Sokak sanatçısı Vihils ile söyleştik

Sokağın sanatla olan bağını onun diliyle anlamak
Sokak sanatçısı Vihils ile söyleştik

“Yoluma, 1997’de sokakta yasadışı grafiti yaparak başladım" diyor. Onu dinlerken 97'de sokakları düşünüyorum, ister istemez ve acaba başka bir ülkenin 97'sinde yaşamak nasıldı diye geçiriyorum içimden. Aynı karmaşaya mı sahipti acaba onun caddeleri de? Sokaklarda benzer tehlikeler mi kol geziyordu? Garip ama her ne kadar başka ülkelerin insanları da olsak söyleşinin devamında sizin de okuyacağınız gibi aynı sokağın çocukları oluyoruz adeta. 

Namıdiğer Vihils ile söyleşi yapma isteğim Portekizli sanatçının çalışmalarını daha önce görüp kaydetmeme rağmen detaylı incelemediğim ve unuttuğumu fark edince alevleniyor. Ondan af dilemek gibi bir şey galiba bu hissin oluşmasına sebep olan ve farkında olmasa da özrümü kabul ettikten sonra Alexandre Farto, kapalı alanlarda da çalışmalarının olduğunu ama kamuya açık alanlarla arasında bir bağ olduğunu anlatmaya başlıyor.

  • “Benim için sokak geniş ve heterojen, toplum ile iletişim kurmayı sağlarken yaratma özgürlüğünü de temsil ediyor. Geniş araçlar ve materyallerle çalışmayı seviyorum. Kabul etmeliyim ki dışarıda bir duvara geniş ölçekli bir çalışma yapmak gibisi yok. Çalışmanın büyüklüğü, lokasyon, insanlar üzerinde yapacağı etki, dışarıda zor koşullarda çalışmanın getirdiği gereksinimler ve direkt olarak şehrin kendisiyle çalışıyor olduğum gerçeği, insanların büyük bir bölümü tarafından görülecek ve onların hayatına pozitif katkıda bulunacak bir şey yaratmak, benim için hem zorlayıcı hem ödüllendirici şeyler."
Alexandre Farto
Alexandre Farto

Kendisi sorularımı cevaplarken çalışmalarını canlı görmeyi umuyorum ve bir sokağı tereddütsüz görme özgürlüğümüzü, başkalarıyla ekransız konuşabilme isteğimizi düşünüyorum ve evet, bunu hepimiz için yapıyorum. Sonra hızlıca dönüyorum konuya. Farto'nun çalışmaları birçok sokak sanatçısınınki gibi kendi ruhunu yansıtıyor sokağa. Çoğu, kimlik konseptini ve onun çağdaş kentsel toplumlardaki oluşumunu keşfediyor ve bu yüzden özellikle portre ve yüzlerle ilgileniyor kendisi. Özellikle insanları tasvir etmekteki amacı;

  • "Onların insanlığını ifade ederken aynı zamanda varlıklarıyla kentsel alanı daha insani bir çevre olarak tercüme etmek. Bu aynı zamanda insanların yaşadıkları yerle aralarındaki iletişimin yansıması, ki bu da onların yaşadıkları alanı şekillendirmesine ve karşılığında yaşadıkları alanın da onları
    şekillendirmesine yardım ediyor. Bunu aynı zamanda kültürel karakterimize bakmadan bizi gittikçe daha da birbirimize benzeten küresel kalkınma modeli üzerindeki yansımasıyla da bağlayabilirsiniz." şeklinde açıklıyor.

Sanatın kentle kurduğu bağın Farto tarafından yapılan bu tasviri hoşuma gidiyor. Her ne kadar bu bağı daha çok dinlemek istesem de çalışırken kullandığı tekniklere olan merakıma da cevap bulmam gerektiği için geride bırakıyorum bu konuyu da. Sanatçının tekniklerinin çoğu kendi deyimiyle yaratıcı yıkım konseptini baz alıyor. Yıkıcı ve yıpratıcı yöntemlerle çalışmaktan, buna karşın bunların oluşturduğu yaratma davranışını vurgulamaktan hoşlanıyor sanatçı. 

  • "Yıkım konseptinde iki yolla çalışıyorum: Açığa çıkarmak için ortadan kaldırmanın bir yolu olarak daha görünür ve açık bir formda ve dönüşüm sürecini katalize edip altını çizmek için hemen göze çarpmayan bir formda. Benim için sürecin kendisi çok önemli ama bunu bir fikri ifade etmek için kullanıyorum. Ben bu şiddeti estetik olarak güzel bir sonuçla; aslında burada, yaşıyor olduğumuzu gösteren şiirsel insan görseli ile karşılaştırmayı seviyorum." diyor.

Son sorum karşılığında da sanatın yaşamı taklit ettiğini ama genelde yaşamın sanatı taklit ettiğini anlatıyor. İkisinin de doğal olarak birbirine kenetli olduğunu açıklıyor kendi cümleleriyle. 

  • “Tıpkı sanat gibi, hayatı da devam eden bir yaratma ve yıkım süreci olarak görüyorum.” diyerek son veriyor sözlerine.

Sokağın kentin gerçek yüzü olduğuna bir kez daha inanıyorum, beni nedensiz büyüleyen kamuya açık her yapıtı geçirerek gözlerimin önünden.  

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

PagePage

BÜLTEN SAYISI

Sanat mümkün kılar!

Tasarım, sanat ve kenti birleştiren haftalık bülteniniz hazır.

27 Şub 2021

Rauky

YAZARLAR

Ece Zeren Aydınoğlu

Sanat ve tasarım editörü.

Page

Page, tasarım ve kültür ortaklığından beslenen, toplumsal yapıyı sanat pratikleriyle eleştiren ve aktarmaya çalışan bir yayın olma hedefinde...

İLGİLİ OKUMALAR