
Karlı dağlarda geçmişine yolculuk eden bir adam, ablasının ısıttığı suyla kendisini yıkayıp ona “iyi talih” dilediği çocukluk günlerini hatırlar ve ağır, boyalı bir kapıyı sırtlayıp, aman vermez doğa şartlarında yürümeye başlar.
Arin İnan Arslan’ın 15 dakikalık filmi Serçenin İlk Adımı / Bêder, seyirciyi ilk önce Ersin Gök’ün sinematografisiyle büyülüyor. Hiçliğin ortasında, sırtında umudun metaforu bir kapı, ardında peşine takılmış köpekle yürüyen başrol oyuncusu Hussein Hassan’ı izlemek başlı başına etkileyici. İki ağacın arasına yerleştirilmiş bir avuç eşyayla hissettirilen çatısız evle başlayıp düş sahnelerinde karşımıza çıkan tüm mizansenler de özenli bir prodüksiyonun sonucu. Kamera kullanımı, renk, kostüm, kısaca tüm detaylar ince düşünülmüş, birinci sınıf işçiliğin ürünü. Bu ihtimam; içine girmesi kolay olmayan hikâyeye şans vermemizi, altı kalın çizilmemiş fikirleri anlamak için zihnimizi zorlamamızı sağlıyor, iyi de yapıyor.
Serçenin İlk Adımı / Bêder, sırlarını izledikçe açan, parçaları yavaş yavaş birleşen, yadırgatıcı unsurlarını anlamlandırmayı bilen, amatör demeye bin şahit, güçlü bir kısa film. Mutlaka görün deriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Serkan Çellik
Sinema yazarı

Bu Hafta Ne İzlesem?
Dijital platformlardan izleme önerileri her perşembe e-posta kutunuzda ve Aposto uygulamasında.
İLGİLİ OKUMALAR




