Stan #1: Seden Mestan

Usulca sevip bir kenara bıraktığın değil, sırılsıklam dadandıkların neler Seden?
Stan #1: Seden Mestan

🗂 Söyleşi: Alara Demirel
🦸 Stan: Seden Mestan

“Hayran olduğum şey, diye başlayan cümleyi nasıl devam ettirirsin? Küçükken hayran olduğun evrenler var mıydı?

Ah ah… Hayran olduğum şey,” diye düşünmeye başladığım andan itibaren efkarlı efkarlı duvarlara bakıyorum. Ortaokul ve lise yıllarımda sevdiğim, hayranı olduğum ne varsa hepsinden birer birer vazgeçmek zorunda kaldım yıllar içerisinde. Dinlediğim grup ve müzisyenlerden tutun da okuduğum kitaplara kadar. 

Tamam, kedere kapılıp biraz abartmış olabilirim—hepsinden de vazgeçmedim ama şöyle anlatayım: ortaokuldan liseye geçtiğim yıllarda sıkı bir Harry Potter okuyucusuydum. Hem de o yıllarda serinin kitapları yayımlanmaya devam ediyordu. İngilizce kitaplara ulaşmak da bu kadar kolay değildi, Beyoğlu’ndaki bir-iki kitapçıda ancak bulabilirdiniz. Beşinci kitabı bir temmuz sıcağında karış karış aradığımı hatırlıyorum İstiklal’de. Her kitabı da en az yedi kere okumuşumdur. Ama sonra ne oldu malum… J.K. Rowling etrafa transfobi saçarken seri ve karakterlerle kurduğum o bağ nasıl aynı kalabilir ki? 

Bir de Morrissey var. En büyük yaram! Lise yıllarımda durup dinlenmeden Morrissey ve The Smiths dinlerdim. Herkes aşk şarkıları yazarken Morrissey utangaçlıktan, hiçbir yere ait olamamaktan falan bahsederdi şarkılarında. Utangaçlığı yüzünden sürekli kendini bastırmak zorunda kalan bir ergen için müthiş bir cevherdi yani. Bana yalnız olmadığımı hatırlatıyordu ki bu da bir ergen için en önemli şeylerden biri sanırım. 🙃 Ne kadar faşist ve ırkçı olduğunu idrak ettiğim anda her şey koptu gitti. Güle güle Morrissey… Gerçi birkaç The Smiths şarkısından vazgeçebilmem mümkün değil ama…

🪩 The Smiths


“Bir dokun, bin ah işit,” tadında oldu bu cevap biliyorum ama şu ara sıkça üzerinde düşündüğüm bir konuydu bu. 35 yaşındayım ve bir süredir bazı farkındalıklardan yola çıkarak bakıyorum önüme gelenlere. ‘‘Ben bu toksik adamları neden dinlemişim?” dediğim gruplar, gizli fobik söylemlerle dolu film ve dizilerle doluymuş geçmişim. Gerçi popüler kültür tarihi genel olarak bunlar üzerinden şekilleniyor, çok da yüklenmeyeyim kendime ama idollerimi öldüreli epey oluyor işte. 🥀 (Arabesk!)

Hayran oldukları Seden'i, Seden'in hayatını ve Seden'in üretimlerini nasıl etkiliyor?

Evet, geçmişten bugüne pek bir şey getiremedim ama son birkaç yıldır bazı yeni hayranlıklar edindim; bazılarına da başka bir gözle bakmaya başladım. Zaman içerisinde dev bir Lizzo hayranına dönüştüm mesela. Lizzo’nun sesinden yayılan enerji, son derece matrak ve güçlü mesajlarla dolu şarkı sözleriyle birleşince ortaya çoğu antidepresandan da etkili şarkılar çıkıyor. Lizzo’nun kendine olan güveninden ve hayatla barışık olmasından öğrenecek çok şeyim(iz) var, orası kesin. Kendine layık görmediği adamlara pas vermiyor; en iyi kıyafetlerini giyip, süslenip püslenip şıkını atmaya bayılıyor. 

🪩 Lizzo


Böyle deyince de yanlış anlaşılmasın: toksik pozitiflikten çok uzak bir yerde Lizzo. Bu yılın hitleri arasında listeleri zorlayan şarkısı About Damn Time’la bizi düştüğümüz yerden kaldırsa bile bunu bizimle empati kuran bir yerden yapıyor, üstten bakmıyor, “Unut dertlerini, haydi dans et! diyerek deneyimlerimizi de sıfırlamıyor. Hatta sözleri şöyle gibi kabaca: 

Epeydir çok moralim bozuktu, baskı altında hissediyordum. Bu kadar stresli olmayı hak etmeyecek kadar iyiyim. Ah ah, önceden ya da eskiden olduğum kız değilim. Çok daha iyi olabilirim.

 Sen de bizden birisin be Lizzo! 

Yani özetle şu ara bana iyi gelen, yön gösteren, ilham veren, günümü güzelleştiren isimlerin peşinden gidiyorum. 

Hayran oldukların Dadanizm'le kesişiyor mu?

Çok mutluyum ki evet! Şu anda Dadanizm ekibindeki tüm yazarlar kadın ve bu tamamen kendiliğinden oluştu zaman içerisinde. Hepimiz de popüler kültüre sevdalıyız. Ciddiyeti pek sevmiyoruz. Ciddiyet, çoğu zaman popüler kültüre üstten bakan tavrın bir uzantısı olabiliyor çünkü ve bu üstten bakanlara inat, sevdiğimiz—yani dadandığımız—her şey ve herkes hakkında uzun uzun yazabiliyoruz. 

Utandığımız bir zevkimiz yani guilty pleasure’ımız yok. Kardashian’ları da göğsümüzü gere gere izliyor; Taylor Swift’i de en hayran hislerimizle dinleyip seviyoruz. Ekipte sağlam Marvel’cılar var. Bir tek ben orada ayrışıyorum sanırım; bir türlü içine giremediğim bir evren. Sağlam emek gerektiriyor. Belki bir gün…

🪩 Gilmore Girls


İçinde yaşamak istediğin evren hangisi? Orası nasıl bir yer?

Geçtiğimiz günlerde yine Aposto Radyo’da yayınlanan Zorunda Mıyım adlı podcast’imizde editörlerimizden Ilgaz Gökırmaklı’yla birlikte Gilmore Girls konuşmuş ve “Teselliyi Gilmore Girls’te bulmak zorunda mıyım?” demiştik. Kesinlikle evet! Çünkü bir kar küresinin içine benzeyen, aşırı huzurlu ve tam da bu yüzden neredeyse fantastik bir evren yaratıyor Gilmore Girls bize. Dizinin geçtiği Stars Hollow da gerçekte olmayan bir yer—gerçekte öyle bir yer de olamaz zaten. 

Dünya türlü türlü krizlerle kuşatılmış olsa da Gilmore Girls’de tehlikeye, trajediye geçiş yok. Drama var ama o da çok tatlı bir şekilde var. Tarçın kokulu, sıcacık bir drama… Bir gün olursa Stars Hollow’u metaverse’e taşısınlar lütfen—şu dünyada olmadı metaverse’ten bağlanıp keyfini sürelim Stars Hollow’un.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

FanonFanon

BÜLTEN SAYISI

💥 Popüler kültür dergisi: Fanon

Bu hafta Fanon'da: Bu ne dergisi? Bu hafta ve 20 yıl önce bu aralar popüler kültürde neler oluyordu? Seden Mestan'ın hayran olduğu ne var?

06 Tem 2022

Bratz ™️

YAZARLAR

Fanon

Fanzin kültürünü dijitale taşıyan Fanon, popüler kültürle ilişkili konuları her hafta çarşamba günü 18.00’de ele alıyor.

İLGİLİ OKUMALAR