Sinan Ateş Davasında Ara Karar: 10 sanığa tahliye, Ayşe Ateş’in taleplerine ret

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Pazartesi gününden itibaren görülmeye başlanan eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayeti davasında ara karar açıklandı. 22 sanıktan 10’u tahliye edilirken, dava 19 Temmuz’a ertelendi. Açıklanan ara kararın ardından açıklama yapan Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, "Bu olayı FETÖ yaptı diyerek kapatmak istiyorlar" dedi.
Sinan Ateş Davasında Ara Karar: 10 sanığa tahliye, Ayşe Ateş’in taleplerine ret

2 Temmuz - Brisa
Brisa ile birlikte

Dünyanın en sevilen şirketlerinden biri: Brisa Sabancı Holding ve Bridgestone Corporation iştiraki, Türkiye lastik sektörünün mobilite öncüsü Brisa , dünyanın en ünlü haber dergilerinden Newsweek tarafından “Most Loved Workplace” sertifikası almaya hak kazanmanın gururunu paylaşıyor. Neler oluyor? Newsweek ’in çalışan deneyimi ve memnuniyetini incelemek üzere yaptığı araştırma sonucunda Brisa, küresel 100 şirket listesinde yer alarak en çok sevilen iş yerlerinden biri olduğunu kanıtlamış oldu. Listeyi oluşturmak için Newsweek sadece ücret ve yan hakları değil, çalışan memnuniyeti, işyeri kültürü ve çalışanların gelişimi için sunulan imkânlar gibi birçok faktörü dikkate alıyor. Brisa ayrıca bu başarıyı Türkiye’den elde eden ilk ve tek şirket olmanın da sevincini paylaşıyor. Neden Brisa? Lastik şirketinden mobilite şirketine dönüşüm vizyonuyla ilerleyen Brisa , İK stratejisini şu an en iyi çalışan deneyiminin yaratıldığı, yetkinlik, beceri ve amaç odaklı bir organizasyona dönüşüm olarak tanımlıyor. İnsan odaklı bakış açısıyla çalışanlarını merkeze alan Brisa, bu kapsamda hayata geçirdiği uygulamalarla, en sevilen olmaya devam edeceğinin altını çiziyor. Dünyanın en sevilen şirketleri arasında yer alan Brisa ’yı LinkedIn ve Instagram ’dan takip edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in silahlı saldırıda öldürülmesiyle ilgili davanın Pazartesi günü başlayan duruşma sürecinde ara karar verildi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 22 sanığın yargılandığı davada tutuklu 10 sanık hakkında yurt dışı yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye kararı verildi. 

  • Tahliye edilen sanıklar: Mehmet Yüce, Erdem Karadeniz, Osman Bayraktar, Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Aytaç Ataç, Caner Günay, Umut Ersoy ve Alper Atay.

Pazartesi günü görülen ilk celsede cinayeti planlayarak organize ettiği iddia edilen zanlı Doğukan Çep'in savunması alınırken, Salı günü görülen ikinci celse ise sanıklardan cinayetin tetikçisi olduğu iddia edilen Eray Özyağcı’yı İstanbul’dan Ankara’ya getiren özel harekât polisi Murat Can Çolak'ın savunmasıyla başlamıştı. Çarşamba günü görülen üçüncü celsede sanıkların savunmalarına devam edildi. Sanıklar, Sinan Ateş’in Selman Bozkurt’un silahından çıkan kurşunla öldürüldüğünü söyledi. Perşembe günkü dördüncü celsede Ateş'in eşi, kardeşleri ve annesi ifade verdi.

Son celse

Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş | AA

Mahkemenin verdiği ara kararda birçok talep reddedildi. Reddedilen talepler arasında Ayşe Ateş’in de ismini verdiği Olcay Kılavuz’un hakkındaki ‘dosyaya girsin’ talebi ve MHP’li Serdar Öktem’in HTS kaydı alınması talebi de bulunuyor.

  • Dahası: Tolgahan Demirbaş’ın Olcay Kılavuz’un evinde gözaltına alınmasının dosyaya girmesi talebi de reddedildi. Serdar Öktem, Mustafa Ensar Aykal’ın cep telefonu şifrelerinin adli yardım suretiyle ABD’den istenmesi talebi doğrultusunda Adalet Bakanlığı’na müzekkere yazılmasına karar verildi. Cinayetten şüpheli 17 sanık için ayrı yapılan soruşturma dosyasının ana dosyayla birleştirilmesi talebi de reddedilirken, mahkeme heyeti sadece eksik bilgi ve belgelerin savcılıktan istenmesine karar verdi. 

Duruşma 19 Temmuz'a ertelendi.

Duruşmada neler yaşandı?

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın beşinci celsesi tanık ifadeleriyle başladı. Olay sırasında Sinan Ateş'in yanında bulunan arkadaşı Ahmet Keçik, cinayetin nasıl yaşandığını anlattı.

Tanık Keçik, tetikçinin Ateş'in gövdesini hedef alarak ateş ettiğini söyledi:

“Aniden ateş etmeye başladı rahmetliye. Çok seri bir şekilde en az 9-10 kere ateş etti. Doğrudan Sinan Ateş’i hedef aldı. İlk gövdeye ateş açıldı.”

  • Bir adım geriden: Tetikçi Eray Özyağcı, davanın ilk günü verdiği ifadede Ateş'in bacaklarını hedef aldığını iddia etmişti. Davanın üçüncü gününde tetikçi Özyağcı’nın avukatı, “Bir metre mesafeden ateş eden bir insan öldürme saikiyle ateş ediyorsa başına ateş eder, ayaklarına etmez” diyerek Özyağcı'yı savunmuştu.

Tanık ifadeleri alındı

Tanık Yusuf Mert, motokurye olduğunu ve olay günü sipariş götürdüğünü söyledi. Mert, trafik ışıklarında beklerken kaçan şahıslarla karşı karşıya geldiğini söyledi: 

“Motorda oturan kişide kask vardı, arkaya binende yoktu. Motoru hızlı kullanıyorlardı, o dikkatimi çekti. Herhangi bir silah görmedim. Plakanın ‘35 E’ kısmı dışındaki kısmı bantlıydı. Başka bir bilgim, görgüm yok.”

Tanık Yavuz Süleymanoğlu ise sanık Aytaç Ataç’ı, bir kafenin sahibi olması nedeniyle tanıdığını söyledi. Süleymanoğlu Ateş’i tanımadığını, arkadaşının kendisini telefonla araması üzerine cinayetten haberdar olduğunu anlattı:

“Arkadaşım, bizim olduğumuz yere yakın bir yerde ocak başkanının öldürüldüğünü söyledi. Ben de kim olduğunu sorunca ‘Sinan Ateş’ dedi. Ben de bir gürültü duymadığımı söyledim. Aytaç, ‘Ne olmuş?’ diye sordu. Ben de rahmetlinin ismini söyleyerek ‘Öldürmüşler’ dedim. Aytaç, ardından Tolgahan'ı aradı. Karşı tarafın ne söylediğini bilmiyorum. Aytaç'a ‘Ne olmuş?’ diye sorduğumda ‘Bilmiyormuş’ dedi.”

Tanık Gönül Ergin de arabada seyir halindeyken silah sesi duyduğunu söyledi. Ergin, olay anını görmediğini anlattı: 

“Etrafa bakınırken sol elindeki ucu uzun silahla koşan birini gördüm. Kişinin başında bere veya maske yoktu. Kendisini bekleyen motorun arkasına binip hareket ettiklerini gördüm. Vurulan şahsın kim olduğuna dair bilgim yoktu. Motora binen şahsın fotoğrafını çektim. Polisler sorunca WhatsApp'tan atabileceğimi söyledim, ardından gönderdim.”

‘Reisi vurduk’

Tanık Ahmet Keçik ise olay günü Ateş'in Çukurambar'daki ofisinden camiye gittiklerini kaydetti. Namaz sonrası ofise doğru dönerken bir şahsın aracın arkasından aniden çıkıp seri şekilde Sinan Ateş'e ateş etmeye başladığını aktaran Keçik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hatırladığım kadarıyla gövdesine doğru ateş etti. Şahıs sürekli rahmetliye ateş ediyordu. Rahmetlinin belindeki silahını gördüm. O an kendimi savunma ihtiyacı duydum ve belinden silahı aldım. Şahsa hedef almadan birkaç kez ateş ettim. Rahmetliyi kontrol ettiğimde tepki vermiyordu. Selman abi de yaralıydı. 

Hem Selman abi hem de rahmetli yaralı olunca silahların kaybolmaması için iki silahı ofise götürdüm. Ofiste çalışan ablaya, 'Silahlar kaybolmasın' diyerek teslim ettim. Sonra geri döndüm. Rahmetlinin yaralarına tampon yapmaya başladım. Polisi ve sağlık ekiplerini aradım.”

Doğukan Çep’in avukatı Emine Tosun, tetikçi Eray Özyağci’nin “Reisi vurduk” şeklinde bir ifade duyduğu yönündeki savunmasını Keçik’e sordu. Keçik, “Kendisi Ülkü Ocakları Başkanı olduğu için ona ‘Başkan’ derdim. Hiç ‘Reis’ diye hitap etmem” yanıtını verdi.

‘Olayı FETÖ yaptı diye kapatmak istiyorlar’

Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş dava sonrası gazetecilere açıklamada bulundu: 

“Hem katledilmeden hemen önce hem de katledildikten sonra açılan sahte hesaplarla Sinan'la alakalı olarak yürütülen karalama kampanyaları ve FETÖ'cü iftiraların merkezinde sergilenen bu tiyatro varmış. Bu olayı FETÖ yaptı diye kapatmak istiyorlar. 

Kameraların önünde Ankara'nın göbeğinde işlenen siyasi cinayet karartılırsa bu namlunun sonraki hedefi kuytu köşede herhangi bir vatandaşımız olabilir. Burada alınan cesaretle peş peşe siyasi cinayetler işlenebilir. Sinan katli siyasi cinayet silsilesinin son halkası olarak kalmalıdır. TBMM’de kurulacak komisyonla ülkemizde adalet dilenen bütün yoksulluklara umut olacak.”

Dördüncü celse

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesi ile ilgili dava Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Perşembe günü 09.00 itibariyle başlayan duruşmada, Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş, ilk defa müşteki sıfatıyla ifade verdi. 

Ateş ifadesinde, MHP Genel Başkan Yardımcıları ve İstanbul milletvekilleri İzzet Ulvi Yönter ve Semih Yalçın'ın Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve eski MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz'a Sinan Ateş'i öldürmek için talimat verdiğini söyledi.

  • Ayrıntılar: Ayşe Ateş, ifadesinde ikisi MHP’de yönetici 4 kişinin adını verdi, eşinin kendisine “Beni öldürmek için kapı kapı gezip kiralık katil arıyorlarmış” dediğini aktardı.

Ateş, söylediği ekstra bilgilerin ifadesine eklenmesini, 17 kişilik dosyanın da mevcut dosyayla birleştirilmesini ve eksik ifadelerin dosyaya ekletilmesini istedi. Ateş, “Bu iki dosya birleştirildikten sonra dosyanın yeniden yazılmasını ve adil yargılanma istiyorum” dedi. Sinan Ateş'in ablası Sevda Ateş Yörükoğlu da kardeşi Sinan Ateş’in katillerinin MHP içinde olduğunu savundu ve bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.

  • Bir adım geriden: 1 Temmuz’da görülmeye başlanan davanın ilk üç celsesinde 22 sanık ve 19 sanık avukatı savunmalarını tamamladı. Dördüncü celsede sanık avukatları savunmalarını tamamlarken, şikâyetçilerin ifadelerine de başlandı.

Davanın dördüncü celsesinden önce gazetecilere açıklama yapan Ayşe Ateş, “Bizi üç gündür oyalıyorlar. Bugün canilerin bize yaşattıklarını anlatacağım” ifadelerini kullandı. Ateş, “Eğer bugün Sayın Başkan ifademi böler, bunların duruşmayla ilgisi yok derse ifademi siz değerli basın mensupları önünde aziz milletimize seslenerek vereceğim” dedi.

Ayşe Ateş ilk defa ifade verdi

Duruşmada ilk defa müşteki sıfatıyla ifade veren Ayşe Ateş, “Burada 4 gün senaryo ürettiler. Ne anlatıyorsunuz siz? Ben size anlatayım kamera görüntülerini. Kiralık katil geliyor, Sinan’ın belden üstünü hedef alıyor. Sinan bilinci kapalı bir şekilde yere düşüyor. Eray Sinan’ı öldürmüş oradan kaçmış. Kime ne anlatıyorsunuz? Devletin namusunu leke sürüyorsunuz” dedi.

Ayşe Ateş, daha önce polise verdiği ifadede söylediği ancak daha sonra aldığı ölüm tehditlerinden dolayı söyleyemediği isimleri açıklamak istediğini belirterek Ateş'in ölüm emrini MHP MYK üyesi ve İstanbul Milletvekili Ulvi Yönter ile MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın'ın verdiğini mahkeme salonunda söyledi.

Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in Ülkü Ocakları Başkanlığı’ndan istifa etmesinin ardından eşiyle aralarında geçen konuşmayı şu sözlerle anlattı:

“Sinan bana, ‘Olcay Kılavuz ve Ahmet Yiğit Yıldırım beni öldürmek için kiralık katil arıyorlarmış’ dedi. Bunu dedikten sonra eşime itibar saldırıları başladı. Yiğit’in talimatıyla Kadir Ensar Ejder’e ait Orkun Haber Ajansı üzerinden itibar suikastı başladı. Benim eşim de ocak başkanlığı yaptı, bilirim. Ülkü Ocakları başkanının talimatı olmadan tabiri caizse tuvalete bile gidemezler.”

Ayşe Ateş, sanık avukatlarının Sinan Ateş’in “birilerini dövdürdüğü” iddialarına yönelik, “Evet, Sinan birilerini dövdürttü. Karşıma aldım; ‘Sinan sen temiz bir adamsın. Yapma. Eğer böyle yapacaksan Ülkü Ocakları Başkanlığı’nı da bırak’ dedim. Bana, ‘Ayşe ben sadece genel merkezden gelen talimatı uyguluyorum. Yoksa bize de zarar gelecek’ yanıtını verdi” dedi. 

‘Suç duyurusu’ çağrısı

Ayşe Ateş’in ardından Sinan Ateş’in ablası Selma Ateş Kazanç ifade verdi. Sinan Ateş’in ablası, “Hepimiz ailecek hatta sülalecek tehdit aldığını ve bu tehditlerin bizzat Olcay Kılavuz, Ahmet Yiğit Yıldırım, İzzet Ulvi Yönter tarafından tehdit edildiğini biliyoruz” dedi.

“Sinan’ı Eray öldürmüş olabilir ama Eray sadece tetiği çekti, Doğukan da sadece azmettirici. Sinan’ın katilleri ne Doğukan ne de Eray’dır. MHP’nin içindeki insanlardır Sinan’ın katilleri. Kardeşimin katilleri MHP’nin içinde” diyerek suç duyurusunda bulunulmasını istediğini belirtti.

MHP’li isimlerden İzzet Ulvi Yönter, Olcay Kılavuz, Semih Yalçın ve Ahmet Yiğit Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirten Sinan Ateş’in annesi Saniye Ateş, “Devlet Bahçeli oğlumun katilini bulmalı. Oğlum onun sözünden çıkmazdı. Benim oğlumu öldürtmek için mi Ülkü Ocakları Başkanı yaptı?” diye konuştu.

Sanıkların davanın başından beri Selman Bozkurt’a yönelik  “Sinan Ateş’i vuran kurşun ona aitti” iddialarına ilişkin, “Selman asla oğlumu vurmazdı. O çocuğun üstüne atmaya çalışıyorlar. Onları ben büyüttüm, biliyorum onları” dedi.

Üçüncü celse

Ayşe Ateş ve Kemal Kılıçdaroğlu

Ankara’daki silahlı saldırıda öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş cinayeti davasının üçüncü duruşması Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü

Bir adım geriden: Aralarında tetikçi Eray Özyağcı, azmettirici olduğunu itiraf eden Doğukan Çep, eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş, tetikçiyi Demirbaş'la birlikte Audi marka çakarlı araçla Bolu'ya götüren eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Ümit Yıldırım'ın eski kalemi Emre Yüksel, Doğukan Çep'i cinayetten bir gün önce arayan MHP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Ufuk Köktürk ve MHP'li avukat Serdar Öktem'in de bulunduğu 22 tutuklu sanıktan 21'i ilk iki gün savunmalarını yapmıştı.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşmasında ise son sanık Umut Ersoy'un dinlenmesinin ardından sanık avukatlarının beyanlarına geçildi. Duruşmaya sanıklar, taraf avukatları, Sinan Ateş'in eşi müşteki Ayşe Ateş ve diğer müştekiler Saniye Ateş, Selma Ateş, Sevda Ateş ve Selman Bozkurt ile yakınları katıldı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP milletvekilleri Mahmut Tanal ile Sibel Suiçmez de duruşmayı takip etti.

Duruşmada Sinan Ateş’in annesi Saniye Ateş’in tansiyonu düştü. Saniye Ateş, tansiyon düşüklüğü ve kolunun uyuşması nedeniyle cezaevi içinde bulunan hastaneye kaldırıldı.

Kılıçdaroğlu taklidi

Önceki günkü duruşmada Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik "Bay Kemal nerede" diye bağıran sanık Doğukan Çep, bugünkü duruşmada ise yoklama alınırken Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından paylaştığı “bur-da-yım” mesajını taklit etti.

Kılıçdaroğlu’nun tepkisi: Kılıçdaroğlu, Çep’in tavrını “Adaleti savunduğum için bunu hazmedemiyor. Nasıl olsa bu siyasi davadır. Cinayeti işleriz büyüklerimiz gelir bu olayı kapatır diye düşünüyorlardı. Ama baktılar ki karşılarında ‘Bay Kemal’ var. Adaleti savunmazsak insanlığı yok etmiş oluruz. Onların feriştahı gelse bu davayı takip edeceğiz” sözleriyle yorumladı.

‘Siyasi müdahale’ uyarısı

Mahkeme Başkanı, siyasi parti temsilcilerinin bir daha Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır gibi salonda duruşmaya müdahale etmesi halinde "davaya siyasi müdahale" olacağı gerekçesiyle salona alınmayacaklarını söyledi..

‘Öldürme saiki’ itirazı

Tetikçi Eray Özyağcı’nın avukatı Zeynettin Aktürk, “Eray Özyağcı’nın vuruş açısı çok açıktır. 1 metre mesafeden ateş eden bir insan öldürme saikiyle ateş ediyorsa başına ateş eder, ayaklarına etmez. Kamera görüntülerinde de ilk üç atışın ayaklarına yapıldığı görülmektedir. O esnada yanında bulunan Selman Bozkurt ateş edince de kaçarken onu omzundan yaralamaktadır” dedi. 

Avukat Aktürk savunmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Müvekkilim olay yerinin 50-60 metre uzağında hayatına yönelik bir kasıt gördüğü için kendini müdafaa etmek için karşı tarafa ateş etmiştir ve ‘ben Selman Bozkurt’a ateş ettim, maktüle değil’ demiştir. Yine maktulün yanında bulunanlardan birinin ses kaydı olmasa da ‘Reisi vurduk’ ifadeleri vardır. Anlattığımız deliller nazara alındığında maktulü öldüren merminin başkası tarafından ateşlendiği açıkça görülecektir. Müvekkilimin ‘silahla kasten yaralanma suçu’ndan sorumlu tutulmasını talep ediyoruz.”

‘Polis şiddeti’ iddiası

Sanık Sinan Ateş'e yönelik "toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme" suçuna yardım etmekten yargılanan tutuklu sanık Umut Ersoy üzerine atılı suçların hiçbirini kabul etmediğini söyledi. Ersoy, polislerin kendisine şiddet uyguladığını iddia etti:

“Polisler beni gözaltına aldıklarında neyle suçlandığımı söylemediler. Pendik Karakolu’na geldiğimde ise polisler bana şiddet uyguladılar. Ardından hastaneye gidip rapor aldık. İddianame çıkana kadar neyle suçlandığımı bilmiyordum. Suat Kurt’u telefonla aradığım iddia ediliyor ama kendisini hiçbir şekilde tanımıyorum.”

Sanık avukatlarının savunması

Sanık Vedat Balkaya’nın avukatı Cem Ali Kılıç, “Müvekkilimize ilk olarak 'Alacak verecek için yardımcı olabilir misin' diye soruluyor. Müvekkilim olay yerine 250-300 metre uzakta bekliyor ve sanık Eray Özyağcı tarafından hep olay yerinden uzakta tutulmaya çalışılıyor. Eylem planıyla ilgili müvekkilime hiçbir bilgi verilmiyor. Fiil üzerinde ortak hakimiyeti yoktur, sadece araç konusunda yardımcı olup fiilin işlenmesini kolaylaştırmıştır” ifadelerini kullandı.

‘İnsan hakları ihlalleri’ iddiası

Sanık Suat Kurt’un avukatı Demet Saatçioğlu, “Dosyayla alakalı insan hakkı ihlallerinden bahsederken Türk yargı sisteminin daha iyi bir hâle gelmesi için çözmemiz gereken sorunlar vardır. Dosyada kısıtlılık olurken basında bazı ifadelerin ve belgelerin yayımlandığını görüyoruz. Bu, hukuka aykırıdır. Tutukluluk meselesine gelecek olursak müvekkilim tamamen keyfi şekilde tutuklanmıştı. Tüm sanıkların hepsi hücrede kalmaktadırlar ve tecrit altındadırlar” diye konuştu.

Azmettirici Doğukan Çep’in avukatı Emine Tosun ise dosyada ağır insan hakları ihlallerinin olduğunu savundu:

“Müvekkilime darp ve cebir izine rastlanmadığına dair bir rapor tanzim edilmiş ancak medyada bile boy boy yaralı fotoğrafları yer almaktadır. Bu yüzden bu raporun altında imzası bulunan doktorlar hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Bu dosyada ağır insan hakları ihlali vardır.”

İkinci celse

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır

Davanın kritik isimlerinden olan MHP’li Avukat Serdar Öktem’in savunması sırasında gerginlik yaşandı. Geçmişte Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı da yapan Öktem, aynı zamanda davanın diğer sanıkları Doğukan Çep, Eray Özyağcı ve MHP’li Ufuk Köktürk gibi isimlerin de avukatıydı.

Mahkeme Başkanı'yla polisler arasında gerilim

Mahkeme Başkanı, Serdar Öktem'in sorgusu sırasında Ayşe Ateş'in avukatı Ali Yücel'in kolluk kuvvetleri tarafından dışarı çıkarılması talimatını verdi. Müşteki avukatları, heyete tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı ise "İtiraz ederseniz dışarı çıkarırım, sıfatınıza bakmam" dedi. Bir avukat ise Mahkeme Başkanı'na, "Atabilirsiniz" dedi. 

Bu sırada Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır da Mahkeme Başkanı'na itiraz etti. Mahkeme Başkanı, Çayır'ın dışarı çıkarılmasını istedi. Polisler bir süre tereddüt etti. Polislere tepki gösteren Mahkeme Başkanı, "Görevini yapmayan kolluk görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunurum" dedi. Bunun ardından Çayır dışarı çıkarıldı.

Mahkeme Başkanı Mehmet Güven, polislere "Polisler de suçlu. Kimden korkuyorsunuz, görevinizi yapmıyorsunuz, devletin gücünü yerine getirmiyorsunuz. Talimatı veren benim. Sevabı da günahı da benim" diye tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı, "Müvekkillerinizi kendinizi ispat edeceksiniz diye düzeni bozdurtmam. Beyanlarınızı bir yere kadar tolere ederim" diyerek müşteki avukatlarını uyardı.

Polisler, Mahkeme Başkanı'nın Ayşe Ateş'in avukatı Ali Yücel'in salondan çıkarılmasına yönelik talimatını yerine getirmedi. Polisler hakkında tutanak tutulmasına karar verildi.

Öktem'in ‘hafıza kaybı’ iddiası

Sanık Öktem savunmasındaki tüm suçlamaları reddetti. Savcılık sorgusunda kendisine ilk olarak MHP üyesi olup olmadığının sorulduğunu belirten Öktem, "Ben MHP üyesi olmaktan onur ve şeref duyuyorum ama davayla ne alakası var?" diye sorduğunu aktardı.

"FETÖ’cüler, PKK’lılar, DHKPC’liler tarafından hedef gösterildiğini" savunan Öktem, savcılıkta verdiği ifadelerin basına sızdırıldığını, ifadesinde sürekli Ülkü Ocakları ve MHP ile bağlantısının sorulduğunu söyledi. Öktem savunmasında ayrıca, “(Suçu) Mensubu olduğum bir camiaya yıkmak için 18 aydır bize zulmediliyor” dedi.

Avukat Öktem, cinayetin ardından gözaltındaki sorgusunda telefonunun şifresini vermediği için telefonu incelenemedi. Sanık Öktem, geçmişte Covid geçirdiği için hafıza kaybı yaşadığını ve bu yüzden telefonunun şifresini hatırlamadığını iddia etti. 

Ateş ailesinin avukatları, Öktem hariç tüm sanıkların telefonunun incelendiğini hatırlatarak, “Şifreyi şimdi hatırlasaydınız verir miydiniz?” diye sordu. Öktem ise Avukatlık Kanunu 36. madde kapsamında şifreyi vermeyeceğini söyledi.

Bunun üzerine Ateş’in avukatları, Öktem’in telefonunda yalnızca müvekkilleriyle konuşmadığını ve telefonu içindeki kanıtları görmek istediklerini söyledi. 

Çelişkili ifadeler

Çolak, Mahkeme Başkanı Mehmet Güven'in sorularına çelişkili yanıtlar verdi. Suçlamaların hiçbirini kabul etmeyen özel harekât polisi Muratcan Çolak, diğer polis Gelenbey’in teklifiyle Ankara’ya gitmeye karar verdiklerini söyledi. 

“Daha sonra tanımadığım Eray Özyağcı geldi, dedesinin hasta olduğunu, Ankara’ya gitmek istediğini söyledi. Aşkın da bana abisinin sıkıntılı olduğunu söyleyerek, 'gitmişken eğleniriz' dedi. Ankara’ya gittik. Ben uyudum zaten. Arabayı yaklaşık 40 kilometre sürdüm dönüşte, sonra yine uyudum.” 

Mahkeme Başkanı, “Eğlenmeye diye gittiniz, abisi sormadı mı, ‘Niye geldiniz, eğlenmiyoruz’ diye? Sen uyumaya mı gittin?” sorusunu yöneltti. Çolak ise yeniden çelişkili ifadeler kullandı. Çolak, “Ben abisine sordum ‘Eğlenmeye gitmeyeceğiz mi?’ diye ama ben uyudum, gidemedik” dedi.

Çolak, azmettirici olduğunu itiraf eden Doğukan Çep’i tanıyıp tanımadığına ilişkin sözlerinde de çelişkili ifadeler verdi. Başkan, bunun üzerine Çolak’ın "Otoparka Doğukan Çep geldi" sözlerini hatırlattı, Çolak, net cevaplar veremedi. Mahkeme Başkanı, Çolak’a "2 saat için mi Ankara’ya gittiniz" diye sordu, Çolak ise "Arabada içmiştim, uyumuştum" cevabını verdi.

Eray Özyağcı’nın üzerinde herhangi bir silah görmediğini de öne süren Çolak, avukatların sorusu üzerine Ankara’ya getirdikleri Eray Özyağcı hakkında yakalama kararı olduğunu bilmediğini iddia etti. Çolak, tahliyesini ve beraatini istedi.

Davanın ilk günü

Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş | AA

Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş'in öldürülmesine ilişkin 22 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında, Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş, duruşmaya 5 polis koruması eşliğinde ve çelik yelek giyerek geldi. Ateş, çelik yeleği duruşma salonuna girişte çıkardı. 

  • Duruşmayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da takip etti. Ayşe Ateş, Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu, duruşmanın ilk bölümünü yan yana oturarak takip etti. İlk aranın verilmesinin ardından Özgür Özel duruşmadan ayrılırken Ateş, duruşmayı Kılıçdaroğlu ile takip etmeyi sürdürdü.
  • Cinayeti planlayan ve organize eden Doğukan Çep, salona getirildiği sırada "Bay Kemal nerede" diye bağırınca, jandarma eşliğinde salondan çıkarıldı. 
  • İlk duruşmada sanık Eray Özyağcı, polise ve savcılığa verdiği ifadeyi değiştirerek, kendisini Doğukan Çep’in azmettirdiğini söyledi. Çep ise Mahkeme Başkanı'nın, "Sen mi azmettirdin?" sorusuna, "Ben azmettirdim" yanıtını verdi. Çep daha sonra ise Sinan Ateş'in nasıl öldüğünü bilmediğini söyledi:

"Ben öldürmeye gitmedim. Ölmesini istemezdim. Kimin mermisiyle öldüğünün araştırılmasını istiyorum. Yanındaki Selman’ın mermisiyle karnından vurulduğunu düşünüyorum."

Ne olmuştu? 

Sinan Ateş, 30 Aralık 2022'de arkadaşı Selman Bozkurt ile Çankaya ilçesi Çukurambar semtindeki Kızılırmak Mahallesi'nde bir binadan çıktıkları sırada silahlı saldırıya uğramıştı. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 145 sayfalık iddianame, Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş'in ve birçok siyasi partinin tepkisini çekmiş; Ayşe Ateş yaptığı açıklamada, "Olay gerçekleşir gerçekleşmez bu iddianameyi yazıp önümüze koyabilirlerdi. 1,5 yıl bekleyip çok basit, adi bir cinayet vakası gibi servis edilerek asıl faillerin alenen korunup kollandığı çok açık. Kocamı kimin öldürdüğü de, katilleri kimlerin koruduğu da gayet net" demişti.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📮 Sinan Ateş davası, Kayseri vakası

Sinan Ateş cinayeti davası başladı, sanık suçu azmettirdiğini itiraf etti. Kayseri'de sığınmacı karşıtı olaylarda 67 kişi gözaltına alındı. İstifa eden Mehmet Özhaseki ve Fahrettin Koca'nın yerine atanan iki isim belli oldu.

02 Tem 2024

Brisa ile birlikte
DHA

YAZARLAR

Melisa Gülbaş

Aposto editörü

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta