeare ve kadın – erkek normları üzerine tatlı tatlı sohbet ettiği kitabı “Pursuits of Happiness”ta (bizde de Metis’ten Mutluluğun Peşinde adıyla çıkmış) sesli filme geçişle dinamikleri değişen otuzlu yılların Hollywood popüler sinemasından ve dönemin büyük yıldızlarından dem vuruyor. Zaten pek sevdiğim The Philadelphia Story’i Shakespeare ve Freud soslu analizlerle izlemek, sinema dili, kostüm tercihleri üzerinden karakterlerin motivasyonlarını ve yönetmenin amacını sorgulamak şahane bir deneyim oldu benim için. İzlemeyen kaldıysa şayet, bir aşk komedisi The Philadelphia Story. Ne olduğunu bile anlamadan, kendisi gibi zengin eski kocası, yeni tanıştığı fakir ama gururlu yazar ve evlenmek üzere olduğu nişanlısı arasında kalan Katherine Hepburn’ü, döneminin en parlak aktörleriyle izlemek bir keyif. James Stewart’ın “Somewhere over the Rainbow” mırıldandığı sahne, Hollywood işi aşk filmlerinde bir zirve noktası zaten, antolojilere layık. Filmin bu şekerli hikâyesi, toplumsal sınıflarla ilgili pek sevimsiz bir mesaj veriyor olsa da, “ölmeden önce izlemeniz gereken filmler” listelerinin gediklilerinden bir filmi önermek biraz bariz olanı göstermek olsa da, içimizin fena halde daraldığı şu dönemde belki bir nefes almak istersiniz siz de. Hem filmi, hem de filmi tekrar izlememin müsebbibi Stanley Cavell’in kitabını hararetle öneriyorum. - SAÖ
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Bir nefes almak istediğimizde sığındığımız filmler, kitaplar ve gökkuşakları.
07 Şub 2021

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

